![]()
Anadolu Ajansının (AA), köklü eğitim kurumlarının geçmişini, mimari özelliklerini ve yetiştirdiği kuşakları ele aldığı "Asırlık Mektepler" dosyasının bu bölümünde, Cumhuriyet ile yaşıt Ankara Lisesi'nin 103 yıllık eğitim yolculuğu ele alındı.
Bugünkü adıyla Ankara Lisesi, "Ankara Kız Lisesi" adıyla 11 Ekim 1923'te Hacı Bayram Mahallesi'ndeki bir evde 79 öğrenciyle eğitim öğretime başladı.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında kız çocuklarının eğitim imkanlarının geliştirilmesine yönelik atılan adımların başkentteki önemli örneklerinden olan okulun öğrenci sayısı kısa sürede arttı. 1924'te 115'e ulaşan öğrenci sayısı nedeniyle mevcut bina yetersiz kalınca okul, bugünkü Anafartalar Lisesinin bulunduğu yerdeki binaya taşındı. Öğrenci sayısının 1927'de 400'e ulaşmasının ardından okul için yeni bir bina yapılması gündeme geldi.
Ankara'nın Namazgah olarak bilinen bölgesinde, bugünkü tarihi okul binasının yapımına 1930'da başlandı.
Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde Ankara'daki önemli eğitim yapılarının tasarımında görev alan Avusturya ve İsviçre kökenli mimar Ernst Arnold Egli tarafından projelendirilen bina, 1935'te tamamlandı.
Egli'nin yapıya verdiği hafif kavisli form dolayısıyla bina "ana kucağı" tasarımıyla anıldı. Binanın tasarımında dersliklerin güneş ışığından yararlanması ve akustik özellikleri de dikkate alındı.
Cumhuriyet'in ilk döneminin simge yapılarının bulunduğu bölgede yükselen okul, böylece başkentin yeni eğitim ve kültür merkezlerinden biri haline geldi.
Cumhuriyet tarihinin ilk eğitim yapılarından biri olan bina, ilerleyen yıllarda "tarihi bina" olarak tescillenerek koruma altına alındı.
Kuruluşundan itibaren yalnızca kız öğrencilerin eğitim gördüğü okul, 1976'ya kadar "Ankara Kız Lisesi" adıyla faaliyetlerini sürdürdü. Okul, 1976'da erkek öğrencilerin de kabul edilmesiyle karma eğitime geçti ve "Ankara Lisesi" adını aldı.
1976-2005 yıllarında genel lise olarak faaliyet gösteren okul, 2005-2006 eğitim öğretim yılından itibaren Anadolu lisesi statüsünde eğitim vermeye başladı.
Milli Eğitim Bakanlığınca 2018'de merkezi sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumları arasına dahil edilen Ankara Lisesi, bugün de tarihi binasında eğitim öğretim faaliyetlerini sürdürüyor.
Ankara Lisesi Müdürü Zeki Erdugan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, okulun "Ankara Kız Lisesi" adıyla 1976'ya kadar yalnızca kız öğrencileri kabul ettiğini, bu tarihten sonra karma eğitime geçerek Ankara Lisesi adını aldığını ve erkek öğrenci kabul etmeye başladığını bildirdi.
Lisenin, Cumhuriyet tarihinin en önemli eğitim kurumlarından biri olduğunu vurgulayan Erdugan, okulun Cumhuriyet'in ilk yıllarında kadınların eğitiminde çok büyük rol üstlendiğini söyledi.
Atatürk'ün okula özel önem verdiğini ve kadınlara vatandaşlık dersleri verdiğini aktaran Erdugan, şöyle devam etti:
"Atatürk, dönem dönem boş zamanlarında Kız Lisesi öğrencileriyle akşam sohbetlerinde bulunuyor ve aslında bu sohbetler esnasında birçok önemli kararlar bu okulda alınıyor. Özellikle kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi öncesindeki ilk konuşmalar burada yapılıyor. Atatürk kız öğrencilerle bir akşam sohbetinde onlara soruyor; 'Kızlar mebus olmak ister misiniz? Yönetim kademelerinde görev almak ister misiniz?' Kızlar da büyük bir heyecanla 'Evet' diyor. Yüksek bir sesle eveti duyunca ve Atatürk gözlerinde kızların o heyecanını görünce 'Evet artık ülkemiz belli bir olgunluğa erdi. Kadınlara seçme ve seçilme hakkını verebiliriz.' düşüncesi burada oluşuyor ve ardından kadınlara 1934'te seçme seçilme hakkı veriliyor.
Bu okul bize Atatürk'ün mirası. Çok değer verdiği önem verdiği bir okul. Çünkü ülkelerin kalkınmasının en önemli faktörlerinden bir tanesi kadınlarının eğitilmiş olması. Yani kadının eğitimli olması zaten otomatik olarak çocukların da eğitilmesi anlamına geliyor. Bu vesileyle Ankara Kız Lisesi o dönemde Cumhuriyet'in ilk yıllarında çok ulvi bir görev üstlendi ve bu görevi layıkıyla yerine getirdi ve günümüzde de biz geçmişten aldığımız bu mirası bugüne taşıyoruz. Geleneklerimizden sapmadan geleceğe çocuklarımızı bugünden hazırlıyoruz."
Erdugan, Atatürk'ün mimar Egli'den okulun inşasının özel tasarımlı olması için ricada bulunduğunu dile getirdi.
İnşa sürecini anlatan Erdugan, "Atatürk, 'Bu binada kız öğrencilerimiz, analarımız, geleceğin anneleri okuyacak. Mimari yapı olarak içeriden ana kucağı şeklini verebilir misin?' diyor. Mimar da veriyor. Dışarıdan baktığınızda düz bir mimari olan yapı içeri girdiğinizde 'ana kucağı' şeklini alıyor." dedi.
Okulun Ankara Kız Lisesi adıyla ilk kurulduğunda yatılı kız öğrenci aldığını ifade eden Erdugan, böylelikle ülkenin farklı illerinden gelen öğrencilerin yatılı olarak eğitimine devam ettiğini söyledi.
Lisede eski dönemlerden kalan kazanlar, mutfak eşyaları, öğrenci kayıt ve diploma defterlerinin bulunduğuna dikkati çeken Erdugan, "1923'lerden günümüze hatta Osmanlı döneminin ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında öğretmen okullarının diploma defterleri ve öğretmen kütük defterleri okulumuzda bulunuyor. Bu çok önemli bir miras bizim için üzerinde durulması gereken ve korunması gereken. Biz en iyi şekilde koruyoruz. Bütün bunlar o günden bugüne taşınan, emanet edilen tarihi eserler ve biz bunları tamamen dijital ortama aktardık. Şu an dijital kayıt altına alındı ve bu şekilde korumaya devam edeceğiz." diye konuştu.
Erdugan, Ankara Lisesi öğrencilerinin okulun geçmişine sahip çıkması adına yapılan çalışmalara değindi.
"Gelenekten, geleceğe" sloganıyla hareket eden bir kurum olduklarını vurgulayan Erdugan, şöyle konuştu:
"Köklü gelecekleri ve şanlı bir geleceği olan okuluz. Okulların, binaların ruhu olur denir ya gerçekten bir ruhu var. Gelen öğrencilerimiz de hemen bu duruma adapte oluyorlar. Okulun sanki müthiş bir çekici özelliği var. Yerleşik bir kurum kültürü var zaten. Bu kültürün yaşatılması noktasında her gelen 9. sınıflarımız bir ay içerisinde uyum sağlıyorlar ve bunu gelecek kuşaklara taşıyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne uygun şekilde çocuklarımızı o geleneksel yapımızdan kopmadan, geleneklerimizi de yaşatarak öğrencilerimizi geleceğe günümüz koşullarına göre hazırlıyoruz. Okulumuzun her türlü fiziki imkanı var. Her türlü sportif faaliyetinden sanat faaliyetine, bilimsel çalışmalara, atölyelere her şeyi var ve bu anlamda en iyi ve en güzel şekilde akademik eğitimlerini veriyoruz.
Ardından ilgi alanları doğrultusunda da çocuklarımızı spor, sanat her alanda yetiştirmeye gayret gösteriyoruz. Duyguları gelişmiş, insana değer veren, insani değerlerle bezenmiş, ahlaklı, kültürlü, manevi değerlerine saygılı ve bağlı nesiller yetiştirme gayreti içerisindeyiz. Bundan sonraki eğitim hayatımızda bu minvalde yürüyecek. Türkiye'ye iyi insanlar, Türkiye'nin ihtiyacı olan insanları yetiştirme üzere kurguladık kendimizi ve bu doğrultuda ilerliyoruz."
Erdugan, Türk romanında modern anlatım tekniklerini başarıyla kullanan yazarlar arasında gösterilen Adalet Ağaoğlu'nun, Türkiye'nin ilk kadın büyükelçisi Filiz Dinçmen'in, NASA'da görev alan ilk Türk kadın bilim insanı Prof. Dr. Dilhan Eryurt'un da okullarından mezun olduğunu sözlerine ekledi.
Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.