![]()
Ankara Gölbaşı'nda çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor
"Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni"
Bölgede tırmanan askeri gerilimin gölgesinde Babülmendep Boğazı'nda ticari gemi geçişleri kritik seviyelere geriledi.
AA muhabirinin denizcilik takip sistemlerinden derlediği verilere göre, Babülmendep Boğazı'ndan salı günü 11'i giriş, 14'ü çıkış olmak üzere 25 gemi geçti. Çarşamba günü boğazdaki hareketlilik 16 giriş ve 12 çıkışla 28 gemiye yükselirken, perşembe günü ise 10 giriş ve 16 çıkışla toplam 26 ticari gemi kayıtlara geçti.
Son üç günde toplam 79 ticari geminin geçtiği boğazda, kriz öncesi dönemde günlük ortalama 70 ila 75 gemi seyrediyordu. Saldırılar ve abluka duyuruları neticesinde uzun süredir günlük ortalaması 35-40 bandına kadar gerileyen boğaz trafiği, son gelişmelerle birlikte bu eşiğin de altına inerek bölgedeki güvenlik risklerinin denizcilik şirketleri üzerindeki baskısını ve tedarik zincirindeki kırılmayı gözler önüne serdi.
Yemen’de hükümet güçleri ile Husiler arasında batı sahili bölgesinde yaşanan çatışmalar ve sahadaki hızlı askeri gelişmeler, uluslararası deniz ticaretinin en hassas noktalarından Babülmendep Boğazı ve Kızıldeniz’in güvenliğine yönelik endişeleri yeniden tırmandırdı.
Hükümet güçlerinin Muha kenti ve çevresindeki Husi hareketliliğine karşı yoğun bir operasyon başlattığını duyurmasının ardından Husiler, batı sahili ilçelerindeki çatışmaların durduğunu ve hükümet birliklerinin geri çekildiğini iddia etti.
Bu süreçle eş zamanlı olarak Husilerin Kızıldeniz’deki stratejik Zukur Adası’nı kontrol altına aldığı yönündeki haberler ve hükümetin uluslararası seyrüsefer güvenliğine dair uyarıları, bölgedeki gerilimi yeni boyuta taşıdı.
Bölgedeki bir diğer kritik gelişme ise Kızıldeniz’de Babülmendep Boğazı’na yakın konumda bulunan stratejik Zukur Adası’na ilişkin haberler oldu. Yerel medya kaynakları ve "Al-Hodhod" adlı platform, adanın Husilerin eline geçtiğini duyurdu.
Yemen Başkanlık Konseyi Üyesi Tarık Salih liderliğindeki Ulusal Direniş Güçleri’nin kontrolünde bulunan adanın nasıl el değiştirdiğine dair taraflardan henüz resmi bir doğrulama yapılmadı.
Zukur Adası, Kızıldeniz üzerindeki hakim konumu ve Babülmendep'e yakınlığı sebebiyle deniz trafiği ve askeri hareketliliğin gözlemlenmesi açısından kritik bir nokta olarak kabul ediliyor.
Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olan Suudi Arabistan'a karşı deniz ablukası ilan eden Husilerin Babülmendep'te tam hakimiyet kurması, Körfez'deki petrol üreticilerini ana sevkiyat rotalarından tamamen yalıtma riski taşıyor.
ABD ile İran arasındaki gerilimin odağında bulunan Hürmüz Boğazı'nın hemen karşı tarafında yer alan bu su yolu, "Çifte Boğaz" riskiyle küresel enerji piyasalarını tehdit ediyor.
Boğazın en dar noktasının sadece 29 kilometre genişliğinde olması, askeri riskler karşısında gemi trafiğini zaten doğal olarak giriş ve çıkış şeklinde iki dar kanalla sınırlandırıyor.
Denizcilik tarihinde "Gözyaşı Kapısı" olarak da anılan Babülmendep, Asya'dan Süveyş Kanalı yoluyla Avrupa'ya giden malların ve petrolün yanı sıra, Asya'ya yönelen emtia için en kritik güney kapısı rolünü üstleniyor.
Bölgedeki yüksek güvenlik riskleri nedeniyle küresel gemicilik ve enerji şirketleri rotalarını Ümit Burnu'na çevirmeye devam ediyor.
Afrika kıtasının etrafından dolaşmanın yolculuk sürelerini haftalarca uzatmasının navlun ve sigorta maliyetlerinin fırlamasına neden olduğu kaydediliyor. Analistler, Husilerin boğaz üzerindeki baskıyı artırmasının, küresel petrol fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgasını tetikleyebileceğini belirtiyor.
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da Mısır’ın Sana Büyükelçisi İhab Ebu Seri’yi kabul ettiği görüşmede, Babülmendeb Boğazı yakınındaki askeri tırmanışın doğuracağı tehlikelere dikkati çekti.
Alimi, İran’ın Husileri batı sahiline doğru teşvik ederek Babülmendeb ve Kızıldeniz üzerinde bir nüfuz alanı oluşturmaya çalıştığını, Tahran’a yönelik uluslararası baskıların bu yolla küresel ticarete ve pazarlara bir maliyet olarak yansıtılmak istendiğini vurguladı.
Babülmendeb’deki askeri durumun sadece Yemen’in iç meselesi olarak görülemeyeceğinin altını çizen Alimi, boğazın Kızıldeniz, Süveyş Kanalı ve Hint Okyanusu arasındaki bağlantıyı sağlayan hayati bir hat olduğunu, buradaki güvenlik risklerinin doğrudan küresel ticareti etkileyeceğini kaydetti.
