YÖK Başkanı Özvar: Üzerinde ısrarla durduğumuz temel bir ilke var, daha az ders, daha fazla uygulama

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Üzerinde ısrarla durduğumuz temel bir ilke var. Daha az ders, daha fazla uygulama ve yaparak öğrenme." dedi.

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

YÖK Başkanı Özvar: Üzerinde ısrarla durduğumuz temel bir ilke var, daha az ders, daha fazla uygulama

ABD'de ara seçimlerde oy kullanma işlemi sürüyor. Washington'daki Kongre Binası çevresinden yayındayız.

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Kongre Kültür Merkezi 15 Temmuz Salonu'nda düzenlenen Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde konuşan Özvar, üniversitelerin eğitim ve araştırma faaliyetleriyle meşgul olmalarının yanında Türkiye'nin sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimine öncülük etmeleri ve milletin karşı karşıya olduğu sorunların çözümünde etkin rol üstlenmeleri gerektiğini belirtti.

Türkiye'nin huzur ve güvenliğini tahkim etmek, milli birlik ve kardeşliği daha da güçlendirmek hedefiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde "Terörsüz Türkiye" hedefinin ortaya konulduğunu anımsatan Özvar, yükseköğretim camiası olarak kendilerine bu hassas süreçte önemli görevler düştüğünün altını çizdi. Özvar, "Üniversitelerimiz gerçekleştirecekleri farklı akademik etkinliklerle 'Terörsüz Türkiye' hedefini farklı boyutlarıyla ele almalı, bu çalışmalar sonucunda ortaya çıkacak değerlendirmeleri, bilimsel bulguları ve önerileri uygun yollarla kamuoyuna mutlaka paylaşmalıdır." diye konuştu.

Üniversitelerin üstlendiği misyonun, Türkiye'nin meselelerine duyarlılık göstermenin yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan insani krizlere karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmeyi de gerektirdiğine dikkati çeken Özvar, İsrail'in saldırılarından Gazze'deki bütün yükseköğretim kurumlarının etkilendiğini kaydetti.

Özvar, "Gazze'de tıpta uzmanlık eğitimi alma imkanı bulamayan hekimlerin eğitimlerini Türkiye'de sürdürebilmelerini sağlayacak düzenlemeleri hayata geçirmiş bulunuyoruz. Türkiye'de nitelikli bir uzmanlık eğitimi alacak bu hekimlerin, ülkelerine döndüklerinde savaş sonrasında Filistin'in sağlık hizmetlerine katkıda bulunmalarını kendilerinden bekleyeceğiz." dedi.

Dünyanın bilim ve teknolojide yaşanan gelişmelerle büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkati çeken Özvar, YÖK olarak bu değişimi yalnızca takip eden değil, bilimsel ve teknolojik gelişmelere öncülük eden, geleceğin ihtiyaçlarına bugünden hazırlanan bir yükseköğretim sistemi inşa etmeye gayret gösterdiklerini belirtti.

Geleceğin Meslekleri ve Dijital Dönüşüm Seferberliği ile üniversiteleri yalnızca dünün ve bugünün değil, yarınların dünyasına hazırladıklarını vurgulayan Özvar, şunları kaydetti:

"Son üç yıl içinde yapay zeka, siber güvenlik, tarım ve sağlıkta dijitalleşme ile yeşil dönüşüm başta olmak üzere yaklaşık 80 farklı yeni programı yükseköğretim sistemimize kazandırdık. Gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlamayı hedeflediğimiz bu programların toplam sayısı 160 üniversitemizde 724'e ulaşmıştır. Bir başka önemli adım olarak, ülkemizin stratejik teknoloji alanlarında ihtiyaç duyduğu araştırmacıları yetiştirmek üzere Sayın Cumhurbaşkanımızın destekleriyle Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı'nı başlattık. Programın ilk yılında 550 gencimizi araştırma üniversitelerimizde araştırma görevlisi olarak istihdam edecek, 5 yıl içinde toplam 3 bin genç araştırmacı yetiştireceğiz"

Özvar, Yükseköğretimde dijital dönüşüm kapsamında son dönemde attıkları önemli adımlardan birinin de Dijital Üniversite Platformu olduğunu belirterek, Veri Analizi Okulu'yla başlattıkları modeli, Dijital Üniversite Platformu adı altında genişlettiklerinin bilgisini verdi.

Üniversite eğitiminin yalnızca sınıftaki derslerle sınırlandırılmaması gerektiğini vurgulayan Özvar, şu ifadeleri kullandı:

"Üzerinde ısrarla durduğumuz temel bir ilke var. Daha az ders, daha fazla uygulama ve yaparak öğrenme. Bir ders sınıfta başlayıp sınıfta bitiyorsa o dersin imkanlarından tam anlamıyla yararlanamıyoruz demektir. Öğrencilerimizin laboratuvarda, atölyede, sahada, işletmede ve araştırma projelerinde bizzat çalışmaları, öğrendiklerini sınamaları, hata yaparak ve yeniden deneyerek gelişmeleri gerekir. Eğitim, bilgi aktarmanın yanı sıra yetkinlik kazandırma süreci olmalıdır. Yükseköğretim Kurulu olarak lisans programlarında müfredat ve ders sadeleştirilmesini bu nedenle öncelikli hedeflerimiz arasında görüyoruz."

Özvar, öğretim yöntemleriyle birlikte ölçme değerlendirme anlayışlarını da yenilemeleri gerektiğini belirterek, çoktan seçmeli sınavların yanı sıra, disiplinin niteliğine uygun yazılı sınavlara, projelere, uygulamalara ve araştırma çalışmalarına daha fazla yer verilmesi gerektiğini ifade etti.

YÖK Başkanı Özvar, üniversitelerde kontenjanlar ve sınıf başına düşen öğrenci sayılarının her bölümde düştüğünü belirterek, öğrenci kalabalığının azaldığı bir ortamda hala aynı sınav türünde ısrar etmenin öğrenim kalitesini düşüreceği değerlendirmesinde bulundu.

Yazmaya, projeye ve anlatıma dayalı yeni usullerin üniversitelerde benimsenmesi gerektiğini aktaran Özvar, "Sınıf anlayışının mutlaka değişmesi gerek. Artık sınıf eskisi gibi sınıf değil. Eğitimi sınıfın ötesine mutlaka taşımak zorundayız. Üniversite eğitiminin sadece sınıftaki derslerle sınırlı olması, üniversite eğitimini daraltmaktadır. Bu darlığı mutlaka artık genişletmek zorundayız. Öğrencilerimizle sadece sınıfta değil, sınıfın dışında da mutlaka hocalarımızla bir araya getirmek zorundayız." diye konuştu.

Yapay zekanın eğitimde kullanımının da aynı anlayışla ele alınması gerektiğine işaret eden Özvar, öğrenci ve akademisyenlerin bu araçlardan yararlandıklarını söyledi. Özvar, "Yapay zeka bir araçtır. Ürettiği içerik, tek başına doğru ve güvenilir bilgi olarak kabul edilemez. Bilimsel bilginin temelinde insanın düşüncesi, araştırması ve emeği vardır. Bu nedenle yapay zekadan yararlanırken içeriği doğrulama, kaynakları sorgulama ve akademik sorumluluğu üstlenme yükümlülüğümüz devam etmektedir." ifadelerini kullandı.

Özvar, öğrencilerin, yapay zeka kullanımını mutlaka bilmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Yapay zeka araçlarının belki bize sağladığı en önemli avantajlardan bir tanesi bizim bu araçlarla eğitimi istediğimiz gibi kişiselleştirebilmemizdir. Eğitimin kişiselleştirilmesi dünyanın belki en pahalı işlerinden bir tanesidir. İşte yapay zeka bize her bir bireyin özelliklerini, kapasitesini ve vasıflarını dikkate alarak eğitimi kişiselleştirebilme imkanı sağlıyor. Bu başlı başına büyük bir potansiyel. Bu potansiyelden bütün üniversitelerimizin, bütün hocalarımızın ve özellikle öğrencilerimizin de istifade edebilmesi lazım. Eğitim öğretim araçlarının ve içeriğinin nasıl kişiselleştirilebileceği yapay zeka uzmanı hocalarımız tarafından mutlaka gösterilmeli ve ortaya konulmalıdır. Bu sağlandığı takdirde geride kalan öğrenci olmaz."

Üniversitelerin uluslararası alandaki başarılarının Türkiye'nin küresel ölçekteki itibarına ve bilimsel gücüne önemli katkılar sunduğuna işaret eden Özvar, "Türkiye bugün yükseköğretimde yalnızca kendi kapasitesini geliştiren değil, farklı ülkelerin üniversiteleriyle yakın ilişkiler kuran, bilimsel işbirliklerini ve bilgi paylaşımını teşvik eden önemli bir bölgesel aktördür. Hedefimiz ise ülkemizi yükseköğretimde küresel bir aktör haline getirmektir." dedi.

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinin bölgesel kalkınma odaklı misyon farklılaşması ve ihtisaslaşma programı kapsamında tarım ve jeotermal alanlarında ihtisaslaşan bir üniversite olmasının önemli bir ayrıcalık olduğunu belirten Özvar, bu konuda üniversitenin bugüne kadar Kırşehir'e ve bölgesine yaptığı katkıların giderek artmasını beklediklerini söyledi.

Üniversitelerin uluslararası sıralamalardaki başarılarının da giderek arttığına dikkati çeken Özvar, şunları kaydetti:

"2026 yılı sıralamasında 6 üniversitemiz dünyanın ilk 500'ü arasına girdi, ikisi ise ilk 300 üniversite arasına girmeyi başarmıştır. Bir başka sıralamada 124 üniversitemiz en iyi üniversiteler arasında yer almıştır. Böylece en fazla üniversiteyle temsil edilen ülkeler arasında Türkiye üçüncü sırada yer almıştır. İnşallah önümüzdeki yıllarda Türk üniversitelerinin sadece ulusal düzeyde değil, uluslararası alanlarda daha büyük başarılara imza atmasını temenni ediyorum. Bu amaçla elimizden gelen bütün gayreti sarf ettiğimizi sizlerle paylaşmak istiyorum."

Özvar, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinin yeni akademik yılının hayırlı olmasını sözlerine ekledi.

Programa Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek ve Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.

YÖK Başkanı Özvar: Üzerinde ısrarla durduğumuz temel bir ilke var, daha az ders, daha fazla uygulama

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Milliyetçi Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.