
İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Davası'nın 2. celsesinin 26. gününde eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas çarpıcı ifadelere yer verdi. Soruşturma kapsamında 19 Mart'ta düzenlenen operasyondan hemen önce, 9 Mart tarihinde Kültür A.Ş.'de bir avukat koordinasyonunda olağanüstü ve kapalı bir toplantı yapıldığını söyleyen Murat Abbas, duruşmada şu ifadeleri kullandı:
"8 Mart'ta yurt dışındaydım. Grup yöneticimiz Banu Saraçlar beni arayarak 'Burada bir hareketlilik var, yarın toplanıyoruz' dedi. 9 Mart'ta Kültür A.Ş.'ye gittim. Toplantıda belediyeye yönelik bir operasyon olabileceği, herkesin 'ağız birliği' yapması gerektiği söylendi. Murat Ongun, Fatih Keleş ve Ertan Yıldız sorulduğunda hepsinin sadece danışman veya meclis üyesi olduğunu, başka bilgiye sahip olunmadığını söylememiz istendi. İBB tarafından belirlenen avukatlara vekalet vermemiz istendi ve tek bir avukat grubu üzerinden ortak savunma yapılması baskısı uygulandı. Bu toplantıda isimlerini verdikleri avukatlara vekalet çıkarmamızı söylediler. Ben de bana ismi verilen avukata vekaletnameyi çıkardım. Emniyet aşamasında verdiğim ifadede ve adliyedeki sorgumda bu avukat görev aldı. Dosya kapsamında bulunan belediye çalışanları olan diğer şüphelilerin avukatları bu toplantıda belirlendi.
Bu soruşturma dosyası ortaya çıktıktan sonra 9 Mart'ta bahsettiğim toplantının akşamında olayın da ciddiyetini anladığımdan genel müdür yardımcım olan Doğan Hamit Doğruer'e bildiklerini anlatmasını istediğimde bu bahsi geçen usulsüz ihaleler iş alımlarını bizzat Murat Ongun'un yönettiğini kendisinin ve Kaan Sürmegöz'ün ve ihalelerin Murat Ongun'un talimatlarına göre organize ettiğini, ihaleleri kimin kazanacağını ve kimin yan teklif vereceğinin önceden belirlenerek ihale hazırlığı yapıldığını yine dosyada yer alan usulsüz ecrimisil tahsillerinin ve reklam izninin verilmesi için açıktan istenen paralara ilişkin imzalanan muvazaalı sözleşmeler, grafik tasarım bedeli, drone konulu vesaire hususunda tevdi raporunda yer alan hususların doğru olduğunu, yasa dışı usulle aykırı iş ve işlemlerin yapıldığını bana bizzat kendisi anlattı."
43 MİLYON TL'LİK GAYRİRESMİ HARCAMA
Dijital Deneyim Müzesi sürecinde usulsüz bütçe oyunları yapıldığını da itiraf eden Murat Abbas, gayriresmi olarak bütçeye sokulan 43 milyon TL'lik skandalın detaylarını açıkladı. Abbas; 22 milyon TL işçilik, 8 milyon TL cam masrafı, 7 milyon TL havalandırma-çatı ve 6 milyon TL'lik şahıs ödemesi olmak üzere toplam 43 milyon TL'lik harcamanın gayriresmi şekilde bütçeleştirildiğini belirtti. Duruşma savcısının "Bu paralar bütçeye nasıl dahil oldu?" sorusu üzerine Abbas, "İhaleler mal satın alımı şeklinde yapıldı. Sayıştay'ın da eleştirdiği gibi bu gayriresmi maliyetler, satın alınan malların birim fiyatları yükseltilerek faturalara yedirildi" ifadelerini kullandı. Abbas, bu 43 milyon TL'lik tablonun sadece işçilik ve havalandırmadan oluşan 29 milyonluk kısmından haberdar olduğunu, kalan kalemleri ise sonradan öğrendiğini öne sürdü.
DDM'DE 38 MİLYONLUK AÇIK SKANDALI: "MURAT ONGUN 'ALT YÜKLENİCİLERE HALLETTİRİRİZ' DEDİ"
Sayıştay denetimlerinde ortaya çıkan usulsüzlükler ve fiyat farklarıyla ilgili soruları yanıtlayan Murat Abbas, Dijital Deneyim Müzesi (DDM) bütçesinde tespit edilen 38 milyon TL'lik fahiş farkın üzerinin kapatılmak istendiğini belirtti. Sayıştay denetmeninin uyarısı üzerine Kültür A.Ş. bünyesinde inceleme yaptırdığını aktaran Abbas, bütçede olması gereken ile gerçekleşen arasında 38 milyon TL'lik açık tespit ettiklerini beyan etti. Durumu çözmek için Murat Ongun, Ertan Yıldız ve grup başkanlarıyla defalarca görüştüğünü söyleyen Abbas, bu paranın alt yükleniciler tarafından Kültür A.Ş.'ye iade edilmesini talep ettiğini belirtti. Duruşma savcısının "Bu çözümü kim önerdi?" sorusuna Abbas, "Murat Ongun'un söylediği 'Biz bunu alt yüklenicilerle hallederiz' şeklindeydi" yanıtını verdi. Sayıştay raporunu engellemek amacıyla Murat Ongun'un kendisini Muhittin Palazoğlu'na yönlendirdiğini, Palazoğlu'nun "Ben hallederim" demesine rağmen konunun çözülemediğini ifade etti.
MÜZENİN YÜKLENİCİ FİRMASINDAN 13 MİLYON 250 BİN TL İSTENDİ
Projenin yerel seçimler öncesinde Murat Ongun ve İletişim Koordinatörlüğü tarafından başlatıldığını belirtip gayriresmi para talepleri ve bütçe manipülasyonlarını açıklayan Abbas; müzenin yüklenicisi Tuce firmasından 10 milyon TL seçim fonu, 2 milyon TL CHP Zeytinburnu Belediye Başkan adayına destek ve 1 milyon 250 bin TL seçim çalışanlarının yemek masrafı adı altında para istendiğini hatırlattı. Öte yandan Abbas; işçilik, havalandırma, çatı ve diğer kalemlerden oluşan onlarca milyon liralık gayriresmi harcamanın, mal satın alımı ihalelerindeki birim fiyatlar yükseltilerek ihale bütçelerine yedirildiğini kaydetti. Projedeki soru işaretleri üzerine 2024 yılı sonunda İBB Teftiş Kurulu'na başvurarak inceleme ve denetim talep ettiğini de ifade eden Abbas, yüklenici firma ortağı Cem Çelik'in şantaj ve tehdit mesajları attığını dile getirdi.
SEÇİM ÖNCESİ ŞİRKET BAŞINA 10 MİLYONLUK REKLAM BÜTÇESİ VE RAMAZAN KARTI BASKISI
Savcının soruları üzerine İBB iştirakleri üzerinden yürütülen reklam ve yardım kartı operasyonlarını da anlatan Abbas, 2024 yerel seçimleri öncesinde Ertan Yıldız başkanlığında toplanan iştirak genel müdürlerine, her bir şirketin mali durumuna göre 5 ila 10 milyon TL tutarında reklam bütçesi ayırması ve bu bütçelerin reklam şirketlerine aktarılması yönünde talimat verildiğini söyledi. Abbas ayrıca dini bayramlar öncesinde grup başkanlarının talimatıyla alt yüklenici firmalardan Ramazan yardım kartları toplandığını ve bu kartların grup başkanlarına teslim edildiğini beyan etti.
KAĞIT ÜSTÜNDE DEPARTMAN, ARKA PLANINDA 'ONGUN'
Kültür A.Ş. organizasyon şemasında genel müdüre bağlı görünen Plan ve Organizasyon Departmanı'nın tamamen kağıt üzerinde kaldığını, fiilen Murat Ongun'un başında olduğu Sütlüce'deki İletişim Koordinatörlüğü tarafından yönetildiğini ve kendisinin bu birim üzerinde hiçbir idari tasarrufunun olmadığını kaydetti. Abbas, "Organizasyon şemasına baktığınızda Kültür AŞ'ye bağlı. Başında da Barış Kılıç var ama Barış Kılıç tamamen Sütlüce'deki iletişim koordinatörlüğünde çalışan ve orada yöneticilik yapan birisi. Sanki Kültür AŞ'de resmi yani resmi değil de organik yönetsel olarak Kültür AŞ'de çalışıyormuş gibi böyle bir şey kesinlikle yok. Bizim dört buçuk sene boyunca her hafta müdürler ve şeflerle toplantımız olur, bir de içerik toplantısı olur. Buraya hastalık veya seyahat dışında, izin dışındaki istisnasız herkes, yani onların dışındaki herkes müdürler yöneticiler katılırlar. Bu dört buçuk sene boyunca Barış Kılıç hiçbir zaman bizim toplantımızda bulunmamıştı" şeklinde konuştu.
"18 AYDIR EV HAPSİNDEYİM, BERAATİMİ İSTİYORUM"
Savunmasının sonunda hakkındaki 21 ayrı eylem suçlamasını reddeden, komisyonlarda yer almadığını ve önüne gelen evraklara idari işleyiş gereği imza attığını ileri süren Abbas; "18 aydır ev hapsindeyim. 28 yıldır Beşiktaş'ta kirada oturuyorum, hiçbir taşınmazım yok. Geçimimi sağlayabilmek için çalışmak zorundayım" diyerek beraatini ve adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını istedi.
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin