
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, yeni yasama dönemi öncesinde milletvekilleriyle düzenlediği çalışma toplantısında özetle şunları söyledi: “Ne yazık ki yeni yasama yılına tarihimizdeki en büyük finansal krizlerinden birinin yakıcı ortamında başlıyoruz. Sadece ‘finansal kriz’ demenin yeterli olmadığı bir devlet krizi ile karşı karşıyayız. Milletimiz geçim derdiyle kıvranırken iktidar partisinin açtığı yolda iktidar partisi mensuplarının içinde olduğu asrın soygunu yaşandı. Vatandaşın devlete emanet ettiği yatırımlarına resmen çöküldü. Devlet kurumlarının güvencesindeki fonlar ve milletin birikimleri çalındı. 800 milyar liralık vurgun çarkı üç-beş kuruşunu enflasyon karşısında korumaya çalışan 455 bin küçük yatırımcının üzerine devrildi. Fon krizi patlak verdiğinde bu dolapları çevirenlerin, haksız kazanç elde edenlerin sıralı tam listesi AK Parti’nin elinde vardı. Ama pustular, sustular, saklandılar, hiç konuşmadılar. Ne zaman ki biz AK Partili eski Bakan ve mevcut Genel Başkan Yardımcısı’nın adeta deveyi hamutuyla götürdüğünü ortaya çıkardık, o zaman birden konuşmaya başladılar. Bu isim buzdağının sadece görünen yüzüdür.
NEFSİNE YENİK DÜŞMÜŞ
Sayın Erdoğan kameraların karşısına geçmiş diyor ki kendileri aslında çok iyiymiş de elinde büyüyen Fatma Hanım nefsine yenik düşmüş. Fazla değil, sadece milletin cebinden 367 daire parası çalmış. Fırından bir ekmek çalan hapse girecek, bir tepsi baklavayla nefsine uyan hapse girecek; 2.2 milyar lirayı götüren nefsine uymuş olacak.
Bütün AK Partililer biliyor ki, bu mağdurların çoğu da AK Parti seçmenidir. Bu fon TERA’yı, diğerlerini AK Parti’nin bilindik meşhur isimlerinden, saray bürokrasisinden, bakan isimlerinden bilirler. Kaya’dan çok daha maharetli olan AK Partili ‘fonzi’lerin bir yöntemini açıklayalım. Bunlar fonlarda, hisselerde yakalanmamak için kendileri işlem yapmıyorlar. Üçüncü kişilere işlem yaptırıyorlar. Fondaki 200 milyon dolarlık işlemler, birtakım çantacılar tarafından yapılmıştır. Görev Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e aittir ve hem bu isimlerin hem daha fazlasının bütün işlemleri, hesap hareketleri, yakınları, geçmişleri, bugünleri yarınlarının izlenmesi, yurtdışındaki offshore hesaplarının peşine, yurtdışındaki ülkelerle işbirliği anlaşmaları nezdinde mutlaka harekete geçirilmesi gereklidir. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i asla ve asla rahat bırakmayacağımızı kendisi bilmelidir.
Türkiye’de ikili bir hukuk sistemi işletiliyor. Bir yanda 2 milyar 200 milyon lirayı gören AK Parti’yi ‘nefsine uydu’ deyip işin içinden ayıklayanlar, diğer yanda iş yerindeki arkadaşına 2 bin lira yedikleri yemeğin payına düşen kısmını yolladı diye, suç örgütü üyesi diye aylarca hapiste tutup itirafçı olmaya zorlanan kadınlar var.
(T24’ün kapatılması) Anayasasında, ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ yazan bir ülkede, milyonların haber aldığı bir yayın kuruluşunun kapısına bir sulh ceza mahkemesi kararıyla, sudan sebeplerle kilit vuruluyor. Bu yanlıştan bir an önce dönülmelidir.”
İÇİNDE ÖZGÜR ÖZEL’İN ‘Ö’SÜ YOK
YENİ Parti Lideri Özel “Birkaç aydır haysiyet cellatlıkları durmuştu. Neden? Bu tip konular yoktu” diyerek şöyle devam etti: “Dün Adalet Bakanlığı bu konudafon meselesinin üstüne giden kim varsa onun hakkında, bir uyuşturucu dosyası, 23 sayfa ifade vermiş. İçinde Özgür Özel’in ‘Ö’sü yok. Bu kadar basın metni yapmış, ‘Uyuşturucu dosyasında Özgür Özel’in adı geçiyor, kişinin telefonundan Özgür Özel ile fotoğrafları çıktı’ diye. Öyle bir noktadayız ki; buradan açık açık söylüyorum. Aileyle uğraşan, eşle, kardeşle, dostla, çolukla çocukla uğraşan, korkaklara söylüyorum. Cirminiz kadar yer yakarsınız. Sizden korkan sizden beter olsun. Milletin bunlara karnı tok. İki kelimeyle millet işi özetliyor. Suçüstü yakalandınız.”