![]()
Ticaret Bakanı Ömer Bolat konuşuyor
Yeşilçam'da romantik filmlerin aranan oyuncularından biri olan Akan, kariyerinin ilerleyen yıllarında toplumsal ve politik içerikli yapımlarda rol alarak oyunculuk çizgisini değiştirdi. 1971'de başlayan ve 2016'daki vefatına kadar devam eden 45 yıllık sanat yaşamına "Hababam Sınıfı"ndan "Maden", "Sürü" ve "Yol"a uzanan çok sayıda film sığdırdı.
Asıl adı Tahsin Tarık Üregül olan Tarık Akan, bazı kaynaklarda 13 Ekim, bazı kaynaklarda ise 13 Aralık 1949 olarak belirtilen doğum tarihiyle İstanbul'da dünyaya geldi.
Subay olan babası Yaşar Üregül'ün görevi nedeniyle çocukluk ve eğitim yıllarının bir bölümünü Erzurum ve Kayseri'de geçiren Akan, daha sonra ailesiyle İstanbul'un Bakırköy ilçesine yerleşti.
Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünde öğrenim gören Akan, daha sonra bu bölümden ayrılarak İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Yüksekokuluna girdi.
Öğrencilik yıllarında farklı işlerde çalışan Akan, Ataköy Plajı'nda cankurtaranlık ve gazoz satıcılığı yaptı, sandal kiraladı ve işportacılıkla uğraştı.
Akan'ın sinemaya geçişi, 1970'te "Ses" dergisinin düzenlediği "Sinema Artist Yarışması" ile oldu. Yakın arkadaşı Zeki İrfanoğlu'nun yönlendirmesiyle yarışmaya katılan Akan, yarışmanın birincisi seçilerek tanınırlık kazandı.
Bir televizyon programında o günleri anlatan Akan, ilk kez tanınmaya başladığı dönemde Yeşilçam'daki yapımcıların kapısını çaldığını, birçok yapımcının kendisine burun kıvırdığını ve bir yapımcının "Sizin boyunuz çok uzun. Onun için sizden artist olmaz." dediğini aktarmıştı.
Ancak aldığı olumsuz yanıtlar Akan'ı sinemadan uzaklaştırmadı. Oyunculuk kariyeri için görüşmelerine devam eden sanatçı, kısa süre içinde romantik filmlerin aranan jönlerinden biri haline geldi ve 1970'li yıllarda çok sayıda yapımda rol aldı.
Yönetmen Mehmet Dinler'in 1971 yapımı "Solan Bir Yaprak Gibi" filmiyle ilk defa sinemaya adım atan sanatçı, bu yapımla birlikte "Tarık Akan" adını kullanmaya başladı. Aynı yıl "Emine" filminde Filiz Akın ile başrolü paylaştı. Uzun boyu, yeşil gözleri ve sempatik görüntüsüyle kısa sürede ünlendi.
Özellikle 1970'li yıllarda romantik komedi ve dram türündeki filmlerde rol alan Akan, hızlı bir şekilde geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. "Canım Kardeşim", "Sev Kardeşim", "Mavi Boncuk", "Ah Nerede" ve "Gece Kuşu Zehra" gibi yapımlarda rol alan sanatçı, Ertem Eğilmez'in yönettiği "Hababam Sınıfı" filmindeki "Damat Ferit" karakteriyle de hafızalarda yer edindi.
Akan, 1970-1975 yılları arasında yoğun bir çalışma temposuyla yılda yaklaşık 12 filmde rol aldı. Bu dönemde "kartpostal çocuk" olarak anılan sanatçı, Yeşilçam'ın en popüler erkek oyuncularından biri haline geldi.
Tarık Akan'ın kariyerindeki en önemli değişim, 1970'lerin ikinci yarısında yaşandı. Oyunculuğunda farklı bir çizgiye yönelen sanatçı, yalnızca ticari filmlerde değil, toplumsal meseleleri ele alan yapımlarda da rol almaya başladı.
Bu dönemde "Nehir", "Maden", "Sürü", "Kanal" ve "Yol" gibi filmlerde oynayan Akan, toplumsal gerçekçi sinemanın öne çıkan oyuncuları arasında yer aldı. Özellikle Şerif Gören ile Yılmaz Güney'in yönettiği, senaryosunu da Güney'in yazdığı 1982 yapımı "Yol", oyuncunun kariyerinin önemli yapımlarından biri oldu. Film, 1982'de Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanan yapımlar arasında yer aldı.
Akan'ın oyunculuk kariyerindeki değişim, onun sinemaya bakışının da farklılaştığı bir döneme işaret etti. Daha önce romantik karakterlerle tanınan sanatçı, sonraki yıllarda işçi sınıfı, toplumsal sorunlar ve siyasi atmosferi konu alan filmlerde farklı karakterleri canlandırdı.
Tarık Akan, oyunculuk kariyeri boyunca çok sayıda ödüle layık görüldü. "Suçlu" filmindeki performansıyla Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü kazanan sanatçı, 1978'de "Maden", 1980'de "Adak" ve "Sürü", 1984'te "Pehlivan", 1989'da "Üçüncü Göz", 1990'da "Karartma Geceleri" ve 2003'te "Gülüm" filmlerindeki rolleriyle de ödül alarak 7 kez Altın Portakal kazanan tek erkek oyuncu oldu.
Sanatçı, 1985'te Berlin Uluslararası Film Festivali'nde mansiyon, 1992'de Adana Altın Koza Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu", 1996'da Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "Yaşam Boyu Onur Ödülü", 2006'da Sinema Yazarları Derneği "Onur Ödülü", 2007'de ise Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği'nde "Sinema Emek Ödülü"nün sahibi oldu.
Usta sanatçı, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından 1981'in başlarında, Almanya'da yaptığı bir konuşma yüzünden Türkiye'ye dönüşünde tutuklandı. 12 yıl hapis istemiyle yargılanan Akan, 2,5 ay hücre hapsinde kaldıktan sonra beraat etti.
Oyunculuğun yanı sıra yazarlık ve yapımcılıkla da ilgilenen Akan, hapishane günlerini ve darbe sürecini 2002'de yayımlanan "Anne Kafamda Bit Var" kitabında kaleme aldı.
Akan, 1997'de yönetmen Yusuf Kurçenli ile hayata geçirdiği "Antika Talanı" adlı belgeselin seslendirmesini de yaptı. Televizyon kanalları için "Taşların Sırrı" adlı belgesele de imza atan sanatçı, Türkiye'deki antik tarihe dikkati çekmeye çalıştı.
Sanatçı ayrıca Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı adına "Atatürk'ün Alev Çiçekleri" ve Nazım Hikmet konulu "Işık Yontucusu" adlı belgesellerle "Anadolu'da Romalıların Ayak İzleri", "Afrodisias" ve "Perge'nin Lahitleri" adlı yapımların yönetmenliğini yaptı.
Tarık Akan, sanat yaşamının yanı sıra eğitim alanındaki çalışmalarıyla da öne çıktı. 1991'de Bakırköy'deki Taş Mektep adlı ilkokulun ortaklarından biri oldu. Eğitim faaliyetlerini hayatının önemli alanlarından biri olarak sürdüren Akan, ilerleyen yıllarda Nesin Vakfının başkanlığını da üstlendi.
Akan, sinemadaki üretimini yaşamının son dönemlerine kadar sürdürdü. "Vizontele Tuuba", "Gülüm", "Abdülhamid Düşerken" ve "Deli Deli Olma" sanatçının sonraki dönem yapımları arasında yer aldı.
Tarık Akan'ın sanatla iç içe geçen 45 yıllık kariyerinde rol aldığı film ve diziler arasında ayrıca şunlar yer alıyor:
"Beyoğlu Güzeli", "Leyla ile Mecnun", "Aşkların En Güzeli", "Tatlı Dillim", "Yalancı Yarim", "Bebek Yüzlü", "Esir Hayat", "Memleketim", "Delisin", "Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı", "Evcilik Oyunu", "Çapkın Hırsız", "Ateş Böceği", "Kader Bağlayınca", "Aşk Dediğin Laf Değildir", "Babanın Evlatları", "Şeref Sözü", "Herhangi Bir Kadın", "Arkadaşım", "Kayıp Kızlar", "Damga", "Bir Avuç Cennet", "Kan", "Paramparça", "Adem ile Havva", "Halkalı Köle", "Beyoğlu'nun Arka Yakası", "Çark", "Skandal", "Kimlik", "İkili Oyunlar", "Bir Küçük Bulut", "Devlerin Ölümü", "Bir Kadın Düşmanı", "Yolcu", "Çözülmeler", "Aşk Üzerine Söylenmemiş Her Şey", "Koçum Benim" ve "Ahh İstanbul".
Barış Zeki, Yaşar Özgür ve Özlem isimli üç çocuğu bulunan usta oyuncu, 16 Eylül 2016'da akciğer kanseri tedavisi gördüğü hastanede 66 yaşında yaşama veda etti.
Oyunculuk kariyerine romantik filmlerin sevilen jönü olarak başlayan, daha sonra toplumsal gerçekçi sinemanın önemli yapımlarında rol alan Tarık Akan, farklı dönemlerde canlandırdığı karakterlerle Türk sinemasının hafızasında yer edindi.
