Milli Eğitim Bakanı Tekin: Meta’ya dava açmayı düşünüyoruz

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Meta'ya karşı açılan davalara ilişkin, "Biz de böyle bir hazırlık içerisindeyiz şu anda. Biz de açmayı düşünüyoruz." dedi.

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Milli Eğitim Bakanı Tekin: Meta'ya dava açmayı düşünüyoruz

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Meta'ya platformlarının çocuklara zarar verdiği gerekçesiyle açılan davalara ilişkin, "Çocuklarımızın bu ortamlarda pedagojik anlamda yaşlarıyla uyumlu olmayan içeriklerle karşı karşıya kalmalarının, akademik gelişimleri ve kişisel gelişimlerini olumsuz etkilediği gerekçesiyle diğer ülkelerde, Amerika'da ve Avrupa Birliği'nde açıldığı gibi biz de Bakanlık olarak böyle bir süreci başlatacağız." ifadelerini kullandı.

Tekin, Birleşik Arap Emirlikleri ziyareti dönüşünde açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Türkiye'nin gönül coğrafyasıyla ilgili konuları, ders programlarına daha dikkatli ve özenli yerleştirilmesine önem verdiklerini vurgulayan Tekin, müfredata Türk dünyası ile ilgili bir seçmeli ders de koyduklarını anımsattı.

Bakan Tekin, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi sonrasında, ortak bir öğretmen bilgi ağı kurulması, ortak ölçme değerlendirme mekanizması oluşturulması gibi konuların görüşüldüğünü ifade ederek, "Hakan ve Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu" ve "Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu" kitaplarını yayımladıklarını hatırlattı.

Bu kitapları 5 Türk devletinin dillerine çevireceklerini bildiren Tekin, çevirilerin 29 Ekim'e yetişmesi halinde liderlere birer nüsha takdim edeceklerini açıkladı.

Tekin, okullarda güvenlik tedbirlerine ilişkin soru üzerine, alınacak tedbirleri kategorileştirdiklerini anlatarak, "En temel tedbirimiz, okullarda rehberlik faaliyetlerinin artırılması. Bununla ilgili bir eğitim içeriği oluşturduk rehber öğretmenlerle. Sonra Bakanlığımızın Bakanlık Yönetim Sistemi üzerinde bazı tedbirler aldık. Yani uyarıcı tedbirleri harekete geçirdik. Bunun gibi pedagojik anlamda almamız gereken bazı tedbirler var, onları aldık." yanıtını verdi.

Okullarda güvenlik personeli veya polis görevlendirilmesi, polis ekip araçlarının devriye yapması, güvenlik kameralarının yenilenmesi gibi tedbirleri de ilgili bakanlıklarla birlikte aldıklarını dile getiren Tekin, şunları kaydetti:

"Sosyal medya, Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizim kontrol edebileceğimiz bir şey değil. Biz öğrencilere her ne kadar okullarda cep telefonu yasaklamış olsak da, öğrencilere sosyal medya konusunda uyarılarda bulunsak da çocuk eve gittiğinde odasına kapanıyor ve sosyal medyayı kullanıyor. Dolayısıyla, burada yapılması gereken önemli başlıklardan bir tanesi, sosyal medya üreticilerinin, hem içerik üretenler hem de sosyal medya şirketlerinin bu konuda sorumluluk sahibi olmaları. Çünkü dünyanın her tarafında, mesela geçtiğimiz hafta başında Avrupa'da ve Amerika'da da oldu benzer olaylar."

Bir gazetecinin, Meta'ya dava açan aileler olduğunu belirtmesi üzerine, "Evet, biz de böyle bir hazırlık içerisindeyiz şu anda. Biz de açmayı düşünüyoruz." ifadesini kullandı. Bakan Tekin, şöyle devam etti:

"Çocuklarımızın bu ortamlarda pedagojik anlamda yaşlarıyla uyumlu olmayan içeriklerle karşı karşıya kalmalarının, akademik gelişimleri ve kişisel gelişimlerini olumsuz etkilediği gerekçesiyle diğer ülkelerde, Amerika'da ve Avrupa Birliği'nde açıldığı gibi biz de Bakanlık olarak böyle bir süreci başlatacağız. Aslında Türkiye'de bu süreci yöneten ana bakanlık Milli Eğitim Bakanlığı değil. Bununla ilgili Ticaret Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, oralarda yürütülen çalışmalar var. Onların yetki ve görevleri var ama biz bu konudaki kararlı tutumumuzu göstermek için böyle bir sürecin içerisine gireceğiz."

Tekin, "Meta'ya davayı 'Bu tarz içeriklere yer veriyorsunuz, bizim çocuklarımız kötü etkileniyor, dolayısıyla biz sizden şikayetçiyiz.' diye mi açacaksınız?" sorusuna, "Evet, ya içeriklerinizi bu çocukların erişemeyeceği şekle sokun ya da çocukların zarar görmeyeceği şekilde onaylayın. Yani bu şekilde değiştirecek içerikleri." yanıtını verdi.

Ailelerin alması gereken tedbirlere de değinen Tekin, Ebeveyn Okulu programına katılımı zorunlu tuttuklarını, bu yılki katılımın yüzde 91 olduğunu belirtti.

Tekin, 31 bin bahçe görevlisi istihdam edildiğini anımsatarak, şu bilgileri paylaştı:

"Onların devamlılığı açısından sorun olduğu için, 2027 bütçesine bu konuyla ilgili daha kalıcı bir çözüm üretebilir miyiz diye bütçe taslağını bu anlamda değerlendirdik. Onu konuşuyoruz şimdi. Zaten nasıl istihdam edeceğimize karar verirsek, işte emekli polis memurları, emekli astsubaylar, korucular, bekçiler, bir sürü seçenek var. Ama nasıl istihdam edileceğine dair kısım, yeni bir birim mi kurulacak meselesi. 2026-2027 eğitim öğretim yılında 1102 okulda sabit görev yapmak üzere 1015 okul kolluk görevlisi görevlendirilmiştir. Özel Güvenlik Görevlisi 2 bin 170, Okul Bahçe Görevlisi TYP Kapsamında 9 ay süreyle 31 bin, 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı için 1102 okulda sabit görev yapmak üzere 1015 okul kolluk görevlisi, 25 bin 248 okulda okul yönetimi ile sürekli iletişim halinde olacak 10 bin 961 güvenli eğitim koordinasyon görevlisi, 23 bin 75 okulda, giriş-çıkış saatlerinde 7 bin 8 ekip görevlerini sürdürmektedir."

Tekin, Tarım ve Orman Bakanlığı ile tarım meslek liselerini reorganize ettiklerini, tarımsal alanda yeni ihtiyaçlar doğrultusunda tarım meslek liselerine odaklandıklarını bildirerek, Dijital İkiz projesini de yaygınlaştıracaklarını vurguladı.

Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Başkanlığı ile projeleri bulunduğunu aktaran Tekin, "ELMAS, Savunma Sanayii Başkanlığı ile yürüttüğümüz bir proje ve şu anda oraya öğrencilerin ilgisi büyük. ELMAS'ın uygulandığı proje kapsamındaki okullara inanılmaz talep var, çünkü çok güzel oldu. Bir de Milli Savunma Bakanlığı ile yaptığımız protokol kapsamında, belirlenen okullardan mezun olan çocukların istihdamıyla ilgili belli kolaylıklar sağlanacak. Aynı zamanda Milli Savunma Bakanlığı ile İstanbul Tersane Komutanlığı yerleşkesi içinde sektör içi okul açıyoruz." bilgisini paylaştı.

Yusuf Tekin, 7 ilde gastronomi liseleri açtıklarını ve bunları da yaygınlaştıracaklarını dile getirerek, Anadolu yemekleri üzerinde envanter oluşturup özgün bir yıldızlama sistemi oluşturmayı planladıklarını söyledi.

Bir gazetecinin, Bakanlığın öğrencilerle ilgili sahip olduğu veri havuzunu nasıl kullandığına ilişkin soruyu yanıtlayan Tekin, bu sistemin illerdeki verilerin elektronik ortamda analiz edilebilmesi ihtiyacıyla ortaya çıktığını anlattı.

Bakanlığın bütün gayrimenkullerini tanımladıkları bir coğrafi bilgi sistemi oluşturduklarını belirten Tekin, Bakanlık Yönetim Sistemi projesiyle de bu modülleri genişlettiklerini, öğretmen ve öğrenci verilerini eklediklerini ifade etti.

Bakan Tekin, "Diyelim öğretmen olarak atandığı okulda kaçıncı yılı, ne zaman geldi, görevleri neler, kaç saat derse giriyor, derse gelmiş mi gelmemiş mi? Ya da öğrenci verileri, akademik başarılardan disiplin uygulamalarına, öğrenci devamsızlığından rehber öğretmen kayıtlarına kadar. Bu verileri bizim derlememiz gerekiyor. Derlemek de yetmiyor, bunlardan bir analiz yapabilmemiz lazım." değerlendirmesinde bulundu.

Sistem sayesinde il ve ilçelerde, okullardaki devamsızlık oranını, öğrenci başarı durumunu ve anomalileri gözlemleyebildiklerini anlatan Tekin, şöyle devam etti:

"Mesela, sen milletvekilisin, diyorsun ki 'Benim ilçeme okul lazım.' Bakıyoruz, söylediğiniz yerde bir kilometre mesafede şu okullar var. Bir tuş daha var, tıklıyorum, TÜİK'in verileri düşüyor. 2030, 2040, 2050 nüfus projeksiyonları. Burada ihtiyaç yok. Ya da il müdürü bize diyor ki "Şurada bir arsamız var, biz bu okulu oraya yapıyoruz." Hemen bizim İnşaat Emlak Genel Müdürlüğü oradan nüfus projeksiyonlarına bakıyor, orada okul var mı yok mu ona bakıyor. Ondan sonra da 'Orada yapmana izin veriyorum' ya da 'Vermiyorum' diyor."

Tekin, yeni okullara ihtiyaç duyulan bölgeler olduğunu belirterek, "Özellikle imara yeni açılan yerler var, nüfus artışının hızlı olduğu yerler var. Bir de okul ihtiyacının zaman içerisinde tam olarak karşılanmadığı Şanlıurfa gibi yerlerimiz var." ifadesini kullandı.

"Kamu yönetimi mezunları okul müdürü olarak istihdam edilebilir mi, teknik anlamda yönetmek için?" sorusu üzerine Tekin, şu cevabı verdi:

"İki başlı bir yönetim oluşturmak gibi bir düşünce içerisinde değiliz. Ancak profesyonel okul yöneticileri düşüncesi konuşulabilir. Şu anda biliyorsunuz, bizim mevzuatımıza göre okul müdürü diye, okul yöneticisi diye bir kadro yok. Bu bir ikinci görev. Yani aslında öğretmen. Asli görevi öğretmenlik, öğretmenliğe ek olarak müdürlük yapıyor. Böyle olduğu için de belli bir saat derse girmek zorunda. Bugün hemen gündemimizde olan bir şey değil ama buna geçilmesi konusu tartışılabilir."

Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.

Milli Eğitim Bakanı Tekin: Meta’ya dava açmayı düşünüyoruz
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Milliyetçi Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.