![]()
Kallas, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu marjında New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen "Uluslararası İnsancıl Hukuku Güvence Altına Alan İnsani Diplomasi" başlıklı yan etkinlikte konuştu.
Uluslararası insancıl hukukun uygulanması konusunda hesap verebilirliğin önemine dikkati çeken Kallas, mevcut mekanizmaların korunması gerektiğini belirterek, ulusal mahkemelerin yanı sıra uluslararası mahkemeler, Uluslararası Adalet Divanı (UAD) ve UCM'nin savunulması gerektiğini ifade etti.
Kallas, "Olması gerekenin aksine UCM şu anda büyük bir baskı altında." dedi.
UCM'ye ve hakimlerine yönelik baskının yalnızca bir kurumla ilgili olmadığını vurgulayan Kallas, "Bunlar, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından oluşturulan uluslararası hukuk düzenine bağlılık konusunda soru işaretleri doğuruyor." ifadelerini kullandı.
Kallas, UCM'nin korunması gerektiğinin altını çizdi.
Uluslararası hukukun daha önce hiç olmadığı kadar gelişmiş ve erişilebilir durumda olduğunu dile getiren Kallas, "Hukuk sorun değil, cezasızlık sorun. Cezasızlık da cezasızlığı doğuruyor." değerlendirmesinde bulundu.
Kallas, adli mekanizmaların savunulması gerektiğini belirterek, mevcut mekanizmaların yetersiz kaldığı durumlarda yenilerinin oluşturulması gerektiğini kaydetti.
"Adaleti sağlama iradesi varsa, her zaman bir yol vardır." diyen Kallas, hukuki davaların gerektiği şekilde oluşturulabilmesi için delillerin toplanması ve korunmasının önemine dikkati çekti.
Kallas, Suriye'de Beşşar Esed rejiminin devrilmesinden önce AB'nin savaş suçlarını belgeleyen kişileri desteklediğini, Afganistan'da ise BM öncülüğündeki soruşturmanın oluşturulmasına katkı sağladığını anlattı.
Gazze'de enkaz kaldırma çalışmalarına başlanmasıyla olası savaş suçlarına ilişkin delillerin yok edilmemesinin önemine işaret eden Kallas, hesap verebilirliğin "seçici" olmaması gerektiğini vurguladı.
Kallas, "Suriye, Afganistan, Gazze veya çatışmanın yaşandığı herhangi bir yerde, hesap verebilirlik seçici olamaz. Aksi halde bütün sistem sorgulanır." dedi.
Kallas ayrıca Ukrayna, Sudan, Etiyopya, Haiti, Myanmar ve Yemen'in yanı sıra Gazze'de de uluslararası insancıl hukuk ilkelerinin ihlal edildiğini belirterek, sivillerin öldürüldüğünü, hastaneler ile okulların hedef alındığını ve insani yardıma erişimin engellendiğini söyledi.
Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.