Dil eğitiminde yapay zekâ stresi bitiriyor

Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre, yapay zekâ ile İngilizce pratik yapmak öğrencilerin konuşma stresini büyük ölçüde azaltıyor. Hata yapma ve yargılanma korkusu hissetmeyen öğrenciler, yapay zekâyla konuşurken arkadaşlarına kıyasla kendilerini çok daha rahat ifade ed

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dil eğitiminde yapay zekâ stresi bitiriyor

İngilizce konuşurken öğrenciyi zorlayan yalnızca kelimeler ve dil bilgisi kuralları değil. Hata yapma, anlaşılmama ve başkaları tarafından değerlendirilme endişesi de konuşmanın önüne geçebiliyor. Peki, karşıdaki kişi bir arkadaş yerine yapay zekâ olduğunda öğrenci kendisini daha rahat hissediyor mu?

Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Kadriye Dilek Bacanak ile öğretmen Sara Ghanbarzadeh, bu sorunun yanıtını araştırdı. Dil öğretimi, sınıf içi iletişim ve sözcük bilgisi üzerine çalışan Prof. Dr. Bacanak’ın ortak yazarı olduğu araştırmada, öğrencilerin İngilizce konuşurken yaşadıkları kaygının konuşma partnerine göre nasıl değiştiği incelendi.

İngilizce hazırlık programında B1 düzeyinde eğitim alan, 18-28 yaşlarındaki öğrencilerin katıldığı çalışma İngilizce öğretimi, dilbilim ve edebiyat alanlarında araştırmalar yayımlayan Journal for Research Scholars and Professionals of English Language Teaching (JRSP-ELT) dergisinde yer aldı.

Araştırmada öğrenciler iki gruba ayrıldı. Bir gruptakiler arkadaşlarıyla eşleşerek İngilizce konuşma pratiği yaptı. Diğer gruptakilerin konuşma partneri ise ChatGPT oldu. Her iki gruba da günlük yaşamda karşılaşabilecekleri, aşina oldukları konular verildi. Konuşmalar hem resmî hem de gündelik durumları kapsıyordu. Öğrencilerden hazırlıksız biçimde konuşmaları istenmedi; iki gruba da konular önceden bildirildi ve iki gün hazırlık süresi tanındı. Uygulamanın öncesinde ve sonrasında yapılan anketlerle öğrencilerin konuşma kaygısı ölçüldü. Böylece araştırmacılar, aynı tür görevleri farklı konuşma partnerleriyle yapan öğrencilerin kaygı düzeyindeki değişimi karşılaştırdı.

Konuşma pratiğinin ardından her iki grubun da ortalama kaygı puanı düştü. Ancak ChatGPT ile çalışan gruptaki düşüş daha belirgindi. Yapay zekâyla konuşan öğrencilerin ortalama kaygı puanı 93.57’den 80.43’e geriledi. Arkadaşlarıyla konuşan öğrencilerde ise 95.43 olan kaygı düzeyi sınırlı bir düşüşle  92.43’e geriledi.

Kullanılan ölçekte puanın düşmesi, öğrencinin daha az kaygı yaşaması anlamına geliyor. Araştırmacılar, öğrencilerin uygulama öncesindeki kaygı düzeylerini de hesaba kattı. Bu karşılaştırmada da ChatGPT grubunun konuşma öncesi duydukları kaygı da daha düşüktü.

Prof. Dr. Bacanak’a göre, öğrencinin karşısında kendisini değerlendirebilecek gerçek bir insanın bulunması kaygı düzeyini artırıyor. Özellikle kendisinden daha iyi İngilizce konuşan kişilerin yanında hissedilen baskı, yapay zekâyla pratik sırasında hafifliyor. Çalışmanın sonuç bölümünde, öğrencilerin hata yapma ihtimaline rağmen konuşabilmesinin ve gerektiğinde rahatça yardım isteyebilmesinin önemine dikkat çekiliyor ve yapay zekâ ile konuşmanın öğrencinin kendisini daha rahat ve özgüvenli hissetmesine yardımcı olabildiği belirtiliyor.

Dil eğitiminde yapay zekâ stresi bitiriyor

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Milliyetçi Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.