Sitemizi Google aramalarında tercih edilen kaynak olarak ekleyin.

Seçim ABD'nin, neticeleri ise tüm dünyanın oldu. Amerikan iç siyasetinin değişen dengeleri hem seçmen davranışı hem de küresel yansımaları açısından eşsiz mesajlar verdi.
3 Kasım ABD ara seçimleri gösterdi ki…
Artık "mikro siyaset", "genel ve büyük ölçekli söylemlerin" önüne geçmiş durumda. Farklı eyaletlerde, farklı özelliklerdeki Amerikalı seçmenler, günlük hayatlarını yani ceplerini ilgilendiren gelişmeleri doğrudan sandığa yansıttılar. Yaşadıkları çevrelerin özgün sorunlarına somut çözüm öneren adayları tercih ederek yüksek siyasete ince ayar çektiler.
Mesele elbette Başkan Trump'ın politikaları, sözleri ile eylemleri arasında açılan makastan kaynaklanan maliyetti. Beyaz Saray'daki "Yeniden Büyük ABD" siyaseti ile "halkın geçimini sürdürme" siyaseti bu kez birbiri ile örtüşmedi. Demokratların yükselişi sanıldığı kadar etkili vaatlerinden kaynaklanmadı. Trump'ın frenlenmesi gereği öylesine ağır bastı ki Demokratlar hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'da hâkimiyet tesis ederek Başkanı, "topal örnek" (lame duck) konumuna indirgedi.
Trump'ın, gelgitlerle dolu, Amerikan demokrasisinde yılların birikiminden doğan kurum ve kurallarla kavgalı, çoğu zaman belirsiz siyasetine açılan seçmen kredisi tükendi.
Görünen o ki…
Başkanın bütçesi, harcamaları, kabinesi, yakın çalışma arkadaşları hatta ailesi sık sık Kongre Binası'nda sorgulanırken görülecek. İç siyasetin kıskacına girmesi kaçınılmaz olan Trump'ın, enerjisini savunmalara yoğunlaştırması kuvvetle muhtemel. Elbette, "Şunun şurasında görevde iki yılım kaldı, kaybedecek bir şeyim yok" düşüncesiyle çılgınca işlere girme ihtimali de göz ardı edilemez. Lâkin müesses Amerikan nizamının, Trump patentli kararlara direnç göstermesi; uluslararası aktörlerin de (şimdiye dek alttan aldıkları) ABD Başkanı'na üst perdeden konuşması da şaşırtıcı olmayacak.
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
