İspanya Meclisi, hükümetin konut krizi kararnamelerini reddetti​​​​​​

İspanya Meclisi, ülkede son günlerde ana gündem maddesi olan konut krizinin çözümüne ilişkin azınlık sol koalisyon hükümetinin kabul ettiği iki kararnameyi oylamada reddetti.

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İspanya Meclisi, hükümetin konut krizi kararnamelerini reddetti​​​​​​

Hükümetin, 29 Eylül'deki Bakanlar Kurulu'nda kabul ettiği ve hemen Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren konut krizine karşı önlemleri içeren iki kararname, ana muhalefetteki sağ görüşlü Halk Partisi (PP), aşırı sağcı Vox ve Katalonya İçin Birlik (Junts) partileri tarafından reddedildi.

Böylece konut krizinin çözümüne ilişkin kararnameler, sadece iki gün yürürlükte kaldıktan sonra mecliste milletvekillerinin isimleri tek tek okunarak yapılan oylamada reddedilerek geçersiz kaldı.

Oylamada, ilk kararnameye meclisteki 350 milletvekilinden 178'i "hayır", 172'si "evet" oyu kullanırken, ikinci kararnamede 184 "hayır", 166 "evet" çıktı.

Katalonya'nın ayrılıkçı iç sorunlarına dair verilen vaatler karşılığında başlarda hükümete dışarıdan destek veren ancak son bir yıldır bunu geri çeken Junts, konut krizinde de sol koalisyonu desteklememeyi tercih etti.

Hükümetin kararnamelerine karşı tek bir kararnamenin ve kendi küçük isteklerinin kabul edilmesinde ısrarcı olan Junts'un Meclis Sözcüsü Miriam Nogueras, "Bu kararname, fonların satın almaya, spekülasyon yapmaya ve insanları evlerinden çıkarmaya devam etmesine izin veriyor. Hükümet, yalanları teşvik etmeye devam ediyor." suçlamasında bulundu.

Konut Bakanı Isabel Rodriguez de "İspanya gibi gelişmiş bir demokrasi, bir kişinin daha evinden tahliyesini kaldıramaz. Mari Carmen'in tahliyesi vicdanları uyandırdı, hepimizi gerçekliğin bir tokadı gibi sarstı." diyerek, kararnamelere "hayır" oyu verilmesine öncülük eden PP ve Vox'u "Avrupa'nın en kötü sağı" diye eleştirdi.

Rodriguez, hiçbir siyasi parti açısından bir kazanan olmadığını, asıl kaybedenin ise ülke demokrasisi ve konut krizine çözüm bekleyen İspanyollar olduğunu savundu.

Son olarak söz alan Başbakan Pedro Sanchez ise oy kullanma işleminden hemen önce yaptığı konuşmada, "Sizden, kamu sektörünün desteğine en çok ihtiyaç duyan sıradan insanları, milyonlarca genci, kiraları sürekli arttığı için acı çeken aileleri, ev sahibi olmadıkları için yaşlılığı korkuyla karşılayan emeklileri veya ebeveynleri evlerinden çıkarıldığı için yarın kıyafetlerinin, sırt çantalarının veya oyuncaklarının kaldırıma atıldığını görebilecek binlerce çocuğu düşünmenizi rica ediyorum. Bu kez sorumlu Troyka ya da bankalar olmayacak bizzat sizler olacaksınız." dedi.

Reddedilen kararnamelerden ilki, 31 Aralık 2028'den önce sona erecek kira sözleşmelerinin iki yıl uzatılması, evden zorunlu tahliyelerin 2030'a kadar durdurulması, sezonluk kiralamalar ve oda kiralamalarına yönelik yapısal düzenlemelerin yapılması, konut endekslerini aşan kira sözleşmelerinde sıfır kira artışı ve yüksek riskli yatırım fonlarının konut satın almasının 2028 yılına kadar yasaklanmasını içeriyordu.

En çok tepki çeken ikinci kararname ise kira sözleşmelerinin, tüketici endeksine göre yapılacak kira artışlarıyla süresiz, otomatik olarak yenilmesini ve bunu kabul etmeyen ev sahibinin kiracıya tazminat ödemesini öngörüyordu.

Hükümetin, mecliste onaylanması halinde 1 milyon 890 bin kira sözleşmesinden yararlanan yaklaşık 5 milyon kişiye fayda sağlayacağını söylediği kararnamelerin reddinin ardından ülkenin siyasi geleceği de belirsizliğe girdi.

Başbakan Pedro Sanchez'in, konut krizinde diğer siyasi partileri ikna edememesinden dolayı erken seçime gitme kararı alması bekleniyor.

İktidarın büyük ortağı ve Sanchez'in liderliğini yaptığı Sosyalist İşçi Partisi'nin (PSOE) üst düzey yönetiminin, İspanyol basınına yaptığı açıklamalarda, mevcut durumda erken seçimin kaçınılmaz olduğunu savundu.

Basında, İspanyolların 29 Kasım'da sandığa gideceği iddia edildi.

Diğer yandan konut krizinin görüşüldüğü anlarda meclis binası dışında gösteriler yapıldı.

Polisin geniş güvenlik önlemleri altında yapılan gösterilerde, konut krizine karşı acil çözüm ve genel grev çağrıları yapıldı.

Başkent Madrid'deki Sol Meydanı'nda 26 Eylül'den itibaren çadırlar kurarak sabahlayan yüzlerce kişinin eylemi de devam etti.

Kiracı Sendikaları Konfederasyonu, Sol Meydanı'ndaki kamp kurma eyleminin yarın sona ereceğini ve ülke genelinde büyük şehirlerde konut krizine karşı gösteriler yapılacağını duyurdu.

Son yıllardaki anketlerde İspanyolların öncelikli sorunu olarak çıkan konut krizi, 23 Eylül tarihinde Madrid'deki 87 yaşındaki bir kadının evden zorla çıkarılmasıyla ülke genelinde yeni bir boyuta taşınmıştı.

Konut krizinde sembol haline gelen, 70 yıldır kirada oturduğu evden, mahkeme kararı ve polis zoruyla çıkartılan Mari Carmen, kontrol amaçlı hastanede kalmaya devam etse de, avukatı, Madrid Belediyesi ve Urbangestion adlı emlak yatırım şirketi arasında varılan anlaşmanın ardından taburcu olduktan sonra evine geri dönebileceği açıklanmıştı.

Mari Carmen, varılan anlaşma gereği 8 yıllık yeni bir kira kontratı imzalayarak, kira bedeli olarak kazancının (emekli maaşı) yüzde 30'unu ödeyecek.

Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.

İspanya Meclisi, hükümetin konut krizi kararnamelerini reddetti​​​​​​
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Milliyetçi Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.