
Sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmeler ve tasfiye sürecine alınan bazı yatırım fonlarına ilişkin gündem, ekonomi yönetiminin başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda ele alındı. Yatırımcıların haklarının korunması, tasfiye sürecinin hızlandırılması ve ödemelerin gerçekleştirilmesine ilişkin atılacak adımlar değerlendirilirken, sermaye piyasalarındaki denetim mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik yeni düzenlemeler de gündeme geldi.Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:“Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında ekonomi kurmayları ve ilgili kurumların üst düzey yöneticilerinin katılımıyla bir eşgüdüm toplantısı düzenlenmiştir. Toplantıda, sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmeler değerlendirilmiş, katılımcılar görev alanlarıyla ilgili yürütülen çalışmalar, alınan ve alınacak tedbirler hakkında Sayın Cumhurbaşkanımıza bilgi arz etmişlerdir. Sayın Cumhurbaşkanımız, tasfiyesine karar verilen fonlarla ilgili çalışmaların titizlikle sürdürülmesinin, sermaye piyasası kuralları çerçevesinde yatırımcıların haklarının korunmasının, ödemelerin adil, sağlıklı ve mümkün olan en kısa sürede yapılmasının temel öncelikleri olduğunu vurgulamıştır.”GERÇEKLEŞEN TOPLANTIDA MEVCUT DURUMA YÖNELİK 5 MADDE ÖN PLANA ÇIKTI1- Fon Koordinasyon Kurulu: Tasfiye sürecinin hızlı ve düzenli yürütülmesi için yeni bir koordinasyon kurulu oluşturuldu.2- DDK incelemesi: DDK (Türkiye Cumhuriyeti Devlet Denetleme Kurulu), son dönemdeki yatırım fonu işlemlerini incelemek ve denetlemek üzere süreç başlattı.3- Şirket ve banka devri: Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası’nın Türkiye Emlak Katılım Bankası’na devriyle ilgili süreç hakkında bilgi verildi.4- Yatırımcılara ödeme: SPK (Sermaye Piyasası Kurulu), tasfiye edilen fonlardaki yatırımcılara mevcut varlık ve likidite durumuna göre ödeme yapılması için bir plan hazırladı.5- Yeni düzenlemeler: Benzer sorunların tekrar yaşanmaması için sermaye piyasalarında denetim ve işleyişi güçlendirecek yeni düzenlemeler yapılması planlanıyor.Açıklanan adımların yatırımcılar açısından ne ifade ettiği, tasfiye sürecinin nasıl ilerleyeceği ve alınan kararların sermaye piyasalarına olası etkileri merak konusu. Uzmanlara, sürecin yatırımcılar açısından ne anlama geldiğini, yeni oluşturulan mekanizmaların nasıl işleyeceğini ve benzer sorunların önüne geçmek için hangi adımların atılması gerektiğini sordum.YATIRIMCI AÇISINDAN SÜREÇ NE ANLAMA GELİYOR? “‘ADİL’ İBARESİ ÖNEMLİ BİR MESAJ VERİYOR”Yapılan açıklamada yatırımcıların haklarının korunacağı ve ödemelerin ‘adil, sağlıklı ve mümkün olan en kısa sürede’ yapılacağı belirtiliyor. Burada yatırımcı açısından bu ifadeler pratikte ne anlama geliyor?“Sürecin en hızlı biçimde değil, olabilecek en hızlı şekilde ilerleyeceği çıkarımını yapabiliriz” diyen Inveo Portföy Fon Yönetim Müdürü ve aynı zamanda Bigpara yazarlarından Eral Karayazıcı, “Optimal olan, ödemelerin olabilecek en kısa sürede değil, görece en düşük kesinti ile gerçekleştirilmesi. Şüphesiz bunu belirleyecek olan da tasfiye olacak fonlarda bulunan varlıkların görece normale yakın değerlerden satılabilmesi olacak. Bu da telaşla mümkün değil. Yatırımcıların menfaati adına tasfiyeyi gerçekleştirecek kuruluşlara anlamlı bir süre verilmesi doğru olacak” ifadelerini kullandı.“Açıklamada yer alan ‘adil’ ibaresi, hakları ödenecek yatırımcılar seçilirken, fon dolandırıcılığına bir şekilde bulaşmış kişilerin ayıklanacağı anlamını içeriyor” diyen Avukat Ali Kemal Atçeken, “Bununla birlikte, olayın finansal boyutu da nazara alınarak, hazine olanakları çerçevesinde ödemelerin mümkün olan en kısa sürede olmak kaydıyla belirli bir zaman aralığında yapılacağı anlamını çıkarmak mümkün” dedi.FONLARIN TASFİYESİNDE KOORDİNASYON DÖNEMİFon Koordinasyon Kurulu’nun oluşturulduğu açıklandı. Bu kurulun tasfiye sürecindeki somut görevi ne olacak ve mevcut süreçte neden böyle bir koordinasyona ihtiyaç duyuldu?Konunun çok yönlü ve pek çok kamu kurumunun bu süreçte etkin olacağını söyleyen Eral Karayazıcı, “Optimal bir hızı sağlayabilmek ve kurumlar arasında ahengi oluşturmak adına bu kurula ihtiyaç duyulduğunu düşünüyorum” dedi.
İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tasfiyesine karar verilen fonlarla ilgili çalışmaların titizlikle sürdürülmesinin, sermaye piyasası kuralları çerçevesinde yatırımcıların haklarının korunmasının, ödemelerin adil, sağlıklı ve mümkün olan en kısa sürede yapılmasının temel öncelikleri olduğunu vurguladığı aktarıldı. Aynı açıklamada; 'Tasfiye sürecinin yatırımcıların meşru hakları ve kamu yararı gözetilerek hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla, genel koordinasyonu sağlamak üzere, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulmuştur' değerlendirmesine de yer verildi. Bu açıklamadan hareketle, Fon Koordinasyon Kurulunun amacının başvuruları değerlendirmek, kime ne kadar ve hangi zaman diliminde ödeme yapılacağını belirlemek olduğunu söylemek mümkün.
DDK İNCELEMESİ YATIRIMCILAR AÇISINDAN NE SAĞLAYABİLİR?DDK’nın sermaye piyasalarındaki son dönem yatırım fonu işlemlerine ilişkin inceleme ve denetim başlattığı belirtiliyor. DDK incelemesi özellikle hangi sorulara yanıt verebilir?Bu durumun iki yönden etkisinin görülebileceğinin altını çizen Eral Karayazıcı, “İlki yaşanan büyük sorunun gerekçeleri ve sorumlularının tespitinde katkı sağlaması muhtemel. İkincisi ise bununla bağlantılı olarak, fon piyasasında gerçekleşen fiillerden haksız kazanç sağlayanlar belirlendikçe mal varlıklarına rücu edilerek tasfiye sürecinde yatırımcı lehine değerlendirilebilecek kaynaklara erişim söz konusu olabilir” şeklinde konuştu."Devlet Denetleme Kurulu, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak idari işlemlerin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli yürütülmesinin sağlanması amacıyla inceleme, araştırma ve denetlemeler yapan yüksek bir denetim organıdır. Burada şu hususu vurgulamak gerekiyor. Yargı organlarının işlem ve kararları DDK’nın görev alanı dışındadır" diyen Kemal Atçeken, şöyle devam etti:"DDK’nın görev ve yetkilerinden hareketle, DDK'nın, yargı süreçlerine müdahale etmeden, kamuoyunda fon dolandırıcılığı olarak bilinen işlemlerde sorumluluğu ve ihmali olan kişi ve kurumların kimler olduğunun, zararın miktarının, bu işlemler sebebiyle mağdurların kimler olduğunun, mağduriyetin miktarının, kime hangi zaman dilimi içerisinde ne kadar ödeme yapılacağının, bu ödemelerin nerelerden karşılanacağının, bu işlemler yoluyla haksız kazanç elde edenlerin, kazanç yöntemlerinin, bu tarz usulsüzlüklerin önüne geçilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi adına çalışmalar yürüteceğini söylemek mümkün."YENİ DÖNEMDE BELİRLEYİCİ OLAN KURALLAR DEĞİL, UYGULAMA OLACAKAçıklamada, benzer durumların tekrar yaşanmaması için sermaye piyasalarının işleyişi ve denetim mekanizmalarının güçlendirileceği ifade ediliyor. Uzman gözüyle, burada değiştirilmesi gereken temel mekanizmalar neler? Nasıl değerlendirirsiniz?Bu soruma “Doğrusu 28 Ağustos tarihinde yayınlanan yeni fon mevzuatı fazlası ile yeterli. Ben bu konuda fazla bir değişiklik olacağını sanmıyorum” cevabını veren Eral Karayazıcı, şöyle devam etti:– Yeni dönemde kurallardan ziyade uygulamanın dinamizmini sağlayacak unsurlar devreye sokulacaktır. Fon piyasasında yaşanan şeyi depreme benzetirsek, ne yazık ki ağır bir yıkım gerçekleşti ve hasar olan çok sayıda yatırımcı var. Öncelik elbette onların olabilecek en düşük maliyetle bu süreci geride bırakmaları için çaba sarf etmek olacak.– Fay hattında biriken bu enerji piyasa profesyonelleri için sürpriz değildi sadece zamanlamasını tahmin etmek güçtü. Artık enerji boşaldı ve görünen gelecek adına dikkate değer bir risk kalmadı. Sermaye piyasalarının doğa olayları ile farkı; fay hattındaki enerjinin oluşmasını engellemek mümkün ve bence bu konuda ileride belirleyici faktör kural seti değil uygulama olacak. Önümüzdeki yıllarda en anlamlı değişikliğin bu açıdan gerçekleşeceğini düşünüyorum.