Sitemizi Google aramalarında tercih edilen kaynak olarak ekleyin.

Harvard Üniversitesi araştırmacılarının 2018 yılında yayımladığı çalışma, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile yaşam süresi arasındaki ilişkiyi ortaya koydu. 123 binden fazla kişinin uzun yıllara yayılan verilerini inceleyen bilim insanları, beş temel alışkanlığın kadınlarda 14, erkeklerde ise 12 yıllık yaşam beklentisi farkıyla ilişkili olduğunu belirledi.
Araştırmada erken ölüm riskine ilişkin sonuçlar da değerlendirildi. Beş alışkanlığın tamamını uygulayan kişilerde, hiçbirini benimsemeyenlere kıyasla araştırma süresince ölüm olasılığı yüzde 74 daha düşük hesaplandı.
Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu'ndan Dr. Frank Hu ve ekibi, iki ayrı araştırma grubunun verilerini inceledi. Çalışma kapsamında 78 bin 865 kadın ile 44 bin 354 erkeğin sağlık bilgileri ve günlük alışkanlıkları değerlendirildi.
Katılımcıların yaşam biçimlerine ilişkin bilgiler iki ila dört yıllık aralıklarla güncellendi. Araştırmacılar, uzun yaşamla bağlantılı beş temel davranışı belirledi.
Sigara kullanmamak: Yaşam boyunca sigara içmemek, uzun yaşamla ilişkili davranışlar arasında değerlendirildi.
Sağlıklı kiloyu korumak: Vücut kitle indeksinin 18,5 ile 24,9 aralığında tutulması araştırmanın ölçütlerinden biri oldu.
Düzenli fiziksel aktivite: Her gün en az 30 dakika orta veya yüksek yoğunlukta egzersiz yapmak temel alışkanlıklar arasında yer aldı.
Dengeli beslenmek: Besin değeri yüksek gıdalardan oluşan dengeli bir beslenme düzeni esas alındı.
Alkol tüketimini sınırlamak: Araştırmada kadınlar için günlük en fazla bir, erkekler için en fazla iki içki ölçütü kullanıldı.
Bilim insanları, bu davranışları birlikte benimseyen katılımcıların sağlık sonuçlarını diğer gruplarla karşılaştırdı. Elde edilen veriler, sağlıklı alışkanlıkların bir arada uygulanması ile daha düşük ölüm riski arasında ilişki bulunduğunu gösterdi.
Araştırmacılar, katılımcıların 50 yaşından sonraki yaşam beklentilerini de hesapladı. Beş alışkanlığın tamamını uygulayan kadınlarda beklenen ek yaşam süresi 43 yıl olurken, hiçbirini benimsemeyenlerde 29 yıl olarak belirlendi.
Erkeklerde de benzer bir farklılık görüldü. Sağlıklı alışkanlıkların tamamına uyan erkeklerde 50 yaşından sonraki beklenen yaşam süresi 37 yıl, diğer grupta ise 25 yıl olarak hesaplandı.
Araştırmada hastalıklara bağlı ölüm oranlarına ilişkin veriler de incelendi. Beş alışkanlığın tamamını benimseyen katılımcılarda, diğer gruba kıyasla kalp ve damar hastalıklarından ölüm riski yüzde 82, kanserden ölüm riski ise yüzde 65 daha düşük bulundu.
Çalışmada kronik hastalıklar yaşanmadan geçirilen süre de değerlendirildi. En az dört sağlıklı alışkanlığı uygulayan 50 yaşındaki kadınların, tip 2 diyabet, kalp hastalığı ve kanser olmadan geçirmesi beklenen süre yaklaşık 34 yıl olarak hesaplandı.
Bu alışkanlıkların hiçbirini uygulamayan kadınlarda ise aynı süre yaklaşık 24 yıl olarak belirlendi.
Harvard tarafından 2018 yılında yayımlanan araştırmada uyku alışkanlıkları değerlendirme kapsamına alınmadı. Ancak sonraki bilimsel çalışmalar, uyku süresi ile yaşam beklentisi arasında da ilişki bulunduğunu gösterdi.
Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi (OHSU) tarafından gerçekleştirilen analizde, düzenli olarak geceleri yedi saatten az uyumanın yaşam beklentisiyle olumsuz ilişki gösterdiği bildirildi.
Üniversitede uyku fizyoloğu olarak görev yapan Andrew McHill, yetişkinlerin mümkün olduğu ölçüde her gece 7 ila 9 saat uyumasını önerdi.
Fiziksel aktivitenin ileri yaşlardaki etkileri de farklı bir araştırmada ele alındı. The Lancet Healthy Longevity dergisinde yayımlanan çalışmada 36 bin yaşlı yetişkinin verileri 20 yıl boyunca takip edildi.
Araştırmanın bulgularına göre düzenli fiziksel aktivite, 65 yaşından sonra hayatta kalma olasılığını öngörmede öne çıkan göstergelerden biri oldu.
Harvard araştırmasında hesaplanan yaşam süresi farkları, her bireyin aynı sayıda yıl daha yaşayacağı anlamına gelmiyor. Yaşam beklentisi üzerinde genetik özellikler, mevcut sağlık durumu ve yaşam koşulları da etkili olabiliyor.