ABD’nin İstanbul Başkonsolosu Michael Lally, için kaleme aldı… Bir Saygı Yolculuğu

Seksen yıl önce bir Amerikan zırhlısı, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri’nin yan yana duracağı mesajını taşıyarak İstanbul Boğazı’na girdi. Bu ziyaret 22-28 Ekim tarihleri arasında Beşiktaş’taki Deniz Müzesi’nde düzenlenecek gezici bir sergiyle anılıyor. Bu hikâ

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD’nin İstanbul Başkonsolosu Michael Lally, için kaleme aldı… Bir Saygı Yolculuğu

USS Missouri, 5 Nisan 1946’da İstanbul’a ulaştı. Geminin resmi görevi son derece anlamlı ve kişisel bir nitelik taşıyordu. Bu görev Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Mehmet Münir Ertegün’ün naaşını ülkesine geri getirmekti. Ertegün, iki yıl önce Washington’da hayatını kaybetmiş ancak İkinci Dünya Savaşı nedeniyle naaşı o dönemde Türkiye’ye getirilememişti. Fakat herkes Missouri’nin başka bir mesaj daha taşıdığını anladı.

Türkiye, Sovyetler Birliği’nin giderek artan baskısıyla karşı karşıyaydı. Moskova, Boğazlar üzerinde, su yolunun savunmasında rol üstlenmek de dahil olmak üzere daha fazla söz sahibi olmak istiyordu. Türkiye ise 1936 tarihli Montrö Sözleşmesi’ni korumak istiyordu. Bu konuda ABD ve Türkiye, uluslararası toplumdaki pek çok ülkeyle aynı çizgide duruyordu.

Başkan Truman’ın dünyanın en güçlü savaş gemilerinden biri olan ve Japonya’nın resmi teslimiyet belgesini imzaladığı gemi olarak tarihe geçen Missouri’yi Türkiye’ye gönderme kararı, ABD’nin Türkiye’nin egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne verdiği desteğin açık bir göstergesiydi.

Türk halkı bu ziyaretin önemini anlamıştı. Binlerce kişi gemiyi İstanbul’da karşıladı. Kız Kulesi’ne “WELCOME MISSOURI” (Hoş Geldin Missouri) yazısı asıldı. Amerikan ve Türk savaş gemileri birbirlerini 19 pare top atışıyla selamladı. Türk denizciler, Büyükelçi Ertegün’ü onurlandırmak için Amerikalı meslektaşlarına katıldı. Binlerce Türk insanı, savaş gemisini ziyaret ederken bin 500’den fazla Amerikalı denizci de İstanbul’u keşfetme fırsatı buldu.

Missouri’nin ziyareti şehrin hayal gücünü de harekete geçirdi. Restoranlara “Missouri” ve “Washington” gibi isimler konuldu. Rus salatası, Amerikan salatası oldu. Ancak bu neşeli dostluk ifadelerinin ardında ciddi bir stratejik gerçek yatıyordu. Türkiye’nin geleceği ve Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan Boğazların güvenliği ABD için önem taşıyordu. Başkan Franklin Roosevelt’in ifade ettiği gibi: “Türkiye’nin savunulması, Amerika Birleşik Devletleri’nin savunulması açısından hayati önem taşımaktadır.”

Bu ilke ikili ilişkilerimizin şekillenmesine katkıda bulundu. Missouri’nin İstanbul’a gelişi aynı zamanda diplomasinin temel bir gerçeğini ortaya koydu: Bir dostluk somut adımlarla desteklendiğinde gerçek anlamını kazanır. Aradan seksen yıl geçti ve Türkiye NATO’nun hayati öneme sahip bir müttefiki ve ABD’nin yakın bir ortağı olmayı sürdürüyor. Bugün temel soru ordularımızın birbirleri için neler yapabileceğinden çok, küresel ölçekte birlikte neler yapabileceğimizdir. ABD ve Türkiye ortak öncelikler belirleyip kararlılıkla yan yana durduğunda bu bölge daha güvenli, ortaklığımız daha güçlü, dünya ise daha emniyetli oluyor. Ortak çıkarlarımız iş birliğimizin kalıcı önemini ortaya koymaya devam ediyor.

Türkiye, kendine özgü jeopolitik zorluklarla yüzleşmektedir. Montrö Sözleşmesi çerçevesinde Boğazlardan geçen trafiği yönetmektedir, NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahiptir ve giderek daha ileri teknolojilere dayanan bir savunma sanayisi geliştirmektedir. ABD Büyükelçisi Tom Barrack güçlü, dinamik ve çok boyutlu ikili ilişkilerimizin bölgesel sorunların çözümüne nasıl katkı sağlayabileceğini dile getirmiştir. ABD, güvenlik ve istikrarı destekleyerek bölgedeki ABD çıkarlarını koruma kararlılığını sürdürmektedir. Türkiye ile uzun soluklu ortaklığımıza olan bağlılığımız da güçlü biçimde devam etmektedir.

Savunma alanındaki iş birliğimizin sekseninci yılını anarken ve 2027’de ülkelerimiz arasındaki diplomatik ilişkilerin yüzüncü yılını kutlamaya hazırlanırken; gelecekte ittifakımıza yön verecek Türk ve Amerikalı subaylar, diplomatlar, iş dünyası temsilcileri ve vatandaşlar arasındaki ilişkileri güçlendirmeye yatırım yapıyoruz. Ayrıca Missouri’yi İstanbul’a getiren asıl amacı da unutmuyoruz; kariyerinin uzun yıllarını uluslarımızın arasında köprüler kurmaya adamış ve ilişkilerimizin onlarca yıl boyunca gelişmesinin temelini atmış bir Türk diplomatını onurlandırmaktı.

Bugün Missouri, Hawaii’de bir müze gemisi olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır. 1946’da Türk karasularında onunla birlikte seyreden Türk muharebe kruvazörü Yavuz da artık hizmette değil. Ancak bu iki geminin simgelediği ittifak varlığını sürdürüyor. Türkiye ve ABD birlikte çalıştığında büyük başarılara imza atıyoruz.

ABD’nin İstanbul Başkonsolosu Michael Lally, için kaleme aldı… Bir Saygı Yolculuğu
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Milliyetçi Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.