İsrail vatandaşı Filistinliler, 27 Ekim seçimlerinde sandığa gitmek ile boykot etmek arasında kaldı

İsrail vatandaşı Filistinliler, 27 Ekim'deki seçimlerde aşırı sağcı hükümeti gönderip baskıları azaltmak için sandığa gitmekle, seçimlerin Filistinliler için bir şey değiştirmeyeceği düşüncesiyle boykot etmek arasında kaldı​​​​​​​.

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İsrail vatandaşı Filistinliler, 27 Ekim seçimlerinde sandığa gitmek ile boykot etmek arasında kaldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, R4 ve R4+E3 toplantıları kapsamında Türkiye'ye gelen dışişleri bakanlarını kabul etti. – VTR –

İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak seçimler öncesinde kamuoyu yoklamaları, seçimler öncesi kurulan ittifakların 120 sandalyeli mecliste hükümet kurmak için yeterli sayı olan 61 milletvekiline ulaşamayacağına ve seçimler sonrası çetin koalisyon pazarlıkları yapılacağına işaret ediyor.

Likud Partisi lideri mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu'nun öncülük ettiği iktidar bloğu ile Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot'un başını çektiği Yahudi muhalefet arasında başabaş geçmesi beklenen seçimlerde, iki taraf da "Araplarla aynı masaya oturmayacaklarını" savunsa da İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partiler kilit bir konumda bulunuyor.

İsrail'deki parlamento seçimleri öncesinde, AA muhabirleri İsrail vatandaşı Filistinlilerin yaşadığı bölgelerde sokağın nabzını tuttu.

İsrail yönetimi altında yaşayan Filistinliler, zaman zaman üzerlerindeki baskıda yumuşama emareleri görülse de ayrımcı politikaların ve saldırıların hedefi oldu.

Bu durum, Tel Aviv yönetiminin "Orta Doğu'daki tek demokrasi" tanımlamasına karşın, Filistinliler için bu demokrasinin uygulanmadığı​​​​​​​ ve bu nedenle İsrail seçimlerinin kendileri için öneme sahip olmadığı düşüncesinin yerleşmesine yol açtı. Birçok Filistinli, gerek İsrail'in ayrımcı politikalarına meşruiyet kazandırmamak, gerekse de bir değişiklik olmayacağı düşüncesiyle geçmişte seçimleri boykot etti.

AA'nın mikrofon uzattığı bazı Filistinliler, "Burada bize demokrasi yok." diyerek konuşmaktan çekindiklerini ifade etti.

Hayatında bir kere oy kullandığını, ondan sonra hayatında bir değişiklik olmayacağı için​​​​​​​ bir daha oy kullanmayı düşünmediğini ve birçok Filistinlinin de kendisiyle aynı düşünceyi paylaştığını kaydeden Akka sakini Filistinli Muhammed Zidan, her dört senede bir kendilerinden oy toplamak için sahaya inen adayların "4 yılda bir gelen 29 Şubat'a benzediğini" belirterek teknolojinin geliştiği çağda herkesin farkındalığının arttığı ve bilgi sahibi olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Zidan, "Değişiklik olmayacak. Bir değişiklik olsa bile, daha kötüye doğru bir değişiklik olur." diye konuştu.

Mevcut hükümetin ırkçılığının özel bir duruma işaret etmediğine ve her zaman var olduğuna dikkati çeken Zidan, "İnsanların önünde 'Biz demokratız' falan diye oynarlar, ırkçılık yok derler; fakat ırkçılık hep yerinde duruyor." ifadelerini kullandı.

Bugüne kadar yapılan İsrail seçimlerinin kendisine bir fayda getirmediği için boykot etmeyi tercih eden Filistinlilerde, son 4 senede baskıyı artıran aşırı sağcı Netanyahu hükümetini devirmek için sandığa gitme fikrinin ağır basmaya başladığı dikkati çekti.

Çeşitli bölgelerdeki çok sayıda İsrail vatandaşı Filistinli, seçimleri bugüne kadar önemsemediğini, fakat bu seçimin diğerlerinden farklı olduğunu belirterek değişim için sandık başına gideceklerini belirtti.

Onlardan biri olan Akka esnafından Nasır Yunus, daha önce hiç oy kullanmadığını vurgulayarak, "Bu kez oy vereceğim, çünkü şu an mevcut olan hükümetin değişmesi gerekiyor." dedi ve mevcut hükümetin tekrar iktidara gelmesinden korktuklarını söyledi.

Yunus ile aynı düşünceleri paylaşan Karmel Dürzi topluluğundan Ammar Muhle, herkesin oy vermesi gerektiğini belirterek, "İsrail'deki durumun bir değişime ve düzeltilmeye ihtiyacı var. Geçmişteki seçimlerde pek fazla ilgilenmiyordum, ama bu sefer evet." diye konuştu.

Dürzi ve genel olarak Arap toplumunun büyük sorunlarla karşı karşıya olduğuna işaret eden Muhle, herkesin oy vermesi durumunda işlerin değişebileceğini kaydederek Arap toplumunu oy kullanmaya davet etti.

Hayfa sakini doktor Yusuf da, Arap toplumundaki şiddetin artmasına, sıkıntıların her alanda hissedilmesine ve mevcut hükümetin değişmesi gerektiğine işaret ederek şunları söyledi:

"Bence Arap sokağı bu kez oy vermeye gidecektir. Çünkü şiddet, geçim sıkıntısı ve günlük hayatın zorlukları gibi meseleler iş ortamını da etkiliyor. Dolayısıyla insanların bu kez oy vermeye gideceğini ve mevcut durumu değiştirmek isteyeceğini düşünüyorum."

Filistinli Said Cerhade ise her zaman oy kullandığını belirtse de bu seçimlerin diğer seçimlerden hiçbir farkı olmadığını, kendilerinin aynı hayatı yaşamayı sürdürdüğünü dile getirdi.

Buna karşın "Yıllardır bir fark görmedik ama inşallah bir fark olur." temennisinde bulunan Cerhade, "Dünyada var olabilmek ve en azından azınlık olarak söz sahibi olabilmek için oy vermeliyiz. (Mevcut hükümeti) Kesinlikle değiştirmeliyiz." diye konuştu.

Akkalı esnaf Muhammed Abud, evde beş oyları olduğunu ve herkesin oy kullanacağını belirterek, "Şimdi camia olarak (Filistinliler) hepimiz mecburen oy vermeliyiz, çünkü mevcut ırkçılığı ortadan kaldırmalıyız." ifadesini kullandı.

"Gördüğümüz şeyler çok büyük suçlar. Dünyaya saldırıyorlar, halkı dövüyorlar, arazileri yakıyorlar, zeytinlikleri yakıyorlar, koyunları çalıyorlar." diye konuşan Abud, "Bundan dolayı mevcut hükümeti değiştirmeliyiz." vurgusu yaptı.

İsrail, tarihinin en radikal hükümeti olarak gösterilen mevcut Netanyahu yönetimi döneminde, Gazze Şeridi'ne 75 bine yakın Filistinlinin ölümüne neden olan saldırılar düzenlerken, diğer bölgelerde de ırkçılığın ve faşizmin yükselişi Filistinlilerin hayatını yaşanmaz hale getirdi.

Bu süreçte Tel Aviv yönetimine karşı geniş katılımlı gösterilere sahne olan Sahnin beldesinden İmad Boşnak, "Seçimler çok önemli; Ekim 2023'ten sonra ırkçılık ve faşizm pek çok alanda arttı, durum çekilmez hale geldi." diye yakındı.

Boşnak, İsrail vatandaşı Filistinlilerin oy kullanması gerektiğine işaret ederek, "Burada Filistinli ulusal kimliğimizle, toprakların asıl sahipleri Araplar olarak aidiyetimiz ile ülkede yaşayan bir azınlık durumunda olmamızı birbirinden ayırmalıyız." ifadelerini kullandı.

İlk kez oy kullanacağını belirten Sahnin sakini Arin Ganayem de İsrail vatandaşı Filistinlilerin mecliste, hatta hükümette temsil edilmesi gerektiğine dikkati çekerek bunun için Arap toplumunun sandığa gidip oy vermesinin önemine işaret etti.

Akka esnafından Cucu, herkesin mutlaka değişim gerektiğinin farkında olduğunu​​​​​​​ belirterek "Bu seçimlerde oy vermeyenler azınlıkta kalacaktır." fikrini paylaştı.

Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.

İsrail vatandaşı Filistinliler, 27 Ekim seçimlerinde sandığa gitmek ile boykot etmek arasında kaldı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Milliyetçi Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.