Sitemizi Google aramalarında tercih edilen kaynak olarak ekleyin.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarında yer alan Türkiye'nin orman varlığını korumadığı ve ormansızlaşmayı artırdığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. DMM, değerlendirmesinde ağaçlandırma çalışmaları ve orman varlığına ilişkin verileri paylaştı.
Açıklamaya göre Türkiye'nin orman varlığı 2002'den bu yana 20,8 milyon hektardan 23,4 milyon hektara çıktı. Ormanların ülke yüz ölçümündeki payının ise yüzde 30'a ulaştığı bildirildi.
DMM, söz konusu verilerin yürütülen ağaçlandırma çalışmalarının sonucunu ortaya koyduğunu belirtti. Açıklamada, Türkiye'nin orman varlığına ilişkin uluslararası sıralamalara da yer verildi.
Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından hazırlanan FRA 2025 Raporu da DMM'nin açıklamasında yer aldı. Rapora göre Türkiye, ağaçlandırma hamleleri bakımından dünyada üçüncü, Avrupa'da ise birinci sırada bulunuyor.
Orman varlığını en fazla artıran ülkeler sıralamasında ise Türkiye'nin dünyada dördüncü, Avrupa'da birinci sırada yer aldığı aktarıldı. DMM, bu sonuçların FRA 2025 Raporu'nda tescillendiğini bildirdi.
Açıklamada paylaşılan sıralamalar şöyle:
DMM, kamu yatırımları kapsamında verilen izinler ile planlı bakım faaliyetlerinin Anayasa ve 6831 sayılı Kanun çerçevesinde yürütüldüğünü belirtti. Bu çalışmalar sırasında ekosistem bütünlüğünün ve hukuki zeminin korunduğu ifade edildi.
Orman yangınlarıyla mücadeleye de değinilen açıklamada, çalışmaların İHA'lar ve akıllı sistemler ile desteklendiği bildirildi. Yangınlarla kesintisiz mücadele edildiği kaydedildi.
DMM ayrıca biyolojik çeşitliliğin ve orman köylülerinin farklı proje ve çalışmalarla desteklendiğini aktardı. Açıklamada, kamuoyunun Türkiye'nin orman varlığıyla ilgili yanıltıcı içeriklere karşı dikkatli olması istendi.
Merkez, Türkiye'nin ormanlarını korumadığı ve ormansızlaşmayı artırdığı yönündeki iddiaları açık biçimde reddetti. Açıklamada, orman varlığındaki artış, uluslararası sıralamalar, yangınlarla mücadele yöntemleri ve mevcut hukuki çerçeveye ilişkin verilere yer verildi.
