
İçişleri Bakanlığı tarafından açıklanan son veriler, Türkiye’de karayolu trafiğindeki en büyük risk alanlarından birinin motosiklet kazaları olduğunu ortaya koydu. Bakanlık verilerine göre; motokuryeler toplam motosikletli nüfusunun sadece %1,6’sını oluşturmasına karşın, kazaların %16 ila %17’sine karışıyor. Daha da çarpıcı olanı ise Türkiye genelinde meydana gelen her iki trafik kazasından birinin motosikletlileri kapsaması.
Resmi rakamlardaki bu devasa orantısızlığı, trafikte giderek büyüyen motosiklet popülasyonunu ve alınması gereken tedbirleri değerlendiren İstanbul Ticaret Üniversitesi Ulaştırma Sistemleri Merkezi Müdürü ve Trafikte Ortak Akıl Projeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, sorunun derinliğini çarpıcı istatistiklerle gözler önüne serdi.
Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı’nın paylaştığı verilere göre, 2020 ile 2025 yılları arasında toplam motorlu taşıt sayısındaki artış %38,2 olarak gerçekleşirken, aynı dönemde motosiklet sayısındaki artış %100’e ulaştı. Trafikteki toplam taşıt artışını açık arayla geride bırakan bu kontrolsüz motosiklet popülasyonu artışı, kuralsızlıkla birleştiğinde kaza oranlarını ve can kayıplarını doğrudan yukarı çekiyor.
MOTOSİKLETTE KAPORTA SÜRÜCÜNÜN KENDİSİ
Trafik kazalarındaki en büyük etkenin %99 oranında insan hatası olduğunu ve bunun da %90’ının sürücü kaynaklı gerçekleştiğini vurgulayan Prof. Dr. Ilıcalı, genel kaza mantığı ile motosiklet kazaları arasındaki farka dikkat çekti.
Otomobilde bir hata yapıldığında aracın kaportasının koruyucu bir kalkan oluşturabileceğini belirten Ilıcalı, motosiklette ise "kaportanın sürücünün kendi vücudu" olduğunu ifade etti.
Kazalardaki can kayıplarının en büyük nedenlerinden birinin kask ve koruyucu ekipman kullanılmaması ya da kullanılan ekipmanların teknik standartlara uygun olmaması olduğunu belirten Ilıcalı, standarda uygun kaliteli kaskların pahalı olmasının bir engel oluşturduğunu ve ilgili bakanlıkların bu konuda çalışmalar yürüttüğünü kaydetti.
ÖLÜMLÜ KAZALARIN %84’Ü 5 TEMEL KURAL İHLALİNDEN KAYNAKLANIYOR
Türkiye’deki trafik kazalarının bilançosunu ilk kez paylaştığı özel verilerle detaylandıran Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, ölümlü ve yaralanmalı kazaların %84’ünün yalnızca 5 temel kural ihlalinden kaynaklandığını belirtti.
2024 yılı verilerine göre; olay yerinde veya bir ay sonrasındaki takip sürecinde tespit edilen 7 bin 741 kural hatası neticesinde 6 bin 351 can kaybı yaşandığını ifade eden Ilıcalı, bu can kayıplarının yarıdan fazlasının (3 bin 657) doğrudan ‘hız’ ihlalinden kaynaklandığını vurguladı.
Kazalara yol açan en kritik 5 ihlal sırasıyla şu şekilde öne çıkıyor:
1- Aşırı hız ve hıza bağlı kural ihlalleri
2- Yanlış şerit izleme ve hatalı şerit değiştirme
3- Geçiş önceliğine uymama
5- Kavşaklarda geçiş kurallarını ihlal etme
Ilıcalı, genel trafikte yapılan bu 5 hatanın otomobillerde ağır hasarlara yol açsa da motosikletlerde doğrudan can kaybı ihtimalini tavan yaptırdığını belirtti.
EHLİYET TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Trafikteki ehliyet ve sürücü yeterlilikleri konusundaki kafa karışıklıklarına da açıklık getiren Prof. Dr. Ilıcalı, otomobil ehliyeti (B sınıfı) olan bir kişinin herhangi bir ek eğitim veya belge almadan yalnızca en fazla 50 cc hacmindeki motosikletleri kullanabileceğini hatırlattı.
50 cc üzerindeki motosikletleri kullanabilmek için mutlaka ilgili motor ehliyet grubunun alınması ve bunun için de Millî Eğitim Bakanlığı onaylı bir sürücü kursu eğitiminden geçilmesi gerektiğini anlatan Ilıcalı, “Ancak ehliyet almak tek başına güvenli sürüş için yeterli değil. Türkiye’de 50 sene önce ehliyet almış bir sürücü dahi sonradan mecburi bir tazeleme eğitimine tabi tutulmuyor, sağlık kontrolleri ve periyodik eğitimler yetersiz kalıyor” dedi.
TRAFİKTE MOTOSİKLET ŞERİDİ VE KÜLTÜRÜ YOK
Pandemi dönemiyle birlikte hayatımıza giren ve hızla çoğalan motokuryelerin ve genel motosiklet kullanıcılarının yollarda yaşadığı en büyük sorunlardan birinin altyapı ve kural disiplini eksikliği olduğunu söyleyen Ilıcalı, sorunun motosiklet sayısını azaltarak çözülemeyeceğini vurguladı.
Avrupa ülkelerinde çok şeritli yollarda motosikletlerin kullanacağı belirgin alanlar (örneğin 2. ve 3. şerit arası) bulunduğunu belirten Ilıcalı, Türkiye’de ise motosikletler için tanımlanmış bir şerit veya yol kültürünün bulunmadığını ifade etti. Sürücülerin yaya kaldırımları, emniyet şeritleri ve araç araları dahil boş buldukları her yeri yön değiştirerek kullandıklarını, bunun da kazalara davetiye çıkardığını belirtti.
TESLİMAT SÜRESİ BASKISI KALDIRILDI ANCAK ŞİRKET DENETİMİ ŞART
Kuryelerin kaza yapmasındaki en büyük etkenlerden birinin firmaların uyguladığı zaman baskısı olduğunu belirten Ilıcalı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın Karayolları Düzenleme Genel Müdürlüğü yönetmeliğinde yaptığı değişiklikle "30 dakikada teslimat" gibi süre zorunluluklarını mevzuattan kaldırdığını hatırlattı. Ancak kuryelerin hâlâ parça başı/teslimat sayısı odaklı kazanç sistemleri nedeniyle acele ettiklerini söyledi.
Polis denetimlerinin ve para cezalarının tek başına yeterli olamayacağını vurgulayan Ilıcalı, kurye çalıştıran firmalara çok büyük görev ve sorumluluk düştüğünü söyledi ve ekledi:
“Firmaların kuryelerine düzenli güvenli sürüş eğitimi vermesi, teknolojik takip sistemleriyle hız ve kural ihlallerini anlık izlemesi ve kurallara uymayan kuryeler için iş akdinin feshine kadar varan yaptırımları devreye sokması gerekiyor.”