
Ankara'da uzun yıllar gazetecilik yapanlar; yerine ve durumuna göre, "siyasi, bürokratik, ekonomik, hukuki hatta psikolojik havayı koklar", gündemin sıcak başlıklarındaki değişkenlikleri ölçerler. Bu, tamamen "tecrübe, öngörü ve yer yer mesleki hislerle" de ilgilidir. Süreçleri doğru okuyabiliyor, aktörleri ve söylemlerini iyi analiz edebiliyorsanız, görünür gelecekteki muhtelif hamleleri de tahmin edebilirsiniz.
Bakınız… CHP Grup Başkanı Faik Öztrak ile Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale'nin ardı ardına ortaya attığı iddialar, daha doğrusu eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ı bulaştırmaya çalıştıkları iftiralar, kulislerde alttan alta dolaştırılan söylemlerin organize siyasi halinden başka bir şey değildi.
Öncelikle belirtmek isterim ki…
Bu fon hadisesi başladığı günden itibaren, eldeki ipuçları…
Önce AK Parti ve Külliye'yi sonra Cumhurbaşkanı, ailesi ve yakınlarını hedef alan, plânlı faaliyetlerin sahnelenebileceğini gösteriyordu… Yani, 17-25 Aralık'ın (2013), 13 sene sonra sergilenen 2.0 versiyonu ile karşı karşıya kalınması bir bakıma sürpriz olmayacaktı.
Nasıl ki… 17 Aralık'ta ilk olarak AK Parti ve Hükümet'e atak yapılmıştı… Nasıl ki 25 Aralık'ta Cumhurbaşkanı'nın harimi ismetine girilmeye çalışılmıştı…
Bu defa kurulan tezgâh da benzerdi.
Fon problemi Fatma Betül Sayan Kaya ismi üzerinden AK Parti'ye bağlandı ama bir adım ileri gidilerek partinin tüm kurumsal kimliği töhmet altında bırakılmak istendi. Bu, ilk etaptı…
Şimdi de ikinci etap için düğmeye basıldığı anlaşılıyor! 6 yıl önce aktif siyaset sahnesinden çekilen Berat Albayrak'ın ismi ileri sürülerek yine Cumhurbaşkanı'na vurmayı amaçlayan kurgu kamuoyuna servis edildi.
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin