
Adana ve Osmaniye'de 4 Ekim 2026 tarihinde peş peşe meydana gelen depremlerin ardından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ön değerlendirme raporu yayımladı. Uzmanlar da bölgedeki fay hareketlerini değerlendirirken, sarsıntıların ardından herhangi bir olumsuz durum bildirilmedi.
Adana'da ilk deprem saat 14.19'da 4,8 büyüklüğünde kaydedildi. Saat 14.36'da merkez üssü Saimbeyli olan 4,9 büyüklüğünde ikinci deprem meydana geldi.
AFAD verilerine göre üçüncü sarsıntı saat 14.43'te Osmaniye'nin Sumbas ilçesinde gerçekleşti. Depremin büyüklüğü 5,2 olarak ölçüldü. Böylece bölgede 24 dakika içinde üç deprem kaydedildi.
AFAD'ın ön değerlendirme raporunda depremin yerin 7 kilometre derinliğinde gerçekleştiği bilgisi paylaşıldı. Merkez üssüne en yakın yerleşim yerinin, 7,114 kilometre mesafedeki Feke ilçesine bağlı Akoluk köyü olduğu bildirildi.
Raporda ana sarsıntının ardından büyüklükleri 1.0 ile 2.4 arasında değişen 16 sarsıntının kaydedildiği aktarıldı. Depremin hangi faydan kaynaklandığının ayrıntılı sismolojik ve saha çalışmalarıyla belirleneceği belirtildi.
AFAD'ın paylaştığı bölgesel verilere göre:
1900 yılından bu yana bölgede 4 ve üzeri büyüklükte 32 deprem meydana geldi.
Bu depremlerin en büyüğünün büyüklüğü 5,7 olarak kayıtlara geçti.
Bölgede 1900 öncesine ait 3 tarihsel deprem kaydı bulunuyor.
Rapordaki bilgilerin depremi izleyen ilk bir saat içinde elde edilen verilerle hazırlandığı bildirildi. AFAD ayrıca hasarlı yapı bulunması durumunda bu yapıların kullanılmaması uyarısında bulundu.
Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, sarsıntıların Savrun ve Saimbeyli faylarının arasında gerçekleştiğini bildirdi.
Sözbilir, 6 Şubat 2023 Ekinözü depreminden sonra Göksun'un güneyinden Kozan-Kadirli yönüne doğru büyüklüğü 5'e ulaşan yüzlerce deprem yaşandığını belirtti. Saimbeyli ve Savrun faylarının da 6 Şubat depremlerinin ardından enerji birikiminin bulunduğu faylar arasında değerlendirildiğini aktardı.
“Bu aşamada birbirine yakın büyüklükteki depremler, deprem fırtınası şeklinde aktivitesini devam ettirebilir.”
Sözbilir, halkın panik yapmaması ve yetkili makamların yönlendirmelerine göre hareket etmesi gerektiğini de bildirdi.
Çukurova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Güneyli, mevcut deprem verilerini değerlendirerek sarsıntıların zamanla küçülebileceğini belirtti.
Güneyli, yaşanan depremleri 6 Şubat depremlerinde ortaya çıkan elastik deformasyon enerjisinin batı ve güneybatı yönüne aktarılmasıyla ilişkilendirdi. En büyük sarsıntıdan sonra daha küçük depremlerin azalarak devam ettiğini söyledi.
“Bu depremlerin küçülerek ve meydana geliş aralıkları da uzayarak sönümleneceğini söyleyebiliriz.”
Güneyli, artçıların devam edebileceğini ancak meydana geliş aralıklarının uzayabileceğini ifade etti. Karataş-Yumurtalık Fayı için de önümüzdeki süreçte deprem oluşturma potansiyeli bulunduğu yönündeki görüşünü paylaştı.
Depremler sonrasında toprak kayması ve kaya düşmesi risklerine de değinen Güneyli, yüksek eğim, jeolojik ve zemin koşullarıyla yağışın bir araya gelmesinin bölgede kütle hareketi riskini artırabileceğini bildirdi.