
2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı dün çalan ders zili ile birlikte başladı. AA Editör Masası’na konuk olan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin gündeme dair açıklamalarda bulunuyor.
Bakan Tekin’in öne çıkan açıklamaları şöyle
2026-2027 eğitim öğretim yılı, ülkemiz için çocuklarımız için öğretmenlerimiz için tüm dünya ve insanlık alemi için hayırlı sonuçlar doğuracak bir eğitim yılı olsun. Süreçte bütün yükümüzü çeken öğretmen arkadaşlarımıza teşekkür edip onlara başarı dileklerimi sunuyorum.
PISA’da, bu başarıyı bir yıl iki yıl gibi periyotlarda yapılan çalışmalarla sınırlandırmak bir irrasyonel bir yaklaşım bu bilimsel bir açıklama değil öncelikle şunu görmemiz lazım; bu tür programlarda bu tür uluslararası derecelendirme mekanizmalarında nelerin ölçüldüğü ve Türkiye'deki eğitim öğretim sisteminde nelerin eksik olduğunun bir analizini yapmamız lazım.
EĞİTİME AYRILAN BÜTÇE İLK SIRAYA YÜKSELDİ
2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi kurulurken Sayın Cumhurbaşkanımızın önermeleri var diyor ki; Türk gençleri Türk çocukları bu kadar kalabalık sınıflarda o kadar kötü fiziki koşullarda eğitim öğretim almayı hak etmiyorlar çok daha iyisini sunmak zorundayız.
2001'deki parti programında 2002'deki hükümet programında eğitim öğretimin uluslararası göstergeleri açısından fiziki kapasite itibariyle istenilen noktaya çekileceğini taahhüt etmiş.
Ben siyaset bilimciyim uluslararası arenada bir ülkenin demokratik göstergeler açısından demokratikleşme trendi açısından pozisyonunu ülkenin malik kaynakları yani genel bütçede hangi alanlara daha çok kaynak ayrıldığı ölçülür yani bu parametrelerden bir tanesi biz de mesela 2002 bütçesinde Milli Eğitim Bakanlığı 4. sırada daha çok başka alanlara kaynak aktarılmış ama Cumhurbaşkanımızın hem Başbakanlığı hem döneminde bütün bütçelerde en çok payı eğitime ayırdı.
AK Parti iktidarları döneminde çocuklarımızın okul ihtiyacı yani derslik başına düşen öğrenci sayısı itibariyle okullarımızda sağlıklı bir eğitim ortamının inşası için gerekli adımları attık.
760 BİN DERSLİĞİMİZ VAR
2002 yılında Türkiye'de yaklaşık öğrencilerimiz 357 bin dersliğimiz var. Deprem ve afetlerle 200 bine kadar gerilemeler oldu. Şu an 760 bine yakın dersliğimiz var. Bu çok önemli bir şey bu önemli bir parametre. Eğitime erişimi kolaylaştırdık.
O tarihler için söylüyorum çocuklarımızın işte ilkokulu bitirdikten sonra ortaokula devam edebilecekleri bir mekanizma yok Köyünden ilçe merkezine gelemiyor veyahut da benzeri problemler yaşanıyor. Şimdi eğitime erişimle ilgili sorunları aşabilmek için adımlar atıldı. Taşımalı eğitim gibi adımlar atıldı.
2002’de 540 bin öğretmen vardı. Bugün 1 milyon 260 öğretmen var.
Müfredatı seyrelttik. Türkiye Yüzyılı Maarif modeli başarının artmasını sağladı.
PISA başarımız dünyada gündem. 2015 sonrası skorlarımız yükseldi.