
KKTC’nin Girne limanı açıklarında 30 Ağustos’ta batan yolcu gemisinde kayıp 13 kişi, denizin 550 metre derinliğinde aranmaya devam edilirken, 8 mürettebat ve bir şirket yetkilisinin yargılandığı davanın 5. duruşması dün yapıldı. Girne’deki duruşmaya, Kaptan Mustafa Öz, Kaptan Yardımcısı Merve Nur Seraslan, 6 mürettebat ve batan Filojet adlı katamaranın bağlı olduğu şirketin bir yetkilisi, toplam 9 tutuklu sanık katıldı. Sanıklar, “Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla yargılanıyor.
HASAR İSKELE BAŞ BODOSLAMADA
Soruşturmayı yürüten polis müfettiş muavini Mehmet Mannaş, faciada 15 kişinin cansız bedenine ulaşıldığını, 13 kişinin ise halen kayıp olduğunu belirterek, “Optimus Prime” adlı geminin arama çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti. Mannaş, geminin sol ön tarafındaki hasara ilişkin yardımcı kaptanın cep telefonunda bulunan WhatsApp yazışmaları ve 17 Haziran tarihli fotoğraflarla ilgili mürettebatın gönüllü ifade verdiğini söyledi.
Görüntülerin bağımsız bir mühendis ile üç kaptana inceletildiğini kaydeden Mannaş, alınan görüşlerde denizcilik tabiriyle “iskele baş bodoslama” olarak adlandırılan bölümün zarar gördüğünün belirtildiğini aktardı.
BOYA, SİLİKON VE YAPIŞTIRICIYLA…
Uzmanların, hasarın limanda mürettebat tarafından değil, tersanede uzman kişiler tarafından onarılması gerektiği yönünde görüş bildirdiğini ifade eden Mannaş, soruşturmada tamiratın Girne Limanı’nda, kaptanın emriyle mürettebat tarafından yapıldığının tespit edildiğini söyledi. Filo Denizcilik şirketinde yapılan araştırmada, gemideki hasarın tamiri için kullanılan bazı malzemelerin KKTC’den temin edildiğinin, şirketin muhasebe kayıtlarından saptandığını kaydeden Mannaş, bu malzemeler arasında boya, silikon ve ikili yapıştırıcı bulunduğunu belirtti. Mahkeme, dokuz zanlının bir sonraki duruşmalarına kadar 7 gün daha tutuklu kalmasına karar verdi.
AİLELER: KAZA DEĞİL CİNAYET
Mahkeme önünde, faciada kaybolan ve hayatın kaybedenlerin aileleri ‘adalet’ talebiyle eylem düzenledi. Ellerinde, ölen ve kayıp ilan edilen yakınlarının fotoğraflarını taşıyan aileler, “Kaza Değil Cinayet”, “Ölmediler Öldürdüler”, “Hayallerini Aldılar”, “Adalet İstiyoruz”, “Yüreğimiz Yanıyor” yazılı dövizler taşıdı. Faciada annesini kaybeden Dilek Özbilen, aileler adına yaptığı basın açıklamasında, “Bizler hâlâ kayıp yakınlarımızdan gelecek bir haberi bekliyoruz. Herkes evinde rahatça uyurken, biz aileler liman sokağında çocuklarımızın, kardeşlerimizin, eşlerimizin, annelerimizin ve babalarımızın cenazelerini bekliyoruz. Biz burada taşkınlık yapmıyoruz. Biz kavga çıkarmıyoruz. Biz sadece bilgi istiyoruz” dedi.
KKTC BAŞBAKANI AÇIKLADI: ENKAZDA CENAZE KALMADI
KKTC Başbakanı Ünal Üstel gemi faciasında denizin 550 metre derinliğindeki batıkta cenaze kalmadığını, enkazda bulamasalar da kayıp 13 kişiyi arama çalışmalarına devam edeceklerini açıkladı. Ünal Üstel, enkazın tamamen arandığını belirterek “Gemide her metrekare, çanta ve koltuk incelendi, ulaşılmamış alan kalmadı. İçeride başka naaşa rastlanmadı. Arama çalışmalarına havada, karada ve denizde devam edeceğiz” dedi.
Üstel, Türk donanmasından sonra özel bir şirketten kiralanan kurtarma gemisinin de enkazda arama yaptığını hatırlatarak, geminin kara kutusunun da (VDR-Voyage Data Recorder-Sefer Veri Kaydedicisi) çıkarıldığını ve teknik inceleme yapılması amacıyla soruşturmayı yürüten polise teslim edildiğini kaydetti.
Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.