Sitemizi Google aramalarında tercih edilen kaynak olarak ekleyin.

Yargıtay, sokak köpeklerinin bir çocuğu yaralaması üzerine hayvanları besleyen kadın hakkında verilen mahkûmiyet kararını onadı. İlk derece mahkemesinin beraat ettirdiği kadın, istinaf mahkemesince suçlu bulundu. Avukat Zeynep Sevim, kararın hukuki sonuçlarına ve sokak hayvanlarını gönüllü besleyen kişiler üzerindeki olası etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Olayda, evinden artan yemeklerle sokak hayvanlarını besleyen bir kadın hakkında taksirle yaralama suçlamasıyla kamu davası açıldı. Davaya konu saldırıda bir çocuk yaralandı. Çocuğun yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte olduğu belirtildi.
Yargılama sürecinde ilk derece mahkemesi, sanığın sokak hayvanlarına yiyecek verdiğini tespit etti. Ancak mahkeme, hayvanları beslemenin tek başına sahiplik ilişkisi veya hukuki gözetim yükümlülüğü oluşturmayacağı gerekçesiyle kadının beraatine hükmetti.
Dosya daha sonra istinaf mahkemesinin önüne geldi. İstinaf, ilk derece mahkemesinden farklı bir değerlendirme yaparak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verdi.
Mahkeme, kadının bölgede düzenli olarak köpekleri beslemesi sonucunda ekolojik ortam oluştuğunu kabul etti. Saldırıyı gerçekleştiren köpeklerin doğrudan sanık tarafından beslenmemiş olması da mahkemenin sorumluluk değerlendirmesini değiştirmedi.
İstinaf mahkemesi, meydana gelen zarardan kadının sorumlu tutulması gerektiğine hükmetti. Dosyayı inceleyen Yargıtay, mahkûmiyet kararını onadı.
Kararı değerlendiren Avukat Zeynep Sevim, hayvanları besleyen kişilerin cezai sorumluluğunun belirlenmesinde hukuki yükümlülüklerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Sevim, bir hayvana yiyecek vermenin o hayvan üzerinde hukuken denetim ve gözetim sorumluluğu üstlenmek anlamına gelmediğini belirtti. Hayvanları besleyen kişilerin, kendileriyle somut bağlantısı bulunmayan başka hayvanların davranışlarından sorumlu tutulmasını eleştirdi.
Avukat Sevim, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Öncelikle, bir hayvanı beslemek ile o hayvan üzerinde hukuki anlamda gözetim ve denetim yükümlülüğü üstlenmek aynı şey değildir. Kişinin yalnızca hayvanları beslemesinden hareketle, kendisiyle somut bağlantısı bulunmayan diğer hayvanların eylemlerinden de sorumlu tutulması, cezai sorumluluğun sınırlarını genişletmektedir."
Sevim, kusurluluk, nedensellik bağı ve şüpheden sanık yararlanır ilkelerinin söz konusu yargılama bakımından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Saldırıyı gerçekleştiren köpeklerin kadın tarafından beslendiğinin dahi belirlenemediğini ifade eden Sevim, yalnızca bölgede hayvanlara yiyecek verilmesinin mahkûmiyete gerekçe yapılmasını hukuken sakıncalı bulduğunu aktardı.
Avukat Zeynep Sevim, mahkûmiyet kararının sokak hayvanlarına gönüllü yardım sağlayan vatandaşların davranışlarını da etkileyebileceğini belirtti.
Sevim'e göre vatandaşlar, besledikleri hayvanlarla doğrudan bağlantısı bulunmayan saldırılardan sorumlu tutulabilecekleri endişesi yaşayabilir. Bu durum, sokak hayvanlarına yönelik gönüllü besleme faaliyetlerinin azalmasına yol açabilir.
Toplum güvenliğinin sağlanması ve özellikle çocukların korunmasının esas olduğunu vurgulayan Sevim, bu amaçların ceza hukukundaki temel güvencelerden vazgeçilmesine gerekçe olamayacağını dile getirdi.
Hukuki sorumluluğun somut deliller üzerinden belirlenmesi gerektiğini söyleyen Sevim, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
"İyi niyetli bir davranış, somut bir hukuki yükümlülük ihlali ve kusur ortaya konulmadan cezai sorumluluğun gerekçesi haline getirilemez. Unutulmamalıdır ki ceza hukuku, istenmeyen bir sonuç meydana geldiğinde mutlaka bir sorumlu bulma hukuku değildir. Sorumluluk varsayımlarla değil, somut delillerle belirlenmelidir. Gönüllü olarak hayvanları besleyen vatandaşların artık bu durumdan dolayı çekinmesi olağan bir durum olabilir."
