![]()
TEKNOFEST Güneydoğu'da son gün etkinlikleri
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı tarafından düzenlenen "Üniversiteler Geleceğin Çiftliklerine Nasıl Hazırlanacak?" başlıklı söyleşide yaptığı konuşmada, TEKNOFEST gibi toplumun geniş kesimlerinin sahip çıktığı bir etkinlikte, sivil alanlara, sivil teknolojilere ve Türkiye açısından kritik gündemlere yer verilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.
TÜME Vakfının Türkiye'de ziraat ve etrafındaki gelişmeleri, etkinlikleri gündeme getiriyor olmasını önemli bulduklarını aktaran Özvar, Yükseköğretim Kurulu olarak tarım ve hayvancılığa stratejik bir önem atfettiklerini söyledi.
Özvar, ülkelerin en temel gündem maddelerinden birinin ziraat ve hayvancılık olduğunu belirterek şöyle konuştu:
"Yükseköğretim Kurulunun en önemli görevi, ülkemizin insan kaynağının niteliğini arttırmaktır. Bu bağlamda tarım ve hayvancılık alanında da üniversitelerimize düşen en önemli görev, gençlerimizin bu alanda en yetkin bir şekilde yetiştirilmesine vesile olmaktır. Bugün Türkiye'de ziraat fakültelerinde kayıtlı öğrenci sayısı 45 bine yaklaşmaktadır. Diğer tarafta veterinerlik alanında, yani hayvancılık alanında eğitim gören öğrenci sayılarımız ise yüksek lisans ve doktorayla beraber 20 bini bulmaktadır. Dolayısıyla ülke genelinde baktığınız zaman gerek tarım gerek hayvancılık alanında 60 binlere, 70 binlere yaklaşan çok ciddi sayıda bir öğrenci topluluğundan söz ediyoruz."
Tarım ve hayvancılığın, en az savunma sanayisi kadar ülkenin stratejik alanlarından biri olduğunu ifade eden Özvar, Yükseköğretim Kurulunun da tarım ve hayvancılığa aynı anlayışla yaklaştığını söyledi.
"Ön lisans, lisans programlarında doluluk oranları yüzde 100 oranındadır"
Prof. Dr. Erol Özvar, son yıllarda özellikle dijital teknolojilerde yaşanan gelişmelerin eğitim başta olmak üzere tüm alanları etkilediğini belirterek, Türkiye'de ziraat ve hayvancılık alanında dijital teknolojilerde meydana gelen değişimlerin de Yükseköğretim Kurulunun ana gündem maddelerinden biri olduğunu ifade etti. Özvar, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Artık biz sadece klasik, konvansiyonel ziraat fakülteleri, ziraat programları veya hayvancılık, veterinerlik programlarıyla değil ama en az onun kadar artık dijital, akıllı tarıma, otonom sistemlere, robotik yapılara da gerek ziraat fakültelerinde gerek hayvancılık yani veterinerlik fakültelerinde de ehemmiyet verdiğimizi ve programları buna özgü düzenleme içerisine girdiğimizi ifade etmek isterim. Son 3-4 yıldır Türkiye'de üniversitelerde gerek lisans, gerek ön lisans programlarında çok önemli değişimler yaşanıyor. Bilhassa istihdamla ilişiği azalan programların önemli bir kısmı sistemin dışına çıkartılıyor, onun yerine istihdamla duyarlılığı artan yeni programlar sisteme entegre ediliyor. İşte yeni entegre ettiğimiz programların önemli bir kısmı da ziraat ve hayvancılık alanına aittir. Tarım makineleri teknolojisi, otonom zirai sistemler başta olmak üzere, dron teknolojilerinin kullanıldığı pek çok yeni programlar üniversitelerimizde şu anda eğitim-öğretim programları arasına girmiş bulunmaktadır. Son 3 yılda ziraat ve hayvancılık alanında açtığımız ön lisans, lisans programlarında doluluk oranları yüzde 100 oranındadır. Bu açıdan gençlerimiz dünyada meydana gelen bu değişmeleri yakından takip etmekte ve bunlara vaktinde karşılık verebilmektedir. Bu açıdan son yıllarda ziraat fakültelerinin yanına eklediğimiz bu yeni programlar öğrencilerimizin müstakbel ziraat ve hayvancılık alanında daha yetkin gelişmesine vesile olacaktır."
Gelecek yıllarda tarım ve hayvancılık alanında daha gelişmiş otonom sistemlerin kullanılacağını belirten Özvar, dijital teknolojilerin yanı sıra tarımsal üretimin güvenliğinin de önemli gündem başlıklarından biri olacağını söyledi.
Özvar, gelecekte ziraat ve hayvancılıkla uğraşacak gençlerin yalnızca tarım eğitimiyle değil, bilişim, bilgisayar, mekatronik ve diğer mühendislik alanlarıyla da birlikte çalışacağı yeni girişim modellerinin ortaya çıkacağını ifade etti.
TÜME Vakfı gibi yapıların üniversitelerle işbirliği ve protokoller yoluyla öğrencilerin uygulamalı eğitim imkanlarını artırmasının önemine dikkati çeken Özvar, bu tür girişimlerin öğrencilerin mezuniyet sonrası daha kolay iş bulmalarının yanı sıra yeni girişim modellerinin ortaya çıkmasına da katkı sağlayacağını kaydetti.
Yükseköğretim Kurulu olarak lisans ve ön lisans eğitimlerinde uygulamaya ve öğrencilerin gerçek üretim ortamlarıyla buluşmasına büyük önem verdiklerini ifade eden Özvar, "Türkiye, dünyada yeni ziraat ve hayvancılık alanında, eğitim alanında en hızlı reaksiyon veren sistemlerden birine sahiptir. İnancımız o ki artık yeni ziraat mühendisleri, yeni veterinerler yeni teknolojilerle donanmış bir vaziyette mezun olmak suretiyle geleceğin ziraatına ve hayvancılığına hazır hale gelecektir." diye konuştu.
Özvar, TÜME Vakfı ile gerçekleştirilen işbirliği kapsamında, teknoloji geliştirebilen ve girişimcilik kültürüne sahip gençlerin üniversitelerle buluşturulmasının hedeflendiğini belirtti.
Bu kapsamda 10 üniversitenin protokole dahil olduğunu dile getiren Özvar, "Bizim TÜME Vakfıyla yapmış olduğumuz anlaşma ve sonrasındaki gelişmeler üniversiteler tarafından çok hızlı benimsendi. Öyle anlaşılıyor ki TÜME Vakfının teklif ettiği birtakım etkinlikler üniversite rektörlerimiz tarafından da aslında ihtiyacı duyulan ve gerçekten de uygulamaya koymak istedikleri önemli bir boşluğu dolduracağı anlaşılmış oldu. Bu hakikaten bizler açısından fevkalade iyi bir başlangıç oldu." dedi.
Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.