Mağaza kabinlerinde ‘mahremiyet’ krizi: Güvenli alan mı, gerginlik koridoru mu? Tartışma büyüyor, hukuk ne diyor?

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Mağaza kabinlerinde ‘mahremiyet’ krizi: Güvenli alan mı, gerginlik koridoru mu? Tartışma büyüyor, hukuk ne diyor?

Alışveriş merkezleri ve büyük giyim mağazalarının en hareketli noktalarından biri olan soyunma kabini önleri, uzun süredir çözülemeyen sosyal ve hukuki bir tartışmanın merkezinde yer alıyor. Bir taraf kıyafet deneme sürecini paylaşmak, fikir almak veya paket taşımak isterken; diğer taraf bu daracık koridorlarda hissettiği mahremiyet ihlalinden ve güvensizlik hissinden şikâyetçi. Mağazalardaki bu yoğunluk tüketicileri karşı karşıya getirirken bir yandan da mimari ve yönetimsel eksiklikleri gözler önüne seriyor.

HALKIN GÖZÜNDEN KABİN ÖNÜ MANZARALARI: MAHREMİYET Mİ, ABARTI MI?

Alışveriş sırasında yaşanan bu gerilim, tarafların penceresinden oldukça farklı görünüyor. Rahatsızlığını dile getiren tüketiciler, alanın darlığına ve güvenlik kaygısına dikkat çekiyor.

“MAHREMİYET ALANINI İHLAL EDİYOR” Gamze K. (34)

Ben mağazalarda kabinlerin olduğu o daracık koridorlarda ya da kapı önlerinde erkek görmekten cidden rahatsız oluyorum. O alan zaten kadınların üstünü çıkarıp giydiği, kıyafet denediği, kimi zaman aynada üstüne oturup oturmadığına rahatça bakmak istediği bir yer. Soyunma kabini demek, dış dünyadan bir süreliğine de olsa arınmak demek. Erkek arkadaşların ya da eşlerin kapının dibine kadar gelip dikilmesi, telefonla oynaması ya da 'Hadi bitti mi?' diye seslenmesi o mahremiyet alanını ihlal ediyor. Yan kabindeki kadın kapıyı araladığında karşısında bir erkek görebiliyor, bu da insanı ister istemez geriyor, rahat hareket etmemizi engelliyor.

PERDELER TAM KAPANMIYOR, İÇERİSİ GÖRÜNÜYOR MU DİYE ENDİŞE EDİYORUZ Seda G. (29)

Bu konuda bazen kendimle çelişiyorum ama nihayetinde kabinlerin önündeki erkek varlığından rahatsız olduğum sonucuna varıyorum. Bir yanım “Yahu bırakın adamlar da eşlik etsin, ne olacak alt tarafı alışverişte beraberiz” diyor; ama diğer yanım da kabinden çıktığım an karşımda bir adam görünce aniden geriliyor. Tamam, art niyetli değiller belki ama o an orası bizim 'güvenli alanımız', insan üstünü giyinip kuşanırken ya da aynada kendisini incelerken o koridorda yabancı bir erkek gözü istemiyor. Üstelik çoğu mağazanın kabinlerinde kapı değil, tam anlamıyla kapanamayan perdeler bulunuyor. Bu da dışarıda erkekler varken, “Acaba görünüyor muyum?” endişesi yaşamamıza neden oluyor. Mağazalarda bekleyenler için kabinlerden tamamen bağımsız, yeterli sayıda ve konforlu oturma alanları yapsa bu kriz kökten çözülebilir diye düşünüyorum. Bir de kabinlere perde yerine konulmasının daha güvenli olacağına inanıyorum.

“YETER Kİ KARAR VERİLSİN, ASKILAR TOPLANSIN VE BEN DE KABİN NÖBETİNDEN KURTULAYIM” İbrahim F. (38)

Alışveriş merkezlerinin kadın kabinlerinin önünde yıllardır değişmeyen bir manzara var: Elinde çanta, yüzünde sabır, gözlerinde hafif bir yorgunlukla bekleyen erkekler… Evet, ne yazık ki ben de onlardan biriyim. Eşim sağ olsun, bu konuda oldukça ısrarcıdır. Denediği kıyafeti mutlaka bana göstermek, fikrimi almak ister. Benim onayım olmadan alışveriş tamamlanmış sayılmaz. O kabinden çıkar, ben bakarım: “Nasıl olmuş, yakışmış mı, alalım mı?” Sanki alışverişe değil de küçük çaplı bir moda jürisine katılmış gibiyim…

İşin ilginç tarafı, kadın kabinlerinin önünde bekleyen erkeklerin çoğunun bu durumdan rahatsız olduğunu da görüyorum. Ben genelde mümkün olduğunca uzaklaşmayı tercih ediyorum. Tabii benim uzaklaşmam da uzun sürmüyor. Bir süre sonra eşimin sesini duyuyorum: “Bir baksana, nasıl olmuş?”

Kıyafete şöyle bir bakıp, “Ooo, çok güzel olmuş” diyorum. Bazen gerçekten beğendiğim için, bazen de alışveriş faslı bir an önce tamamlansın diye… Yeter ki karar verilsin, askılar toplansın ve ben de kabin nöbetinden kurtulayım. Aslında eşim fikrimi sormak istiyor, buna elbette saygı duyuyorum. Sonuçta insanın hayat arkadaşının düşüncesini merak etmesi güzel bir şey. Fakat bu merakın, başkalarını bir şekilde rahatsız etmeyerek giderilmesi gerektiğini düşünüyorum. Umarım bu haberi okuyunca benim olduğumu anlamaz.

ALIŞVERİŞTEN VAZGEÇMEME NEDEN OLUYOR Gizem H. (44)

Erkeklerin eşleriyle birlikte kadın ve özellikle de iç giyim ürünleri satan mağazalara girip, soyunma kabinlerinin etrafında olmalarını doğru bulmuyorum. Bilhassa da çok katlı, büyük giyim mağazalarında kadın ve erkek giyim katları ayrı iken kadınların kıyafet denediği bölümlerde erkeklerin olması bir kadın olarak beni rahatsız ediyor ve alışveriş yapmaktan vazgeçmeme bile yol açabiliyor. Kadınlar mutlaka eşlerinden satın alacakları giysiler konusunda yorum istiyorlarsa bunu soyunma kabinlerinin bulunduğu alanda değil mağazanın diğer bölümlerinde yapabilir; sonuç olarak bu mağazaların her yerinde boy aynaları mevcut.

“SADECE SEVDİĞİMİZ İNSANA ALIŞVERİŞİNDE EŞLİK EDİYORUZ” Ali B. (27)

Bence bu konuya biraz abartılı yaklaşılıyor. Bizim amacımız orada kadınların mahremiyetini dikizlemek ya da rahatsız etmek değil ki; eşimize ya da sevgilimize “Bu kıyafet nasıl durdu, rengi yakıştı mı?” diye danıştığı anlarda fikir vermek, paketleri taşımak ya da alışverişi birlikte tamamlamak. Zaten mağazaların içinde erkeklerin oturup bekleyebileceği doğru düzgün, rahat alanlar çoğu zaman ya yok ya da çok yetersiz. Kabin sırası beklerken ya da o karmaşada uzakta bir köşede tek başına beklemektense kabine yakın durmak daha pratik geliyor. Kimsenin özel alanına girmek gibi bir niyetimiz yok, sadece sevdiğimiz insana alışverişinde eşlik ediyoruz. Tabii ki mesafeye dikkat etmek gerekir ama bu durumu tamamen bir taciz ya da saygısızlık gibi göstermek de biraz kırıcı açıkçası.

"BEKLEME HAKKI, BAŞKASININ GÜVENLİK HAKKINI ORTADAN KALDIRAMAZ"

Alışveriş merkezlerinde ve mağazalarda sıradan bir mekân olarak görülen soyunma kabinleri, aslında tüketicinin beden mahremiyetini koruduğu en hassas alanların başında geliyor. Avukat İbrahim Güllü, bu alanların yalnızca bir mağaza içi organizasyon meselesi olmadığını vurgulayarak, konunun insan onuru, tüketici hakları ve toplumsal nezaket çerçevesinde ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

Soyunma kabini önünde beklemenin tek başına hukuka aykırılık sayılmayacağını belirten İbrahim Güllü, konunun sınırlarını şu sözlerle çizdi:

"Bir kişinin mağazada bulunma ve yakınına eşlik etme hakkı, başka bir kişinin mahremiyetini ve kendisini güvende hissetme hakkını ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde, bir refakatçinin yalnızca erkek olduğu veya kabin yakınında beklediği için kendiliğinden kötü niyetli kabul edilmesi de doğru değildir. Menfaatlerin dengelenmesi gerekir."

Anayasa'nın 20. maddesinin özel hayatın gizliliğini güvence altına aldığını hatırlatan Güllü, normal ve makul bir bekleme ile rahatsızlık verecek davranışların birbirine karıştırılmaması gerektiğinin altını çizdi.

KİŞİSEL ALAN KABİN KAPISIYLA SINIRLI DEĞİL

Kişisel alan hakkının yalnızca kabinin dört duvarı arasında başlamadığını belirten İbrahim Güllü, kişinin üzerini değiştirirken dışarıdan görülmeme beklentisinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Mağazanın koridorlarının herkesin kullanımına açık olduğunu, bu nedenle bir başkasının yakında bulunmasının otomatik olarak suç teşkil etmeyeceğini belirten Güllü, ölçütün "makul mesafe" ve "davranışın niteliği" olduğunu vurguladı.

Ancak bazı davranışların çok net bir şekilde taciz şüphesi doğurduğunu belirten Güllü, "Kabin kapısına dayanmak, perde aralığından bakmaya çalışmak, kapı önünü uzun süre işgal etmek veya uyarıya rağmen yaklaşmayı sürdürmek kişisel alanın ihlalidir. Kabin içini gizlice görüntülemek veya telefonla kayıt almaya çalışmak ise ceza soruşturmasını gerektiren çok daha ciddi hukuki sonuçlar doğurur" diyerek uyardı.

"KADINLARIN SÜREKLİ TETİKTE KALMADIĞI BİR ORTAM YARATILMALI"

Kadınların giyim mağazalarında kendilerini rahat ve baskı altında hissetmeden kıyafet deneyebilmelerinin insan onuru açısından elzem olduğunu dile getiren Güllü, erkek refakatçilerin alışverişin doğal bir parçası olabileceğini, ancak bunun kadınların mahremiyet kaygılarının görmezden gelinmesini haklı çıkarmayacağını belirtti.

MAĞAZALARIN HUKUKİ VE ORGANİZASYONEL SORUMLULUĞU

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında mağazaların müşterilerine güvenli ve huzurlu bir alışveriş ortamı sağlama yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatan Avukat İbrahim Güllü, her düzensizliğin doğrudan tazminat doğurmasa da mağazaların özen yükümlülüğünü gündeme getirdiğini ifade etti.

Güllü, sorun ortaya çıktığında yalnızca tarafları uyarmanın yetersiz olduğunu belirterek, mağazaların kurması gereken sistemi şu maddelerle özetledi:

– Kabinlerin görüş açısına karşı korunaklı tasarlanması ve kapı/perdelerin güvenli kapanması,- Kabin önünde bekleme ve sıra düzeninin net bir şekilde belirlenmesi,- Yoğun saatlerde alanı takip eden eğitimli personelin görevlendirilmesi,- Şikâyetlerin hızlı, gizli ve saygılı biçimde ele alınması,- Engelli tüketiciler ve çocuklu aileler için ayrı ve uygun çözümler sunulması.

TÜKETİCİ RAHATSIZLIK DUYARSA NE YAPMALI?

Kabin çevresindeki durumlardan rahatsızlık duyan tüketicilerin hak arama yollarına da değinen İbrahim Güllü, adım adım izlenmesi gereken yolları şöyle sıraladı:

İlk adım: Durumu derhal mağaza görevlisine bildirerek refakatçilerin uzaklaştırılmasını veya daha korunaklı bir kabin sağlanmasını talep edin.

Yazılı başvuru: Tarih, saat, mağaza bilgisi ve olayın detaylarını içeren yazılı bir şikâyeti mağaza yönetimine iletin.

Tüketici mercileri: Konu tüketiciye yönelik bir uygulamadan kaynaklanıyorsa Ticaret Bakanlığı kanallarına ve Tüketici Hakem Heyetlerine başvurun.

Adli makamlar: Taciz, gizli görüntü alma veya tehdit gibi durumlarda gecikmeden polis, jandarma veya Cumhuriyet başsavcılıklarına müracaat edin. Acil durumlarda 112'yi arayın.

TÜKONFED olarak temel amaçlarının insanları karşı karşıya getirmek değil, herkesin hakkını koruyan uygulanabilir standartlar oluşturmak olduğunu belirten İbrahim Güllü hem mahremiyeti koruyan hem de refakatçileri mağdur etmeyen dengeli bir perakende kültürünün ancak bu bilinçle inşa edilebileceğini sözlerine ekledi.

Mağaza kabinlerinde ‘mahremiyet’ krizi: Güvenli alan mı, gerginlik koridoru mu? Tartışma büyüyor, hukuk ne diyor?

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Milliyetçi Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.