
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması" programında konuştu. Gündeminde son günlerde peş peşe gelen okul saldırıları vardı. Erdoğan 'tekno oligark' terimini kullanarak gençleri ve ebeveynleri uyardı:
Teknolojinin hızla değiştiği, ilerlediği günümüz dünyasında gelecek yıllarda hangi alanlara odaklanacağız? Asimetrik tehditler karşısında gençlerimizin maneviyatını nasıl koruyacak, kökleriyle bağlarını muhafaza etmelerini nasıl sağlayacağız? Daha fazla öğrencinin eğitimine nasıl katkı verecek, gençlerimizin kendi yeteneklerini keşfetmesine nasıl yardımcı olacağız? Bilimde, teknolojide, kültür ve sanat alanlarında kendi ruh kökümüzden beslenen ürünler, eserler ve çalışmalarla çağa nasıl damga vuracağız? Küresel kültür dayatmaları karşısında milli kimliğimizi nasıl koruyacağız? Bu sorulara vereceğimiz cevaplar önümüzdeki dönemi şekillendirecektir.
Dünyanın nereye doğru sürüklendiğini hiçbirimiz kestiremiyoruz. Teknolojinin hayatımız üzerindeki etkisi her geçen gün büyüyor. Yapay zekâ ile birlikte hayatımızda köklü değişimler yaşanıyor. Kendini seçilmiş gören, kendini diğer insanlardan üstün gören tekno oligarklar sadece şu anki hayatımıza değil, geleceğimize de yön vermek; anlayışları ve çıkarları doğrultusunda biçimlendirmek istiyorlar. Dünyayı keyiflerince at oynatabilecekleri bir oyun alanı olarak gören bu tekno oligarkların hedef kitlesini ise gençlerimiz oluşturuyor. Son günlerde okullarımızda meydana gelen üzücü hadiseler bize bu zihniyetin saçtığı zehirli tohumların nasıl bir tehdit olduğunu göstermiştir. Irkçılığı körükleyen, hedonizmi teşvik eden, hiçbir kural ve sınır tanımayan bu yeni nesil elitler karşısında ne yapacağımız, nasıl duracağımız, evlatlarımızı bunlardan nasıl koruyacağımız çok ama çok önemlidir.
TEKNOFEST GENÇLİĞİ EN BÜYÜK GÜVENCEMİZ
Tekno oligarkların insanı, tabiatı, gökyüzünü, hatta ve hatta uzayı metalaştıran tahakkümcü zihniyeti karşısında en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği olacaktır. Elbette İlim Yayma gençliği olacaktır. Ortak hedefimiz; teknolojiyi insan merkezli kullanan ve geliştiren böyle bir gençliğin yetişmesini sağlamaktır. Bu gençlik karşımda. Daha çok okuyan, daha çok düşünen, daha çok üreten; ama bütün bunları yaparken vicdanını ve insanlığını koruyan, milli ve manevi değerlerini kendine rehber edinen bir neslin yetişmesine katkı sunmaktır.
MESELE KİMLİĞİMİZİ KAYBETMEDEN İLERLEMEK
İlim Yayma Cemiyetimizin 75'inci kuruluş yıldönümünü "Bir Mirasın Hafızası, Bir Geleceğin İnşası" temasıyla idrak etmesini fevkalade isabetli buluyorum. Çünkü İlim Yayma; değerlerinden kopmadan, tarihine yabancılaşmadan, kimliğini inkâr etmeden özgüvenli bir şekilde istikbale yürümenin adıdır. İlim Yayma; umutsuzluğa kapılmak yerine ümitvar olmanın adıdır. Mesele bu. Köklerimizden kopmadan yenilenmek. Mesele kimliğimizi kaybetmeden ilerlemek. Mesele medeniyet değerlerimize sırtımızı dönmeden çağın imkânlarını kuşanmak. Bizim yolumuz da istikametimiz de budur. Bu milletin, ümmetin hayrına daha nice işler başaracaksınız.
ENGEL KOYANA FIRSAT YOK
Ülkenin ve milletin hayrına olan her işe engel koyanlar 75 sene olduğu gibi bugün de yarın da olacaktır. Tam 75 yıldır yanan bu ilim irfan ocağını söndürmek için ellerinden geleni yapanlar çok iyi biliyoruz ki bundan sonra da boş durmayacaktır. Allah'ın izniyle onlara bekledikleri fırsatı hiçbir zaman vermeyeceğiz. Rabbimin şu müjdesini kendimize rehber edinerek kavline ve davasına sadık nesillerin yetişmesi için mücadeleye hep beraber devam edeceğiz: Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız üstün gelecek olan sizsiniz.
SEVGİLİ GENÇLER BEN SİZE İNANIYORUM
Nesiller boyunca elden ele kutlu bir emanet gibi onurla taşınan bu bayrağı inşallah bizler de şanla, şerefle taşıyacak, daha azametli dalgalanması için bizden sonrakilere teslim edeceğiz. Sevgili gençler; ben sizlere inanıyorum. Gözlerinizdeki ışıltı bana bu ümidi veriyor. Onun için de usanmadan bu yola devam edeceğiz. Biz devlet ve millet olarak tarihinden ilham alan, cesaret alan, güç alan bir karaktere sahibiz. Kuşkusuz bizim en büyük hazinemiz insandır. En büyük mirasımız şuurlu, sağlıklı, vatanını ve milletini tutkuyla seven iyi yetişmiş gençler olacaktır. İnsan yetiştirmek; emek ve sabır isteyen uzun soluklu bir uğraştır. Nasıl bizler ve evlatlarımız tam 75 yıl önce atılan tohumların meyvelerini topluyorsa, bugün toprağa serpilecek tohumlar da çeyrek asır sonra, yarım asır sonra meyveye duracaktır.
İLİM YAYMA NESİLLERİ İHYA EDİYOR
İlim Yayma Cemiyeti; 192 şubesi, 153 yurdu ve 122 eğitim merkeziyle Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek nesilleri ihya etmeyi sürdürüyor. Temel eğitimden yükseköğretime kadar uzanan son derece kuşatıcı ve başarılı bir sistemle hamdolsun çalışmalarına devam ediyor.
TÜRKIYE'NİN TARİHİ…
Her ne kadar 1951 yılında kurulmuş olsa da İlim Yayma Cemiyeti'nin tarihi, aynı zamanda Türkiye'nin tarihidir. İlim Yayma'nın kuruluş felsefesi, Türkiye'nin var olma felsefesidir. İlim Yayma'nın nihai hedefi, Türkiye'nin asırlık gayesidir.
NUMAN KURTULMUŞ: VARLIK İÇİNDEYİZ AMA SINAMALARIMIZ DAHA BÜYÜK
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İlim Yayma Cemiyeti'nin 75 yıllık başarı öyküsüne dikkati çekerek, cemiyetin Türkiye'nin en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olduğunu söyledi. Geçmişte cemiyete hizmet eden isimleri rahmet ve şükranla anan Kurtulmuş, "Allah onların duasını kabul etti ve Türkiye bugün bu noktaya geldi. İlim Yayma camiası, şerleri defeden, hayırları fetheden bir camiadır" dedi. Geçmişte yokluk ve kıtlık şartlarında büyük mücadeleler verildiğini belirten Kurtulmuş, "Şimdi bizim önümüzde yepyeni bir yol, daha zor bir yol var. Varlık içindeyiz ama sınamalarımızın, sorumluluklarımızın daha büyük olduğunu görüyoruz" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, İlim Yayma Cemiyeti'nin yalnızca Türkiye'nin değil, ümmetin ve insanlığın da cemiyeti olduğunu kaydetti.
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin