Banka müdüründen pes dedirten talimat: “Sakın ishal olmayın” dedi, Yargıtay tazminat kararı verdi

Yargıtay, bankada 13 yıl çalışan personelin mobbing davasında manevi tazminata hükmeden mahkeme kararını oy birliğiyle onadı.

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Banka müdüründen pes dedirten talimat: “Sakın ishal olmayın” dedi, Yargıtay tazminat kararı verdi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bir bankada 13 yıl takım liderliği yapan çalışanın açtığı mobbing davasında verilen manevi tazminat kararını oy birliğiyle onadı. İş Mahkemesi, yöneticinin tuvalet molalarına müdahalesi, çalışanı dışlaması ve işten çıkarılmasıyla sonuçlanan sürecin psikolojik taciz oluşturduğuna hükmetti.

Karara konu olayda banka çalışanı, ikinci müdürün göreve başlamasının ardından işyerinde baskı ve aşağılayıcı davranışlarla karşılaştığını ileri sürdü. Yaşadıklarını üst yöneticisine bildiren bankacı, şikâyetinin ardından hedef alındığını ve iş sözleşmesinin feshedildiğini belirtti.

Mahkeme, çalışanlara gönderilen elektronik postaları ve tanık ifadelerini değerlendirdi. İnceleme sonucunda işyerindeki uygulamaların mobbing (psikolojik taciz) niteliğinde olduğu sonucuna ulaşıldı.

Dava dosyasındaki elektronik postalarda, yöneticinin çalışanların mola sürelerini sınırlandırmaya yönelik ifadeleri yer aldı. Müdürün, personelden sık tuvalete gitmemelerini istediği ve ishal olmamalarına yönelik talimatta bulunduğu belirlendi.

İş Mahkemesi, bu yazışmaları çalışanlara yönelik incitici uygulamaların delilleri arasında değerlendirdi. Tuvalete art arda iki kez gidilmesinin dahi sorun edildiği ve mola saatlerinin takip edildiği tespit edildi.

Davacı bankacı, baskının yalnızca mola süreleriyle sınırlı olmadığını savundu. Diğer çalışanlara idari izin verilirken kendisinin bu haktan yararlandırılmadığını ve çalışma yerinin değiştirildiğini anlattı.

Çalışanın masası, müdürün doğrudan karşısına taşındı. Mahkeme, tanık anlatımları ve elektronik yazışmalar doğrultusunda bu uygulamanın çalışanı sürekli gözetim altında tutmaya yönelik olduğunu değerlendirdi.

Bankacı, takım liderlerinin katıldığı bir toplantıda müdürünün kendisine "şerefsiz" ve "karaktersiz" ifadelerini kullandığını öne sürdü. Ayrıca diğer takım liderleriyle iletişiminin kesildiğini ve çalışma ortamında yalnızlaştırıldığını belirtti.

Davacı, yaşadığı süreç nedeniyle depresyon ve hipertansiyon teşhisi aldığını, tedavi gördüğünü bildirdi. İş sözleşmesinin sona ermesinin ardından mahkemeye başvurarak maddi tazminat, manevi tazminat ve ayrımcılık tazminatı talep etti.

Banka ise işten çıkarma işleminin hukuka uygun olduğunu savundu. Kurumun avukatı, sözleşmenin işyerinin ve işin ihtiyaçlarından kaynaklanan gerekçelerle sona erdirildiğini, çalışanın bütün yasal haklarının ödendiğini ifade etti.

Banka ayrıca Disiplin Kurulu incelemesinde çalışana yönelik özel bir yıldırma veya mobbing uygulaması bulunmadığının değerlendirildiğini belirterek davanın reddini istedi.

İş Mahkemesi, tarafların açıklamalarının yanı sıra tanık beyanlarını, elektronik postaları ve sağlık raporlarını inceledi. İncelemede bankanın fesih gerekçeleriyle dosyada bulunan deliller karşılaştırıldı.

Mahkemenin değerlendirmesinde şu tespitlere yer verildi:

Performans: Banka, çalışanın performansının yetersiz olduğunu gösteren delil sunamadı. Tanıklar ise çalışanın performansını olumlu değerlendirdi.

İletişim sorunu: İşten çıkarma gerekçeleri arasında gösterilen iletişim probleminin, diğer takım liderlerinin çalışanla ilişkisini kesmesinden kaynaklandığı belirlendi.

Mola denetimi: Tuvalet ziyaretleri ve mola sürelerinin yönetici tarafından takip edildiği elektronik postalarla ortaya konuldu.

Çalışma düzeni: Bankacının oturduğu yerin değiştirilerek müdürün gözetimine alındığı tespit edildi.

Küçülme gerekçesi: İşyerinde küçülme gerekçesi belirtilmesine rağmen aynı nedenle başka bir çalışanın işine son verilmediği saptandı.

Sağlık durumu: Doktor raporları, çalışanın yaşadığı süreçte sağlık sorunlarıyla karşılaştığını gösterdi.

Mahkeme, çalışanın uzun süre aşağılayıcı davranışlara maruz kaldığını ve işyerinde dışlandığını değerlendirdi. Şikâyetlerine karşılık verilmemesi ve ardından iş sözleşmesinin feshedilmesi de kararın gerekçeleri arasında yer aldı.

İş Mahkemesi, dosyadaki deliller doğrultusunda psikolojik tacizin ispatlandığına hükmetti. Davacının manevi tazminat talebi kabul edilirken maddi tazminat ve ayrımcılık tazminatı yönünden gerekli koşulların oluşmadığına karar verildi.

Böylece dava kısmen kabul edildi. Banka, yerel mahkemenin kararına karşı istinaf yoluna başvurdu.

Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), ilk derece mahkemesinin olaylara ilişkin tespitlerini ve hukuki değerlendirmesini uygun buldu. Bankanın istinaf başvurusu esastan reddedildi.

Kararı temyiz eden bankanın başvurusu üzerine dosya Yargıtaya taşındı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını oy birliğiyle onadı.

Böylece bankacının maruz kaldığı psikolojik taciz nedeniyle manevi tazminata hak kazandığına ilişkin mahkeme kararı kesinleşti.

Banka müdüründen pes dedirten talimat: “Sakın ishal olmayın” dedi, Yargıtay tazminat kararı verdi

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Milliyetçi Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.