
İstanbul’da 14 ve 15 Ekim’de meydana gelen sağanak yağış, kentin birçok noktasında hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli yağış, özellikle Sarıyer Ayazağa Mahallesi’nde etkili oldu. Birçok ev ve işyerini su bastı, araçlar yollarda mahsur kaldı.
Dün sabah saatlerinde İstanbul Valiliği’nden yapılan yeni açıklamada, Ayvansaray Vapur iskelesi yakınında selde kaybolan Haşim Ciritlioğlu’nun cansız bedeninin bulunduğu duyuruldu. Sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 6’ya yükselirken, kayıp olan Ahmet Derin’i arama çalışmaları da sürüyor.
Öte yandan Ayazağa Mahallesi’nde de hayat yavaş yavaş normale dönmeye başladı. Temizlik ve hasar tespit çalışmaları tamamlanan bazı esnaflar dükkânlarını açtı. Ayrıca ekiplerin bölgedeki enkaz kaldırma ve temizlik çalışmaları devam ediyor.
‘İLAÇLARIN YÜZDE 90’I KULLANILAMAZ HALDE’
Sağanak yağıştan etkilenen bir eczanede hem ekiplerin, hem de dükkânda çalışan kişilerin yoğun çalışması günlerdir sürüyor. Dükkânın içindeki ilaçların büyük çoğunluğunun kullanılamaz hale geldiğini anlatan Erkan Ateş “Su yükseldikçe artık belimizi falan da geçti artık bırakmak zorunda kaldık. Kaçtık dükkândan. İçeriye 1.5 metre civarında bir su doldu. İlaçlarımızın yüzde 90’ı kullanılamaz hale geldi. Bu içeriden çıkanların hepsi çöp, daha da çıkacak var” dedi.
İstanbul Valisi Davut Gül, dün de selden zarar gören Ayazağa’da incelemede bulundu. İncelemenin ardından basın mensuplarına açıklama yapan Vali Gül şunları söyledi: “Şu an itibariyle 6 hemşerimiz vefat etti. Bir hemşerimiz de kayıp arama çalışmaları devam ediyor. Avrupa yakasında yağışlar azaldı ve durdu. Daha sonra Anadolu yakasında özellikle Şile’de yağışlar çok fazla etkisini gösterdi. Şile’de birçok evi, işyerini su bastı. Hamdolsun herhangi bir can kaybı yok. Herhangi bir mahsur kalan kimse yok. Sular da çekilmeye başlandı. Orada da ekiplerimiz hem suların tahliyesini hem de çekilen yerlerde zararların, ziyanların tespit edilmesini takip ediyorlar, tespit ediyorlar.
‘HER GÖRDÜĞÜMÜZ YERİ YIKMAYACAĞIZ’
Ayazağa’da 6’ncı gün. Özetle önemli bir kısmını geride bıraktık. Bunların içerisinde yıkılacak yerler vardı. Yıkımlarla ilgili hemşerilerimiz sorular soruyor. Ayazağa’da her gördüğümüz yeri yıkmıyoruz, yıkmayacağız. Bunun mantığı şu, İstanbul’un her tarafında olduğu gibi burada da derenin bir yatağı var. Dolayısıyla da derenin yatağının neresi olduğu teknik olarak belli. Bunun dışında da dereler ıslah ediliyor, rehabilite ediliyor, bununla ilgili çalışma yapılıyor. Bu da teknik bir çalışma. O derenin yatağı neresiyse, ıslah nerede yapılacaksa, proje nereyi kapsıyorsa ve orada bir işgal varsa ya da yıkılması gereken bir bina varsa bunun yıkılması sağlanıyor. Yoksa etrafınıza baktığınızda şu bina da yıkılsın, bu bina da yıkılsın ne böyle bir niyetimiz var ne de bunun gerçekliği var. Biz, derelerin akabileceği, derelerin yatağında gidebileceği ve buradaki işgalleri bütün kurumlarla birlikte ortadan kaldırmak istiyoruz.
Tarımsal zararların tamamını tespit ettik. Yaklaşık 60 milyon liralık bir zarar var. Bazısı küçükbaş hayvan, bazısı sera ve benzeri. Onların teslimine başlandı. Bu hafta içerisinde tamamı da hemşerilerimize teslim edilmiş olacak. Başta burada yıkılan binalar olmak üzere, dükkanlar olmak üzere işyerleri evlerin zarar ziyanları da ödemeye başladık.
Kocaeli Gebze’de kaza geçirip Pendik’e kadar sürüklenen iki vatandaşımız vardı. Onların da arama çalışmaları devam ediyordu. Kendilerine ulaşıldı. Maalesef ikisi de vefat etmişti. Onlara da Allah’tan rahmet diliyoruz. Şu an aranan sadece bir hemşehrimiz kaldı. O hemşehrimizi de inşallah kısa sürede bulmayı ümit ediyoruz. İstanbul’umuzda toplamda 6 kişi vefat etti, 1 kişi kayıp.
19 bin 300 ihbar geldi. 3 bin ev ve iş yerinde ciddi anlamda zarar gördüğünü tespit ettik ve bunların zarar ziyanları da ödenmeye başlanacak.”