
Adalet Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye Gençlik Vakfının (TÜGVA) Kızılcahamam'da düzenlediği 10. İl Yönetim Kurulları Eğitim Kampı'nda konuştu.
TÜGVA'nın milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, misyonunun farkında olan inançlı, şuurlu, onurlu, bilgili ve özgüvenli gençliğin yetişmesi için canla başla gayret sarf ettiğini söyleyen Gürlek, TÜGVA'nın yıl boyunca yürüttüğü faaliyetlerle 1,5 milyonu aşkın gencin hayatına dokunduğunu kaydetti.
Adalet Bakanı olarak her zaman gençleri korumayı birinci öncelik saydıklarını vurgulayan Gürlek, şöyle devam etti:
"Gençlerimizi her türlü fiili ve fikri saldırıdan, organize olmuş yapıların kirli ağlarından, birer proje olarak kurulan tuzaklardan ve çağın hastalıklı unsurlarından uzak tutmak için elimizdeki tüm güçle mücadele ediyoruz. Gençlerimiz şundan emin olsun, sizlere uzanan her türlü fitne elini kırıp atmaya son derece kararlıyız. Bu bizim asla taviz vermeyeceğimiz en önemli manifestomuzdur. Gençlerimizin geleceğini hedef alan hiçbir suç odağının karşısında geri adım atmayacağız. Hukukun gücüyle gençlerimizin yanında durmaya, onların umutlarını ve yarınlarını korumaya devam edeceğiz."
Bakan Gürlek, şahlanan gençliğin önünde kimsenin bariyer kuramayacağını belirterek, gençlere güçlü olmaları, kendilerine güvenmeleri ve karşılaştıkları olumsuzluklar karşısında mücadeleden vazgeçmemeleri tavsiyesinde bulundu.
Türkiye'nin yalnızca kendi vatandaşları için değil dünyanın farklı coğrafyalarındaki mazlum toplumlar için de umut olduğuna dikkati çeken Gürlek, "Bu coğrafyanın tüm mazlum halklarının bizlere, sizlere ümit bağladığını bilin. Ümmetin, dost ve kardeş milletlerin son kalesinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti olduğunu asla aklınızdan çıkarmayın. Biz güçlü olduğumuz sürece mazlumlar nefes alacak ve geleceğe umutla bakacaklardır." ifadelerini kullandı.
"Terörsüz Türkiye" hedefinin toplumsal birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi açısından tarihi bir fırsat sunduğunu vurgulayan Gürlek, "Terörsüz Türkiye yolunda yeni bir sayfa açtık. Sizler de 81 ilimize döndüğünüzde bu yeni sayfayı milli birlik ve kardeşliği büyüten sözlerinizle, çalışmalarınızla doldurun. Özellikle iç cephemizi güçlendirecek söylem ve eylemlere yönelin. Provokasyonlara gelmeyin ve kabuk tutan yaralarımızı kanatacak tahriklere aldanmayın." diye konuştu.
Gürlek, Türkiye Yüzyılı hedefinin toplumun bütün kesimlerinin ortak iradesiyle hayata geçirilebileceğini dile getirerek, gençlerin enerjisini, bilgisini ve emeğini ülkenin kalkınmasına yönlendiren bir Türkiye'nin, refah ve huzur ortamını daha da güçlendireceğini söyledi.
İsrail'in bölgedeki politikalarına tepki gösteren Gürlek, "Güçlü bir Türkiye, bölgesinde kardeş toplumlara güven veren, İsrail terör devleti gibi zulüm ve işgali benimsemiş şer odaklarına da korku salmaya devam edecektir." dedi.
Gülistan Doku soruşturmasına değinen Gürlek, bakanlık görevine gelmesinin ardından Tunceli Cumhuriyet Başsavcısının kendisine soruşturmayla ilgili önemli bilgiler aktardığını söyledi.
Başsavcının, olayın intihar olmadığına ve dönemin üst düzey bir mülki idarecisinin oğlunun olayla bağlantısı bulunduğuna ilişkin değerlendirmelerini kendisiyle paylaştığını anlatan Gürlek, "Ben de dosyayı inceledim, baktım. 'Bu işin sonuna kadar gidelim, ucu kim olursa olsun' dedim. Gerçekten de sonuna kadar gittik. Orada gerçekten bir intihar değil, bir cinayet olduğunu gördük. Bu olay bizi çok etkiledi." ifadelerini kullandı.
Gürlek, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması amacıyla bakanlık bünyesinde özel bir birim oluşturduklarını hatırlatarak, "Bir suç ne kadar karanlığa gömülürse gömülsün elbet bir gün gün yüzüne çıkar. Bu devletin temel görevidir." dedi.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği olaya ilişkin dosyanın da incelendiğini dile getiren Gürlek, "Muhsin Yazıcıoğlu da faili meçhul olarak kalmıştı. O dosyada da çok şükür şu an aydınlatma yolunda ilerliyoruz" açıklamasında bulundu.
Gürlek, Uğur Mumcu cinayetine ilişkin dosyanın da yeniden ele alındığını ifade ederek, Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu ile bakanlıkta görüştüğünü anımsattı.
Faili meçhul dosyaların aydınlatılmasında kişilerin kimliklerine veya toplumdaki konumlarına göre ayrım yapılmadığının altını çizen Gürlek, şunları söyledi:
"Ben her zaman şunu söylüyorum, faili meçhul bir eylem kalmaz. Devlet mutlaka bunu ortaya çıkartır ve adalet çerçevesinde bu şahısların gün gelir hesabını hukuk önünde sorar. Biz faili meçhul cinayetler, faili meçhul olaylar konusunda kararlılıkla mücadele ediyoruz. Özellikle savcı, başsavcı kardeşlerimize bu konuda sonuna kadar mücadele etmesi konusunda destek veriyoruz ve çok güzel de olumlu neticeler aldık. Bu da bize olumlu yansıyor. Her gittiğimiz yerlerde 'Allah razı olsun' diyorlar, takdir ediliyoruz. Bir insanın cezai eylemi varsa devlet bunun mutlaka hesabını sormak zorunda. Bunu hiçbir zaman devlet affetmez. Biz de Adalet Bakanlığı olarak üzerimize ne düşüyorsa yapmakta mükellefiz."
Programda gençlerin sorularını da yanıtlayan Gürlek, "Çocukları ve gençleri suç ortamından korumak, suça sürüklenmelerini önlemek ve yeniden topluma kazandırmak amacıyla yürütülen çalışmalar nelerdir?" sorusuna şu yanıtı verdi:
"Suç örgütleri maalesef özellikle 18 yaşından küçük gençlerimizi kullanıyorlar. Bunu gördük. İsimlerini vermeyeyim, yeni nesil suç örgütleri alıyorlar Adana'dan, Gaziantep'ten, Diyarbakır'dan çocuklarımızı şatafatlı hayatla kandırıyorlar. Daha sonra beline silah takıyorlar, 'Hadi bakalım şu eylemi yap.' Şimdi burada tabii kanunda bir boşluk vardı. Biz bunu biliyorsunuz Meclis'ten geçirdik. Şu an artık suça sürüklenen çocuk tabiri değişti, 'adli süreç altındaki çocuk' tabiri var ve verilen cezalar arttırıldı. Yani artık suç örgütleri çocuklarımızı, gençlerimizi kandırıp kullanamayacaklar. Bu konuda hem azmettirenler hem teşvik edenler hem de bu eylemin içerisinde bulunan çocuklar hakkında cezalar yaklaşık iki kat oranında arttırıldı. Şu an kesinlikle buna taviz vermiyoruz."
Suç örgütlerine yönelik sürekli operasyon yaptıklarını anlatan Gürlek, "Devletin bulunduğu yerde nizam vardır. Nizamı sağlamak da hukukun görevidir. Devlet bize bu görev verdiyse nizamı, kamu düzenini sağlayacağız. Bu konuda tavizsiz olarak suç örgütleriyle, sokak çeteleriyle sonuna kadar mücadele edeceğiz." dedi.
Bakan Gürlek, gençlerin uyuşturucu ve yasa dışı bahis tehlikesine karşı bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Toplumda rol model olarak görülen bazı sosyal medya fenomenleri, ünlüler ve YouTuber'ların yaşamlarının gençler üzerinde yanlış bir algı oluşturduğuna dikkat çeken Gürlek, İstanbul'da gerçekleştirilen uyuşturucu operasyonlarına ilişkin, "Ayrım yapmadık. Bunları aslında gençlere rol model değil, kötü model olarak alınması gerektiği için yaptık." ifadelerini kullandı.
Gürlek, devletin varlığını adaletle hükmettiği sürece sürdürebileceğini belirterek, "Hamdolsun Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir. Vatandaşlarımız adalete güveniyor, başvuruyor. Adil yargılama kapsamında bağımsız mahkemeler tarafından hakkını aramaya devam ediyor." diye konuştu.
Bakan Gürlek, programın sonunda gençlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.