
İDDİAYA göre, kendisi de üreme hücresi (yumurta) donörü olan Hacer T., zamanla organizasyonun başına geçti. Donör olmak isteyen kadınları bularak yumurtalarını aldırmaları için Kıbrıs’a yönlendirmeye başladı.
SAÇ VE GÖZ RENGİ KATALOĞU
Özel kataloglar oluşturan Hacer T., donör kadınların fiziki özellikleri, göz ve saç renklerinden oluşan katalogları, kadınların video ve fotoğraflarıyla birlikte alıcılara sundu. Yine iddiaya göre, suç organizasyonunu sevgilisiyle birlikte yapan Hacer T., aldatıldığını öğrenen eşi tarafından CİMER’e ihbar edildi. İhbar üzerine soruşturma başlatıldı.
TANESİNİ 80 EURO’YA SATMIŞLAR
Şüphelilerin, Türkiye’de bulunan donörleri muayene ederek ilaç tedavisine başlattıkları,
uygun hale getirilen veya uygun durumda bulunan donörlerin KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan’daki bağlantılı kliniklerde üreme hücrelerinin alınması için yurtdışına çıkışlarını koordine ettikleri öne sürüldü. 41 donör tarafından toplam 811 kez üreme hücresi satışı gerçekleştirildiği ve üreme hücrelerinin tanesinin 60-80 Euro karşılığında satıldığı ileri sürüldü.
Üreme hücreleri alınan donörlere ödeme yaparak maddi menfaat sağladıkları tespit edilen şüphelilerin, organ ve doku ticareti kapsamında faaliyet yürüttükleri değerlendirildi.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘örgüte üye olma’, ‘organ ve doku ticareti’ ile ‘2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun’a muhalefet’ suçlarına ilişkin çalışma yapıldı. Teknik takip, MASAK verileri, kargo bilgileri, banka hareketleri, HTS analizleri ve havayolu uçuş bilgileri ile çeşitli kurumlardan elde edilen deliller doğrultusunda, aralarında 1 örgüt lideri, 5 örgüt yöneticisi, donör kadınlar, 2 kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile 4 seyahat organizatörünün bulunduğu toplam 53 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi, 41 kişi gözaltına alındı. 1 şüphelinin cezaevinde, 7 şüphelinin yurtdışında olduğu belirlendi.
14 ildeki operasyonla, aralarında donör kadınların da olduğu 41 kişi gözaltına alındı.
BAKAN GÜRLEK: İNSAN BEDENİNDEN HAKSIZ KAZANÇ
ADALET Bakanı Akın Gürlek, Türkiye, KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı yasadışı üreme hücresi ticaretine yönelik İstanbul dahil 14 ilde gerçekleştirilen eşzamanlı operasyonla ilgili sanal medya hesabından yaptığı açıklamada şu bilgileri verdi: “İnsan bedeni üzerinden haksız kazanç sağlayan suç yapılanmalarına geçit vermeyeceğiz. Kadınları yasadışı üreme hücresi ticaretine yönlendiren, insan onurunu ve beden bütünlüğünü hiçe sayan suç yapılanmalarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığımızın Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca, CİMER üzerinden yapılan ihbar üzerine başlatılan soruşturmada, Türkiye, KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı yasadışı üreme hücresi ticaretinin örgütlü şekilde yürütüldüğüne ilişkin bulgulara ulaşıldı. HTS ve MASAK kayıtları, yurtdışı seyahat bilgileri ve elde edilen diğer delillerin değerlendirilmesi sonucunda, Türk vatandaşı kadınların yurtdışına yönlendirilerek maddi menfaat karşılığında yumurta satışı yaptıkları belirlendi. Hiçbir maddi menfaat, insan onurunun ve beden bütünlüğünün üzerinde değildir, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın liderliğinde; suç yapılanmalarının tüm bağlantılarının ortaya çıkarılması, sorumluların tespit edilmesi ve adalet önünde hesap vermeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”
Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda hormon tedavisinde kullanılan çok sayıda ilaç ele geçirildi.
UZMANLAR SİSTEMİ ANLATTI
ULUSLARARASI üreme hücresi (yumurta/sperm) satışı ve nakli etik mi hukuki mi? Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği (TUBİD) Genel Sekreteri Prof. Dr. Gazi Yıldırım ile sağlık hukuku uzmanı ve bilirkişisi Avukat Gürsel Devrim İyim, bu konuda akla gelen tüm soruların yanıtlarını verdi:
Yumurta toplanılması neticede invaziv bir işlem, yani bir küçük müdahale gerekiyor. Ondan önce de yumurtaların büyümesi için 10 gün süren hormon tedavisi yapılıyor. Sonra da hastaya hafif bir narkoz veriliyor, ultrasona takılan iğneyle 10 dakikalık bir sürede bu yumurtalar toplanıyor. İnvaziv işlem buna deniyor.
KADIN BEDENİNE ZARAR VERİR Mİ
Büyük bir zararı yok. Tüp bebek yöntemi bu aslında. Siz yumurtaları topladıktan sonra eşinin spermiyle dölleyip transfer ederseniz adı tüp bebek oluyor. Tüp bebek yönteminde de yumurtaları büyütüp, toplayıp laboratuvara veriyoruz. Dolayısıyla aslına bakarsınız kadın bedenine bir zararı yok. Dikkatli ellerde yapılmazsa kanama ve enfeksiyon riski olabiliyor.
Etik olarak çok büyük tartışmaların olduğu bir alan burası. Çünkü dünyada henüz bu konunun kanunları oturmamış durumda. İnsani düşününce çocuk onların da hakkı diyorsunuz ama kanunların izin vermediği bir mecra burası. Yazılmış çizilmiş bir kanun da yok. Kişilerden gelen gizli genetik hastalıkların geçişi olabiliyor. Ayrıca bu çocuklar doğduğu zaman bunların anneleri o kişi olmadığı için ileride mesela kardeş evlilikleri olabiliyor. Bir kişi yumurtalarını bağışladığı zaman birçok embriyo oluşturuluyor ve o embriyolar da farklı kişilere veriliyor. Sonra gel zaman git zaman bu çocuklar büyüyorlar ve birbirleriyle evlenebiliyorlar. Bu hem tıbbi açıdan hem ahlaki açıdan hem de etik açıdan çok büyük bir sakınca doğuruyor. Yakın zamanda İngiltere’de yeni bir olay oldu, soruşturması devam ediyor. Kıbrıs’a, İngiltere’den giden herkese aynı donörün spermi verilmiş. Doğacak çocukların babası aynı kişi. Hepsi kardeş. Bu çok rahatsız edici bir şey. İşte donasyonun en büyük etik ve ahlaki problemi bu, çözülemeyecek bir problem.
TÜRKİYE’DEKİ HUKUKİ SÜREÇ NEDİR
Şu an Türkiye yasalarında eşey üreme hücrelerini almak da vermek de yasak. Kıbrıs’ta kanuni bir açıklık olduğu için aileler daha çok oradaki donasyon merkezlerine gidebiliyor sperm ve yumurta nakli için. Siz şu an bekar olsanız bile Kıbrıs’a gidip donmuş embriyo alabilirsiniz. Orada da serbest değil ama kanuni boşluk var.
Özel ceza hükmü niteliğindeki 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun Ek Madde 1 uyarınca, üremeye yardımcı tedavi uygulamaları yalnızca evli olan eşler arasında ve eşlerin kendi üreme hücreleriyle gerçekleştirilebilir. Aynı hükümde başkasına ait üreme hücresi veya embriyonun kullanılması suretiyle donasyon işlemi yapılması, bu amaçla üreme hücresinin bağışlanması, satılması, bulundurulması, taşınması, ithalatı, ihracatı ve bu işlemlere aracılık edilmesi açıkça yasaklanmıştır. Bu yasağın cezai yaptırımı ise aynı kanunun 15’inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Kanuna aykırı şekilde embriyo ve üreme hücresi bağışlayan, aşılayan, nakleden, alım-satımını yapan, aracılık veya komisyonculuğunu üstlenen ya da kişileri bu fiillere yönlendiren/özendiren kişiler hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden iki bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Soruşturmada örgütlü bir yapının tespit edilmiş olması, fiilin çok daha ağır yaptırımlarla ele alınmasına yol açmaktadır.
Prof. Dr. Gazi Yıldırım
Dünyada her ülkede serbest değil. Tüm Katolik ülkelerde yasak mesela, örneğin İtalya’da. Ama Belçika’da serbest, Amerika’da serbest. Ülkeler arasında da farklılıklar var. İslam ülkelerinde yasak. Müslüman olup serbest olan tek ülke Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Aslında orada kanunen serbest olduğu yazmıyor, kanunen yasak olduğu da yazmadığı için bu işler yapılıyor. Bütün Katolik Avrupası şu an Kıbrıs’ta, İngiltere Kıbrıs’ta.
BEBEĞİN ANNESİ KİM OLUR
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 282’nci maddesinin birinci fıkrası açıkça, “Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur” hükmünü amirdir. Genetik materyali donör olsa da yurtdışında para karşılığı yumurta satın alan kadın (alıcı), döllenen embriyoyu kendi rahminde taşımış ve çocuğu bizzat doğurmuşsa, Türk hukuku bakımından çocuğun hukuki ve yegâne annesi doğumu gerçekleştiren, yani yumurtayı satın alan kadındır. Yumurtasını satan donörün çocukla yüzde 50 oranında genetik bağı bulunsa dahi, çocuğu doğurmadığı için hiçbir annelik bağı, velayet hakkı veya mirasçılık sıfatı kurulamaz. Donör Türkiye’de mahkemeye başvurarak soybağının tespiti davası açsa bile, doğumu kendisi yapmadığı için talep yasa uyarınca reddedilir.
Avukat Gürsel Devrim İyim
Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.