Danıştay Altıncı Dairesi, İstanbul’un Beşiktaş ilçesi Etiler Mahallesi’ndeki bir yapıya ilişkin yapı kayıt belgesinin iptaliyle ilgili davada önemli bir karar verdi.
Karara konu olayda, 578 ada 10 parselde bulunan yapı için 4 Ocak 2019 tarihli yapı kayıt belgesi düzenlendi. Söz konusu belge, İstanbul Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından 2 Mart 2023 tarihinde iptal edildi. İptal işlemi parsel malikine 31 Mart 2023 tarihinde tebliğ edildi.
Yapının kiracısı olan RMA Tourism Gıda İşletmeleri AŞ tarafından söz konusu işlemin iptali istemiyle dava açıldı.
Davacı, yapı kayıt belgesinin iptali ile buna bağlı işlemlerin iptali istemiyle 9 Mayıs 2023'te İstanbul 7. İdare Mahkemesinde dava açtı.
Mahkeme, yapı kayıt belgesi ile yapı tatil tutanağına yönelik işlemlere karşı ayrı dilekçelerle dava açılması gerektiği gerekçesiyle dilekçenin reddine karar verdi.
Bunun üzerine davacı 26 Temmuz 2023'te yeniden dava açtı. İstanbul 7. İdare Mahkemesi ilk aşamada davanın kabulüne ve ilgili işlemlerin iptaline karar verdi.
Ancak İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi, 21 Ocak 2025 tarihli kararıyla ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak davayı süre aşımı nedeniyle reddetti.
Danıştay Başsavcılığı, söz konusu kararın kanun yararına temyiz edilmesi isteminde bulundu.
Danıştay Altıncı Dairesi de incelemesinde, davacının ilk davasını 9 Mayıs 2023 tarihinde, yani ilgili işlemin tebliğinden itibaren öngörülen 60 günlük dava açma süresi içerisinde açtığına dikkat çekti.
Kararda, ilk davada dilekçenin reddedilmesinin ardından 26 Temmuz 2023 tarihinde yenilenen dilekçenin yeni bir dava tarihi olarak kabul edilmesinin doğru olmadığı belirtildi.
Danıştay, “davacı tarafından, 2577 sayılı Yasanın 7 ve 8. maddelerinde öngörülen yasal dava açma süresi içinde (60 gün) İstanbul 7. İdare Mahkemesinde E:2023/1150 sayılı dosyasında açılan dava tarihinin esas alınması gerekirken” ikinci dava tarihinin esas alınarak davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna vardı.
Danıştay Altıncı Dairesi, Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz istemini kabul etti.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 21 Ocak 2025 tarihli kararı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozuldu.
Ancak Danıştay kararında, kanun yararına bozmanın kesinleşmiş mahkeme kararının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmadığı da vurgulandı.
Karar, 22 Haziran 2026 tarihinde oy birliğiyle verildi ve bugün Resmi Gazete'de yayımlandı.