
İstanbul'da eski Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın vefatlarının 65'inci yıl dönümü dolayısıyla anma programı düzenlendi.
Zeytinburnu'ndaki Adnan Menderes Anıt Mezarı'nda gerçekleşen programda konuşan Zorlu, darbeyle milletin iradesinin idam edilmek istendiğini ancak başarılamadığını, süreç içerisinde Türk milletinin demokrasiye sahip çıktığını söyledi.
Aradan geçen yılların 27 Mayıs'ın Türkiye'ye nelere mal olduğunu daha berrak biçimde gösterdiğini kaydeden Zorlu, şu ifadeleri kullandı:
"Darbeler yalnızca iktidarları hedef almamıştır. Hukukun terazisini bozmuş, milletin iradesini susturmaya çalışmış, devlet ile millet arasındaki güveni sarsmış ve Türkiye'nin zamanından, enerjisinden, geleceğinden çalmıştır. Bu yüzden 27 Mayıs'ı hatırlamak, aynı yanlışın bir daha tekrarlanmaması için tarihin bizlere ve nesillerimize en büyük ikazı konumundadır."
Zorlu, 27 Mayıs'ın bıraktığı yaralardan birini daha sarmanın eşiğinde olduklarını, merhum İçişleri Bakanı İsmail Namık Gedik'in kabrinin anıt mezara nakledileceğini hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın irade ve talimatıyla sürecin başlatıldığını aktaran Zorlu, şunları kaydetti:
"Bu yalnızca bir kabir nakli değildir, bu adım 66 yıl sonra yarım kalmış bir tarih sayfasının devlet eliyle tamamlanmasıdır. Namık Gedik, Demokrat Parti döneminde Aydın milletvekili ve İçişleri Bakanı olarak ülkemizin siyasi hayatında önemli görevler üstlenmiştir. Askeri darbe günü evinden zorla alınmış, Kara Harp Okulu'na götürülmüş ve burada maruz kaldığı ağır muamelelerin ardından 29 Mayıs 1960 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Aradan 66 yıl geçti ve bazı hadiseler takvimde geride kalır ancak millet hafızasında yerini korumaya devam eder. Şimdi Namık Gedik dava arkadaşlarının yanına defnedilecek."
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı Dr. Ömer İleri de çok partili hayata geçiş sürecinin sancılarına rağmen ülkenin kalkınma mücadelesinde ön saflarda yer alan ve 27 Mayıs darbesi sürecinde ağır bedeller ödeyenleri rahmetle yad ettiğini söyledi.
Bu büyüklerin memleketi gerçekten sevdiklerini anlatan İleri, "Bu milleti gerçekten sahiplendiler ve bu memleket için samimiyetle çalıştılar. Bizler aileler olarak doğrudan şahit olduk. Bu büyüklerin evlerinde, makamlar, mevkiler, kazanımlar ve hatta başarılar değil her daim memleket meseleleri konuşuldu. Memleketin kalkınma heyecanı hissedildi ve bizler şahidiz ki bu insanlar dürüsttü, samimiydi, gayretliydi ve gerçek vatanseverlerdi." ifadelerini kullandı.
İleri, "İnsaflı bir insan açısından 27 Mayıs ihanetini meşrulaştıracak en ufak bir düşünsel öge yoktur. Seçimle gelen bir iktidar, seçime aylar kala, yalan üzerine inşa edilen bir kurguyla ve silah zoruyla indirilmiştir." dedi.
Anayasaya ve birçok evrensel hukuk prensibine aykırı olarak birçok vekilin kürsüde yaptığı konuşmalardan veya kullandıkları oylardan dolayı darbecilerin atadıkları hakimlerce mahkum edilmeye çalışıldığını kaydeden İleri, merhum dedesi Tevfik İleri için kaleme alınan hüküm yazısındaki ifadeleri okudu.
İleri, "Allah bu asil duruşu için dedemden razı olsun diyorum. 27 Mayıs sürecinde, sadece hukuki, siyasi veya demokrasi açısından değil, insanlık açısından da çok sorunlu davranışlar görüyoruz." diye konuştu.
15 Temmuz gecesi yaşananların, darbelerin önemli ortak özelliklerinden birinin darbeye karışanların sıklıkla insanlıktan nasibini almamış kişiler olduğunu gösterdiğini belirten İleri, şu ifadeleri kullandı:
"Şükürler olsun ki geldiğimiz nokta itibarıyla, 15 Temmuz hain darbe girişimine Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde direnmiş olan milletimiz, darbeleri artık tarihin tozlu raflarına kaldırmıştır. Evet, darbe süreci bitmiştir ancak unutmayalım ki darbeler esasen sapmış bir zihniyetin, bir kültürün ortaya koydukları nihai sonuçlardır. Biz darbeleri buzdağının görülen parçası olarak ele almalı, bu buzdağının görünmeyen kısmıyla darbelere zemin hazırlayan reflekslerle, demokrasi kültürümüzü yozlaştıran alışkanlıklarla da mücadele etmeliyiz."
İleri, siyasi görüşlerin geniş yelpazesinde, darbe ve darbe kültürü ile arasına mesafe koyamayanların, bu millet nezdinde karşılık bulamayacağını söyleyerek, şunları kaydetti:
"27 Mayıs süreciyle ilgili muhasebenin sadece sonuçta ortaya çıkan darbe boyutuyla değil, süreci buraya zorlayan yanlış muhalefet anlayışıyla devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Darbe ile araya mesafe koymak, darbe karşıtı olmak, darbe sürecini net bir şekilde, eniyle sonuyla darbeye giden yolu da ele alarak bütüncül bir şekilde telin etmeyi gerektirir. 'İdamlar yanlıştı, ancak darbe için bazı gerekçeler vardı.' Bu tür söylemler, net bir duruş sergilememek demektir. Darbeyle kavgası olan, muhalefet yapmak adına bu ülkenin kurumlarının yıpratılmasına asla müsaade edemez."
İstanbul Valisi Davut Gül de demokrasi şehitleri başta olmak üzere bütün darbelerde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.
Gül, 27 Mayıs'la başlayan Türkiye'deki darbeler sürecinin, her 10 yılda bir darbe bekleyen bir sosyolojiye dönüştüğünü, Anadolu insanının 27 Mayıs'tan sonra yaşadığı pişmanlık ve çaresizliğin yıllarca Anadolu'nun her köşesinde gözyaşlarıyla anlatıldığını belirtti.
Bu pişmanlıkların 70'lerde, 80'lerde, 28 Şubat'ta birikerek 15 Temmuz'a kadar geldiğini ve 15 Temmuz'da artık darbeler döneminin ülkenin gündeminden çıktığını kaydeden Gül, "Cumhurbaşkanımızın cesareti, dirayeti, milletimizin ferasetiyle darbeler dönemi sona erdi ve bu vesileyle de artık Türkiye Yüzyılı darbeleri geride bırakarak, demokrasiyi asli unsur olarak kabul ederek ve millet iradesinin üzerinde bir irade tanımayarak Türkiye'yi şahlandırmaya başladı." diye konuştu.
Merhum İçişleri Bakanı İsmail Namık Gedik'in torunu Namık Gedik ise Kara Harp Okulu'nda katledilen Dr. Namık Gedik'in kabrinin dava arkadaşları Menderes, Zorlu ve Polatkan'ın naaşlarının bulunduğu Anıt Mezar'a nakledilmesine ilişkin tarihi bir karar verildiğini söyledi.
Bu kararın, aileleri için derin bir anlam taşıdığı gibi Türk demokrasi tarihinin müşterek hafızası bakımından da kıymetli bir vefa örneği olduğunu belirten Gedik, "Milli iradeye, demokrasi tarihimize ve devletimize hizmet etmiş şahsiyetlerin aziz hatıralarına gösterdiği kadirşinaslık dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımıza ailemiz adına şükranlarımı arz ediyorum." dedi.
Kararın milletin demokrasi hafızasında ve devletin köklü vefa geleneğinde anlamlı ve kalıcı bir yer edeceğine inandığını dile getiren Gedik, "Ömrünü devlet ve millet hizmetlerine adamış merhum Doktor Namık Gedik'i, dava arkadaşları Başvekilimiz Adnan Menderes'i, Dışişleri Bakanımız Fatin Rüştü Zorlu'yu ve Maliye Bakanımız Hasan Polatkan'ı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum." ifadelerini kullandı.
Adnan Menderes'in gelini Ümran Menderes de bugün demokrasi şehitlerinin aramızdan ayrılışlarının 65. yıl dönümünde onları rahmet, minnet, özlem ve dualarla andıklarını söyledi.
Menderes, 27 Mayıs 1960'ta milletin iradesinin yok sayıldığını, 27 Mayıs'ın 17 yıl bayram olarak kutlandığını ve Yassıada'da da düzmece bir mahkemenin olduğunu dile getirdi.
Haklarında verilen idam kararıyla Menderes, Zorlu ve Polatkan'ın hayattan koparıldığını ifade eden Menderes, "Çok iyi yetişmiş Demokrat Parti bakan ve milletvekillerine yapılan işkenceler akıl alır gibi değil. İdamlar Türkiye'nin büyük ayıbıdır. Siyasi tarihimizde kara bir leke olarak yerini almıştır." diye konuştu.
Darbelerin Türkiye'nin gelişip büyümesine hep engel olduğuna dikkati çeken Menderes, "Demokrasi şehitlerimiz ve hizmetleri unutulmadı, hiçbir zaman da unutulmayacaktır." dedi.
Saygı duruşunda bulunulmasının ardından Kur'an-ı Kerim okunan programda, Menderes ve yol arkadaşları için dua edildi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de programda bir konuşma yaptı.
Bakan Çiftçi ve beraberindekiler, törenin ardından önce Adnan Menderes ve ailesinin kabirlerini, daha sonra da 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın anıt mezarını ziyaret edip karanfil bıraktı, dua etti.
Programa, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral İdris Tataroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aksoy, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ile Menderes, Zorlu, Polatkan ve Gedik aileleri katıldı.