Sitemizi Google aramalarında tercih edilen kaynak olarak ekleyin.
![]()
Söke-Kuşadası yolu üzerinde bulunan Yaylaköy mevkisinde bir mobilya deposunda yangın çıktı.
Söke-Kuşadası yolu üzerinde bulunan Yaylaköy mevksinde bir mobilya deposunda çıkan yangına ekipler müdahale ediyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul'da TRT World Forum 2026 kapsamında "Bağlantısallığın Yeni Jeopolitiği: Deniz Yolları, Boğazlar ve Koridorlar" panelinde konuşuyor
AA muhabirinin Allianz Trade tarafından yayımlanan "Allianz Green Transition Tracker 2026" başlıklı rapordan derlediği bilgilere göre küresel ölçekte iklim hedeflerine ulaşılmasındaki zorlukların sürmesine rağmen temiz enerji teknolojilerindeki gelişmeler, yeşil dönüşümün hız kazanmasını destekliyor.
Küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 81'inden sorumlu 65 ülkenin değerlendirildiği raporda, bu ülkelerden 56'sının net sıfır emisyon hedeflerine yönelik göstergelerde ilerleme kaydettiği belirtildi. Buna karşın ilerleme hızının, 2015 Paris Anlaşması kapsamında küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefinin gerisinde kaldığına işaret edildi.
Raporda, mevcut eğilimlerin devamı halinde dünyanın net sıfır emisyon hedefine ancak 2064 yılında ulaşabileceği tahmin edildi. Yenilenebilir enerji kaynakları, 2025'te küresel elektrik üretiminde ilk kez kömürü geride bırakarak en büyük elektrik üretim kaynağı konumuna yükseldi.
Geçen yıl küresel elektrik üretiminin yüzde 33,5'i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanırken kömürün payı yüzde 33,2 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde yeni elektrik üretiminin yüzde 99'u yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılandı.
Rapora göre temiz enerji teknolojilerinin yaygınlaşması, küresel sera gazı emisyonlarındaki artış hızının yavaşlamasında etkili oldu. Küresel sera gazı emisyonları, 2023 ve 2024 yıllarında yüzde 1,5'er artarken bu oran 2025'te yüzde 0,7'ye geriledi.
Küresel emisyonların bu yıl yatay seyretmesi ve fosil yakıtlardan kaynaklanan karbondioksit emisyonlarının yaklaşık yüzde 0,5 azalmasının öngörüldüğü raporda, elektrikli araçların yeni otomobil tescillerindeki payının 2025'in üçüncü çeyreğinde yüzde 18 seviyesindeyken 2026'nın aynı döneminde yüzde 22'ye yükseldiği bildirildi.
Öte yandan, artan elektrik talebi, şebeke altyapısındaki darboğazlar ve enerji politikalarına ilişkin belirsizliklerin yeşil dönüşümün hızını sınırlayabileceği belirtildi. Yapay zeka uygulamaları ve veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacının da 2030'a kadar küresel emisyonları yaklaşık yüzde 0,6 artırabileceği tahmin edildi.
Raporda, temiz enerji dönüşümünün bir sonraki aşamasında yenilenebilir enerji üretim kapasitesinin yanı sıra elektrik şebekeleri ve enerji depolama altyapısının da belirleyici olacağı vurgulandı. Bu kapsamda küresel temiz enerji yatırımlarının 2026'da yüzde 6,5 artarak 2,2 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.
Yenilenebilir enerji üretimine yönelik yatırım harcamalarının ise aynı dönemde yüzde 3,6, diğer bir ifadeyle yaklaşık 25 milyar dolar azalacağı tahmin ediliyor. Buna karşılık elektrik şebekelerine yönelik yatırımların yüzde 21, batarya depolama sistemlerine yönelik yatırımların da yüzde 36 artması öngörülüyor.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemlerine entegrasyonu ve artan elektrik talebinin karşılanması, bu yatırımlardaki büyümenin temel nedenleri arasında gösteriliyor. Batarya depolama kapasitesindeki yıllık ilaveler, 2015'te 2 gigavatsaat seviyesindeyken 2025'te 300 gigavatsaati aştı.
Yeşil dönüşümde ülkeler arasındaki performans farklılıklarının arttığına işaret edilen raporda, net sıfır hedeflerine yakınlığı ölçen ilerleme puanlarının ortalama 2 puan yükseldiği belirtildi.
Sıralamanın üst yarısındaki ülkelerin ilerleme puanları ortalama 2,6 artarken alt yarısındaki ülkelerde bu artış 1,3 puanla sınırlı kaldı. Avrupa Birliği ülkeleri, en fazla ilerleme kaydeden ilk 10 ülkenin dördünü oluşturmasına rağmen bölgenin emisyon azaltımında ivme kaybettiği görüldü.
AB'de sera gazı emisyonları, 2025'te yalnızca yüzde 0,2 azalırken önceki dönemlerde yıllık ortalama azalış yüzde 4 seviyesinde gerçekleşmişti. Raporda, mevcut eğilimlerle AB'nin net sıfır emisyon hedefleriyle uyumlu göstergelere ancak 2057 yılında ulaşabileceği öngörüldü.
Raporda, ABD'de emisyonların 2025'te yüzde 2,2 artarak üst üste ikinci kez yükseldiği, bu artışta elektrik talebindeki yükselişle birlikte kömürden elektrik üretiminin yüzde 13 artmasının etkili olduğu ifade edildi. Çin'de emisyon artışı sıfıra yakın seviyeye gerilerken elektrikli araçların yeni otomobil satışlarındaki payı yüzde 50'yi aştı.
Raporda, küresel sıcaklık artışının 1,5 dereceyi geçme ihtimalinin yükselmesiyle karbondioksidin atmosferden uzaklaştırılmasına yönelik teknolojilerin önem kazandığına işaret edildi.
İddialı iklim senaryolarına göre 2050 yılına kadar yıllık yaklaşık 9 milyar ton karbondioksidin atmosferden uzaklaştırılması gerekirken mevcut ulusal taahhütlerin 4 milyar tonun altındaki kapasiteye karşılık geldiği belirtilen raporda, yeni nesil karbon giderim teknolojilerinin gerekli ölçeğe ulaştırılmasının yıllık 500 milyar dolar ile 1,4 trilyon dolar arasında maliyet oluşturabileceği tahmin edildi.
Raporda, karbon giderim teknolojilerinin emisyon azaltımının alternatifi değil tamamlayıcısı olması gerektiği de vurgulandı.
Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.