![]()
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kırklareli İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulunuyor
Ukraynalı düşünce kuruluşu Transatlantik Diyalog Merkezi'nin Başkanı Maksym Skrypchenko, Rusya-Ukrayna savaşında taraflar arası müzakere süreçlerini ve savaşın seyrini uzatan gelişmeleri AA Analiz için kaleme aldı.
CIA Direktörü John Ratcliffe'in ziyaretinin ardından ABD'li temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner'in Rusya'nın başkenti Moskova ve Ukrayna'nın başkenti Kiev'e gerçekleştirdikleri son ziyaretler, Washington'ın Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik müzakereleri yeniden canlandırmaya çalıştığını gösteriyor. Ancak diplomatik temaslar her ne kadar yoğunlaşsa da henüz hedefe yönelik somut çıktılara ulaşılabilmiş değil. Ortada kabul edilebilir bir barış formülü olsa da tarafların savaşın gidişatına dair beklentilerinin temelden farklı olması çözümsüzlüğü tetikliyor. Ukrayna yıkımı durdurmanın yollarını ararken, Rusya önümüzdeki aylarda Kiev'in artık direnişini sürdüremeyecek hale geleceğini umuyor.
İkili arasındaki bu ayrışma, yalnızca savaş alanındaki değişimlerle açıklanamaz. Zira sahada neredeyse hiçbir değişiklik yaşanmadı. Rusya'nın cephedeki baskısı, Moskova'ya şartları dikte ettirme imkanı tanıyacak türden bir zafer sağlamadı. Aynı zamanda Ukrayna da işgal altındaki bölgeleri hızla kurtarmak için gereken avantaja sahip değil. Taraflar arasındaki bu dengeyi bir "çıkmaz" (stalemate) olarak nitelendirmek, savaşın değişen doğasını yadsımak anlamına gelir. Burada savaşın seyrini belirleyen asıl önemli husus, tarafların birbirinin ekonomik temelini çökertme kapasitesi olacaktır.
Ukrayna'nın Rus petrol endüstrisine yönelik saldırıları buna iyi bir örnektir. Bu saldırılar Moskova'yı, savaşın maliyeti karşısında saldırıları karşılıklı olarak sınırlandırmanın pratikte daha faydalı olacağına ikna etmeyi amaçlıyor. Kiev; Karadeniz'deki deniz taşımacılığı ve tahıl altyapısının korunmasından enerji tesislerine yönelik saldırıların durdurulmasına ve hatta uzun menzilli saldırıların karşılıklı olarak tamamen sona erdirilmesine kadar uzanan geniş bir anlaşma yelpazesine olumlu yaklaşıyor. Zira bu tür adımlar, tüm siyasi anlaşmazlıkların çözüme kavuşması beklenmeksizin gerilimin düşürülmesine olanak tanıyacaktır.
Sorun şu ki Moskova şu ana kadar böyle bir düzlemde görüşmeye yanaşmadı. Ateşkes yönündeki her türlü anlamlı adımı, Ukrayna'nın öncelikle Rus kontrolü altında kalan Donbas bölgelerinden çekilmesi şartına bağlıyor. Kremlin'in, Kiev'in en azından birkaç yıl daha savunabileceğine inandığı, kontrolündeki Donbas bölgelerinden Ukrayna birliklerinin çekilmesi konusundaki ısrarı, Kiev için kabul edilebilir bir talep değildir.
Rusya, zamanın kendi lehine işlediğini düşünüyor ve bu nedenle saldırıların sınırlanması taleplerine rıza göstermiyor. Amerikalı muhataplarıyla yaptığı özel görüşmelerde Rusya, Ukrayna'nın bütçe sorunlarına ve gelecekteki Avrupa fonlamasıyla ilgili belirsizliğe işaret ediyor. Avrupa'da yaklaşan seçimler de Ukrayna'ya gelecekteki desteğin zayıflayacağının ek bir işareti olarak sunuluyor. Kremlin, kendi petrol sektöründeki kayıpların yönetilebilir olduğu ancak kış mevsiminin yol açtığı yıkım ve mali kısıtlamaların Kiev'i nihayetinde pes etmeye zorlayacağı varsayımıyla hareket ediyor.
Diğer taraftan Ukrayna, yalnızca elektrik şebekesine değil, aynı zamanda gaz altyapısına yönelik saldırılara da hazırlanarak olası bir insani krize karşı tedbir alıyor. Bu koşullar altında, hava savunma sistemlerinin ve güvenilir finansmanın sağlanması, Kiev'in kendisini savunmasına yardımcı olmanın yanı sıra, Ukrayna direnişinin er ya da geç çökeceğine dair Moskova'nın inancını da sarsacaktır.
Bu arada, Amerikalı müzakerecilerin gerçekleştirdiği ziyaretler süreçte herhangi bir ilerleme getirmedi. Moskova ise eylül ayındaki parlamento seçimlerinin ardından görüşmelere devam edilebileceğini ileri sürüyor. Hem Kiev hem de Washington, Rusların seçimlerin ardından muhtemelen süreci geciktirmek için yeni gerekçeler bulacağını ve böylece askeri harekatı bahar aylarına kadar sürdürebileceğini öngörüyor.
ABD'nin gerilimi düşürme karşılığında ekonomik teşvikler sunmaya dair girişimleri, Moskova'nın savaş motivasyonuna dair temel çelişkiyi henüz çözüme kavuşturmadı. Moskova, savaşı sürdürme arzusundan vazgeçmeksizin ekonomik kazanımlarla ilgileniyor olabilir.
Kapsamlı bir anlaşma için gerekli koşulların bulunmadığı bir ortamda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu sırasında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile ABD'li mevkidaşı Donald Trump arasında yapılacak görüşme, sınırlı da olsa bir ateşkes ihtimalini değerlendirmek adına yeni bir fırsat sunabilir. Karadeniz'deki tahıl altyapısına yönelik saldırıların durdurulmasını talep eden karar tasarıları halihazırda BM bünyesinde dolaşıma girmiş durumda. Böylesi bir anlaşma, küresel gıda arzına yönelik riskleri hafifletmesi ve BM'nin etkisizliğine dair yıllardır süregelen eleştirilerin ardından birliğin pratik faydasını ortaya koyması bakımından Ukrayna sınırlarını fazlasıyla aşan bir öneme sahip olacaktır.
Trump açısından bir Karadeniz ateşkesi, özellikle İran ile süregelen ve Amerikan kaynaklarını tüketmeye devam eden savaşın gölgesinde, Kongre ara seçimleri öncesinde diplomatik bir başarı niteliği taşıyabilir. Bu nedenlerle Trump, söz konusu sürece öncülük etmek ve anlaşmaya uyulmasını sağlamak adına Amerikan nüfuzunu kullanmak isteyebilir. BM mekanizmalarına duyulan şüphecilik, ateşkesin gözetilmesi konusunda Washington'ın doğrudan siyasi sorumluluk üstlenmesine dair Ukrayna'nın arzusunu daha da pekiştiriyor. Ukrayna'nın karşılıklı bir ateşkese hazır olması, bir anlaşmaya varılması için yeterli zemini sunuyor. Bu fırsatı değerlendirmek isteyen Washington ve AB ülkeleri; Kremlin'i, bir kış mevsiminin daha, bugüne dek savaş meydanında elde edemediği zaferi kendisine getirmeyeceğine ikna etmek amacıyla yaptırımları, teşvikleri ya da her ikisini birden kullanmalıdır.
[Maksym Skrypchenko, Ukraynalı düşünce kuruluşu Transatlantik Diyalog Merkezi'nin başkanıdır.]
*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.
Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.
