
Herkes bir tarafından fon meselesini kaşımaya çalışıyor. Özellikle sosyal medyada gerçekle yalanın kol kola gezdiği günler. Gerçekten at izi, it izine karıştı. Malesef vicdan ve ahlakın mumla arandığı bu çağda kimin, kime ne söylediğinden öte hangi amaçla ve kim adına konuştuğuna bakmak lazım.
Fon mağdurları üzerinden güç devşirme, koltuk kaydırma, mevcut ya da olası rakibini ekarte etme, akıl karıştırma, hedef şaşırtma, meşhur olma, maddi kazanç sağlama ve hatta darbe girişimi yapma gibi herkesin kendi çapında ya da hayalinde niyetleri var. Niyetler ucundan görünür olmuşken iyi analiz etmek lazım. Turnusol kağıdı gibi bir dönem.
FON, BORSA, BEKLENTİ…
Fon piyasasındaki sıkıntı sınırlı bir yatırımcıyı ilgilendiriyor. Ancak bunun borsaya devam eden etkisi ile tüketici üzerinde beklenti ve güvene yansıyan etkisini bir an önce kontrol altına almak gerekiyor. Borsa İstanbul'da toparlanma göremiyoruz. Bir de dünyada altın fiyatı zayıf seyrediyor. Bütün bunlar bir negatif servet etkisi yaratabilir.
İş Portföy Başekonomisti Hande Şekerci ile konuştum. Şekerci, reel büyüme üzerinde aşağı yönlü etki görülebileceğini belirtiyor. Şu anki kaybı milli gelirin %1.2-1.3'ü düzeyinde hesaplayan Şekerci, büyümeyi bu yıl 0.3-0.4 puan negatif yönde etkileyebileceğini öngörüyor.
Cuma günü itibariyle olağan ve olağanüstü tasfiye olarak ikiye ayrılan tasfiye tablosunda toplam 100 fonda 299 bin 464 yatırımcıya 97,3 milyar TL ödeme yapıldı. Ödemeler devam edecek. Bundan sonra çözümün hızlanması ve beklenti iletişimi oldukça önemli olacak.
EKİM ENFLASYONU YIL SONUNUN HABERCİSİ
Salı günü açıklanacak ekim enflasyonu, yıl sonu beklentileri açısından kritik. Piyasanın aylık artış beklentisi %2-2.2 arası. Bu gerçekleşirse yıllık enflasyon %29.73'ten 29.28'e gerileyecek. Piyasanın yıl sonu tahmini ise %29.64. Ekim verisi, enflasyonda düşüşün hızını ve Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine ne kadar alan kaldığını gösterecek. Özellikle hizmet fiyatları ve çekirdek enflasyonun seyri, 2027'ye nasıl bir enflasyon görünümüyle gireceğimizin de işareti olacak.
Yeni yılda uygulanacak yeniden değerleme oranı da ekim ayı Yİ-ÜFE verisiyle netleşecek. Bu oran MTV, vergi ve trafik cezaları, harçlar ve gelir vergisi dilimleri gibi pek çok kalemi etkileyecek. Mevcut hesaplamalar oranın yaklaşık %27.7–28 düzeyinde olabileceğini gösteriyor.
SADECE TRUMP'IN SEÇİMİ DEĞİL
3 Kasım ABD ara seçimleri, Trump için adeta bir referanduma dönüşüyor. Trump "süper çoğunluğu" koruyabilecek mi? Seçmen, 2024'te verilen ama tutulmadığını düşündüğü sözlerin hesabını Trump'a soracak mı? Sandıkta hayat pahalılığı ve geçim derdi mi, yoksa ideolojik kutuplaşma mı ağır basacak? Trump'ın 2 yıldır yanında yer aldığı savaş lobisi, desteğini nasıl gösterecek? Yapay zekâya bu seçimin neresinde rastlayacağız?
3 Kasım'da sadece Trump'ın kalan iki yılı değil dünya ekonomisi de şekillenecek.
SEUL'DE STRATEJİK ORTAKLIK
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 1-4 Kasım Güney Kore ziyareti, ekonomik ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.
İki ülke arasındaki 11.4 milyar dolarlık ticarette hedef 15 milyar dolar. Türkiye'de 422 Kore şirketi faaliyet gösteriyor. Yatırım stoku 1.9 milyar dolar.
Asıl stratejik başlıklar ise nükleer enerji, yapay zekâ, yarı iletkenler ve batarya teknolojileri. Koreli KEPCO ile imzalanan nükleer iş birliği anlaşmasının somut yatırıma dönüşmesi önemli. Seul temasları, teknoloji transferi ve yüksek katma değerli üretim açısından yeni fırsatlar sunabilir.
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
