
Antalya'nın Konyaaltı ilçesindeki Sarısu Plajı açıklarında yapılan seçkin gözlemci günü faaliyetlerini Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı da takip etti.
Seçkin gözlemci günü faaliyetlerine 18 gemi, 11 hava aracı ve 1300 personel katıldı. Tatbikat kapsamında örtülü keşif ve gözetleme, sahil hattında mayın tespiti ve imhası, amfibi hedef sahasında keşif ve gözetleme ile düşman kıyı başının keşfi ve yumuşatılmasına yönelik faaliyetler gerçekleştirildi.
FPV dron ile kamikaze insansız deniz aracı imha edildi İnsansız kara ve hava araçlarının meskun mahal muharebesinde kullanıldığı tatbikatta, TB3 ve AKSUNGUR insansız hava araçlarından sonoboy atışı, TUNGA-X radar entegreli avcı dron hücumu, ANKA-S insansız hava aracından ŞİMŞEK-K kamikaze dron atışı ve patlayıcı yüklü PİRANA kamikaze insansız deniz aracı hücumu yapıldı. TCG BEYKOZ'da TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi kullanılarak FPV dron ve kamikaze insansız deniz aracı imha edilen tatbikatta, ayrıca denize düşen personelin kurtarılmasına yönelik eğitim gerçekleştirildi.
İnsansız deniz, hava ve kara araçlarının farklı görevlerde kullanımının denendiği tatbikatta insanlı ve insansız platformların birlikte çalışabilirliğinin geliştirilmesi, savunma sanayisi firmalarınca geliştirilen yeni sistemlerin deniz koşullarındaki performanslarının değerlendirilmesi amaçlanıyor. Tatbikat katılımcılarına, ADVENT UFUK ve TDR sistemlerinin tesisi gösterildi, savunma sanayi firmalarının geliştirdiği sistemler sergilendi.
Tatbikatta çok maksatlı amfibi gemi, fırkateyn, korvet, hücumbot, denizaltı, mayın avlama gemisi, test ve eğitim gemisi, amfibi çıkarma gemileri ile yardımcı sınıf gemilerin yanı sıra insansız deniz araçları ve Sahil Güvenlik botları görev aldı. Tatbikatın seçkin gözlemci günü faaliyetleri, insansız deniz araçlarının geçişi ile sona erdi.
Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, "Bugün Türk Deniz Kuvvetleri, insansız hava araçları açısından dünyanın en önde gelen deniz kuvvetlerinden birisidir. Deniz harekatının farklı boyutlarında görev yapan insansız deniz araçlarının da sayısını hızla artırıyoruz." dedi.
Tatlıoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Antalya'da düzenlenen Milli İnsansız Deniz Sistemleri Tatbikatı-2026 (TURNAs-2026) Seçkin Gözlemci Günü faaliyetlerinin ardından yaptığı açıklamada, ilk kez düzenlenen TURNAs-2026'yı başarıyla icra ettiklerini söyledi.
Dünyada birkaç ülkenin yapabildiği insansız sistemler tatbikatına 17 firmanın 41 sistemiyle katıldığını belirten Tatlıoğlu, insansız su üstü, insansız su altı, insansız hava ve insansız kara araçları sistemlerinin deniz harekatında insanlı sistemlerle hibrit kullanımının denendiğini kaydetti.
Geleceğin deniz savaşlarının insansız araçlarla yapılacağını anlatan Tatlıoğlu, "Harekat ihtiyaçlarımız ile savunma sanayimizin teknolojik birikimini denizde buluşturan, mevcut kabiliyetlerimizi sınarken geleceğin deniz harekatına yönelik tecrübeler kazandıran önemli bir faaliyet olmuştur. Bu tatbikat, deniz kuvvetlerimiz için tarihi bir tatbikattır. İlk kez bir tatbikatta insansız hava araçlarının, insansız su üstü araçlarının, insansız botların, insansız teknelerin, insansız su altı araçlarının, insansız mini deniz altılarının, insansız kara araçlarının, bütün insansız araçlarının savaşacağı bir senaryonun tatbikatıdır. Gelecekte yapacağımız harbin tatbikatıdır. Bu anlamda deniz kuvvetlerimiz için çok tarihi bir tatbikattır." diye konuştu.
"Dünyada ve yakın çevremizde devam eden çatışmalar, bölgesel istikrarsızlıklar ve hızla gelişen teknolojiler güvenlik ortamını ve askeri harekatın niteliğini değiştirmektedir." ifadesini kullanan Tatlıoğlu, şöyle konuştu:
"Deniz ulaştırma yollarının, limanların, enerji tesislerinin ve deniz altındaki kritik altyapının güvenliği bu ortamda daha da fazla önem kazanmaktadır. Günümüz çatışmalarından çıkarılan dersler düşük maliyetli, süratle geliştirilebilen ve farklı görevler için uyarlanabilen insansız sistemlerin önemli askeri sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir. Bu nedenle insansız ve otonom sistemleri denizlerdeki durumsal farkındalığımızı, harekat etkinliğimizi ve caydırıcılığımızı güçlendirerek önemli bir yetenek alanı olarak kullanmayı düşünüyoruz."
Tatlıoğlu, deniz harekatının, geniş sahalarda değişken çevre şartlarında su üstünde, su altında ve havada eş zamanlı faaliyet yürütülmesini gerektirdiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:
"İnsansız sistemler bu geniş harekat alanında daha uzun süre gözetleme yapılabilmesine, daha fazla noktadan bilgi edinilmesine ve tehlikeli görevlerde personelin maruz kaldığı risklerin azaltılmasına önemli katkılar sunmaktadır. Özellikle mayın tehdidinin bulunduğu sahalarda insansız sistemlerden yararlanılması personel ve gemilerimizi tehlikelerden uzak durarak görev yapabilmesine imkan sağlamaktadır. Bildiğiniz gibi Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz'e dökülmüş olan yüzlerce mayın var. Bu mayınlardan kontrolden çıkarak ve sürüklenerek sahillerimize gelen mayınlar oluyor. Bu mayınları tespit edip imha ediyoruz. Bu tespit ve imha etme faaliyeti esnasında maksimum seviyede insansız araçlarımızı kullanıyoruz."
Bir sistemin gerçek değerinin deniz şartlarında gösterdiği performans ve harekat ihtiyacına sağladığı katkıyla ortaya çıktığını dile getiren Tatlıoğlu, bu bakımdan sistemlerin geliştirilmesi, denenmesi, kullanıcı tecrübesi doğrultusunda iyileştirilmesi ve yeniden sınanmasının kesintisiz bir süreç olarak yürütüldüğünü vurguladı.
Tatbikatın bu sürece doğrudan katkı sağladığını dile getiren Tatlıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Önceliğimiz güvenilir, sürdürülebilir, farklı platformlarla birlikte çalışabilen ve harekat ihtiyaçlarımıza cevap veren sistemler geliştirmektir. Bu anlayışla insansız ve otonom sistemleri hızla envanterimize kazandırmaya çalışıyoruz. Bugün Türk Deniz Kuvvetleri insansız hava araçları açısından dünyanın en önde gelen deniz kuvvetlerinden birisidir. Deniz harekatının farklı boyutlarında görev yapan insansız deniz araçlarının da sayısını hızla artırıyoruz. Yakın gelecekte envanterimize katacağımız insansız su altı araçlarıyla, insansız mini deniz altılarla dünyada çok az ülkenin sahip olduğu su altı harekat ortamında söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Yapımı devam eden milli uçak gemisi, Tepe sınıfı muhrip, yeni nesil mayın avlama gemisi gibi tüm platformlarımızı insansız sistemlerle hibrit harekat icra edecek şekilde tasarlıyor ve inşa ediyoruz. Önümüzdeki sene denizle buluşturacağımız milli ve yerli uçak gemimizde de sadece insansız hava araçları olmayacak, aynı zamanda milli ve yerli uçak gemimizde insansız deniz araçları, insansız botlar, insansız tekneler ve insansız su altı araçları da olacak. Bizim uçak gemimiz diğer uçak gemilerinden bu anlamda da farklı olan insansız sistemlerin bir arada kullanıldığı ilk uçak gemisi olacak. Amacımız ülkemizin denizlerdeki hak ve menfaatlerini koruyan ve kendisine verilen görevleri her şart altında yerine getiren, etkin, caydırıcı ve saygın deniz kuvvetlerimizi sürekli geliştirmek ve daha da güçlendirmektir."
TURNAs-2026 Seçkin Gözlemci Günü'nde, milli ve NATO uyumlu insansız sistemlerin deniz harekat ortamındaki etkinlikleri gerçekleştirildi.