
Bu isteksizlik, okul koridorlarında yetişkinlerin duymadığı sessiz bir çığlığa dönüşen akran zorbalığından kaynaklanabiliyor. Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Vesile Alkan Korkmaz, “Çocuğunuz sadece tembellik ya da naz mı yapıyor sanıyorsunuz? Tekrar düşünmenizi öneririm” dedi.
Bugün çok sayıda çocuk, sırasına oturduğunda alaycı bakışların, kantin sırasında itilip kakılmanın ya da akıllı telefon ekranlarına sızan siber zorbalığın gölgesinde eğitim almaya çalışıyor. Korkmaz, yetişkinlerin yaptığı en büyük hatalardan birinin zorbalığı “Çocuklar kendi arasında halleder” veya “Bizim zamanımızda da vardı, büyüyünce geçer” diyerek basite almak olduğunu söyledi. Çocuklukta yaşanan zorbalığın etkilerinin okul dönemiyle sınırlı kalmadığına dikkat çeken Korkmaz, travma alanında yapılan araştırmaların bu deneyimleri yetişkinlikte görülebilen yüksek kaygı, özgüven kaybı, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğuyla ilişkilendirdiğini ifade etti.
“Sana zorbalık mı yapıyorlar?” gibi doğrudan ve yanıtı sınırlayan bir soru yerine şu soruları sorun:
– Bugün okulda seni en çok ne zorladı?
– Teneffüste kimlerle vakit geçirdin?
– Okulda kendini rahat hissetmediğin bir yer var mı?
– Sınıfta seni üzen bir davranış yaşandı mı?
– Bir arkadaşın böyle bir şey yaşasa ona nasıl yardım ederdin?
– Yarın okulda bir şeyi değiştirebilseydin neyi değiştirirdin?
Aşağıdaki değişikliklerden birinin görülmesi tek başına çocuğun zorbalığa uğradığını göstermiyor. Ancak belirtilerin birden fazlasının ortaya çıkması, tekrarlanması veya giderek şiddetlenmesi durumunda nedenleri araştırılmalı ve bir uzmana başvurulmalı:
– Daha önce severek gittiği okula aniden gitmek istememesi.
– Özellikle okul sabahlarında karın veya baş ağrısından yakınması.
– Mide bulantısı, iştahsızlık veya uyku sorunları yaşaması.
– Pazar akşamları belirgin biçimde kaygılanması.
– Okula gitmemek için sık sık bahane üretmesi.
– İçe kapanması, sık ağlaması veya öfke patlamaları yaşaması.
– Arkadaşlarından ve okulda yaşananlardan söz etmek istememesi.
– Harçlığının ya da eşyalarının sık sık kaybolması.
– Okul servisine binmek, teneffüse çıkmak veya kantine gitmek istememesi.
– Telefonuna mesaj geldiğinde huzursuz olması.
– Ders başarısında ani düşüş görülmesi.
– Sen de karşılık verseydin.
– Çocuklar kendi arasında halleder.
– Bizim zamanımızda da bunlar vardı.
– Bunda ağlayacak ne var?
– Sen ne yaptın da sana böyle davrandılar?
– Boşver, yakında geçer.
Bunlar yerine “Sana inanıyorum”, “Bu senin suçun değil” ve “Bunu birlikte çözeceğiz” mesajları verilmeli.
Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.