
Usulsüz vatandaşlık soruşturmasının ikinci dalgası 21 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, muvazaalı gayrimenkul satışlarının incelendiği operasyonda 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını ve 72 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı.
Soruşturma İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülüyor. İncelemeler, gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırıldığı iddiasına ilişkin işlemleri kapsıyor.
Soruşturmanın ikinci aşamasında Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden gerçekleştirilen gayrimenkul satışları incelendi. Bu kapsamda 734 yabancı uyruklu kişiye yapılan satışlar değerlendirildi.
İnceleme sonucunda 274 satış işleminin muvazaalı olduğu tespit edildi. Söz konusu işlemlerin toplam büyüklüğünün 3,5 milyar TL'yi aştığı bildirildi.
Yetkililerin incelemesine göre bu işlemler sonucunda aile bireyleriyle birlikte 1.070 kişi usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı edindi. 11 kişinin ise vatandaşlık edinme sürecinin devam ettiği belirlendi.
Operasyon kapsamında şüphelilerin adresleri ile şirketlerde bulunan dijital materyallere el konuldu. Malvarlıklarına yönelik de kapsamlı tedbir kararları uygulandı.
Soruşturma kapsamında 2.011 taşınmaz, bir otel, 86 motorlu araç, 2 yat ve 42 banka hesabı hakkında tedbir uygulandı. Ayrıca 30 şirkete el konularak kayyum atandı.
Usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığı tespit edilen kişilerin vatandaşlıklarının iptali için gerekli idari süreç de başlatıldı.
Soruşturmanın ilk dalgasında Babacan İnşaat bağlantılı işlemler incelenmişti. Düşük bedelli gayrimenkullerin gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporlarıyla satıldığı tespit edilmişti.
İlk aşamada 687 kişinin usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığı belirlenmiş ve vatandaşlıklarının iptaline yönelik süreç başlatılmıştı. İkinci dalgada ise üç şirket üzerinden gerçekleştirilen satış işlemleri mercek altına alındı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, açıklamasında soruşturmanın kamu zararının ortaya çıkarılması, suçtan elde edilen kazancın izlenmesi ve vatandaşlık hukukunun korunması amacıyla sürdürüldüğünü bildirdi. Gürlek, sürecin hukuki imkanlar kullanılarak devam edeceğini ifade etti.