![]()
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul’da “Ulaşım ve Altyapıda Türkiye Yüzyılı Zirvesi” kapsamında düzenlenen panele katılıyor.
Maltepe'de kısmi çökme meydana gelen 7 katlı binanın enkazında arama kurtarma çalışmaları sürüyor
Anadolu Ajansının "Asırlık Mektepler" dosyasının bu bölümünde, 151 yıllık geçmişi, tarihi kitabesi ve bahçesindeki çeşmesiyle İstanbul'un köklü eğitim kurumlarından biri olan Sokullu Mehmet Paşa İlkokulu ele alındı.
Okul, Atik Valide Sultan Külliyesi'nin günümüze ulaşmayan tabhanesinin bulunduğu alanda, Sultan Abdülaziz döneminde İstanbul'da açılan dokuz askeri rüştiyeden biri olarak eğitim hayatına başladı.
1875'te ortaokul seviyesinde, dört sınıflı ve gündüzlü olarak faaliyet gösteren Toptaşı Askeri Rüştiyesi'nde öğrenciler askeri üniforma giyiyor, Arapça, Farsça ve Fransızcanın yanı sıra resim eğitimi de alıyordu. 1876'da 148 öğrencisi bulunan okul, 1893'te Paşakapısı Askeri Rüştiyesi'nin mülkiye idadisine dönüştürülmesinin ardından Üsküdar'ın tek askeri rüştiyesi olarak 1914'e kadar eğitim verdi.
İkinci Meşrutiyet'in ilanıyla askeri rüştiyelerin kademeli olarak lağvedilmesi sürecinde sivilleştirilen okul, Sokullu Numune Mektebi adını aldı.
1926'da Üsküdar (Toptaşı) 15. İlkokulu, 1948'de ise Sokullu Mehmet Paşa İlkokulu adını alan okul, 1997'de ilköğretim okuluna dönüştürüldü, 2013'te yeniden ilkokul statüsüne kavuştu.
İki katlı taş yapının en dikkat çekici bölümlerinden biri, giriş kapısında bulunan tarihi kitabe. Kapının üst bölümünde Osmanlı Devleti'ni sembolize eden arma ile Sultan Abdülaziz'in tuğrası yer alırken, altında "Mekteb-i Rüşdiye-i Askeriyye" yazılı levha bulunuyor.
Levha ile kapı kemeri arasındaki sekiz mısralık manzum kitabe ise okulun en önemli tarihi unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Sokullu Mehmet Paşa İlkokulu, orijinal kitabesi bulunan az sayıdaki okuldan biri ve manzum kitabeye sahip tek okul olma özelliğini taşıyor.
Kitabede Sultan Abdülaziz'in eğitim faaliyetlerine verdiği önem ve ülkenin farklı bölgelerinde rüştiye mektepleri açtırması anlatılıyor.
– Bahçesinde tarihi çeşme bulunuyor
Okulun tarihi dokusunu tamamlayan bir diğer unsur ise bahçesindeki "Acı Çeşme". Suyunun tadı nedeniyle halk tarafından bu adla anılan çeşme, Kaymakam Emin Bey tarafından 1855'te daha eski bir çeşmenin yerine yaptırıldı.
Zamanla büyük bölümü toprak ve asfalt altında kalan çeşme, yapılan çalışmalarla yeniden gün yüzüne çıkarılarak okulun bahçesindeki yerini aldı.
Tarihi binanın yüksek tavanlı koridorları, kemerli sınıf kapıları ve iç avlusu da yapının Osmanlı döneminden günümüze ulaşan mimari özellikleri arasında bulunuyor.
Okul müdürü Murat Özgen, AA muhabirine okulun 1870'lerde Sultan Abdülaziz tarafından Toptaşı Askeri Rüştiyesi, askeri ortaokul olarak yapıldığını söyledi.
Özgen, okul yapılmadan önce bulunduğu yerde hastaların nekahet dönemlerini geçirdiği, hava değişimine geldikleri, günümüzün sanatoryumları gibi olan Mimar Sinan eseri bir tabhane olduğunu belirtti.
O binanın malzemesiyle okul binasının yapıldığını dile getiren Özgen, "1870'lerden 1900'lü yılların başına kadar askeri rüştiye olarak eğitim öğretime dahil olmuş. Sonrasında Sokullu Mehmet Paşa Numune Mektebi olmuş ve o günden bugüne kadar da ilkokul olarak hizmet vermiş. Şu an 350 öğrencisiyle eğitim öğretime hizmet vermektedir." dedi.
Okulun ders dışı etkinliklerde de çok faal olduğunu kaydeden Özgen, "Özellikle kültürümüze dönük halk oyunları olmazsa olmazımız. Halk oyunlarına çok önem veriyoruz. Her yıl talebe göre 6, 7 takım halk oyunu ekibi çıkartıyoruz. Bunlar belirli gün ve haftalarımızda, milli bayramlarımızda görev alıyorlar. Velilerimize bu kültürümüzün folklorünü güzel bir şekilde sunmaya çalışıyoruz." dedi.
Bunun yanında robotik kodlama ile isteğe göre Kur'an-ı Kerim dersleri verdiklerini ve bunları halk eğitiminin desteğiyle yaptıklarını belirten Özgen, ayrıca drama saatleri düzenlediklerini ve bunları ders dışı etkinlikler olarak okulda sürdürdüklerini anlattı.
Tarihi bir okulda görev yapmanın çok güzel bir duygu olduğunu ifade eden Özgen, şöyle konuştu:
"Girişte tarihi kapımız var, kapının üzerinde de bir kitabe var. Oradan geçerken bir heyecan oluyor açıkçası. Mutlu oluyorsunuz. 100 yıllık, hatta daha eski bir okul. Tabii bir emanet olarak görüyorsunuz önce. Bu okul her şeyiyle sağlıklı bir şekilde çalışsın istiyorsunuz, kapısından penceresine, sıvasına bakıyorsunuz bir şey var mı, bütün binanın yapısal şeylerini kontrol ediyorsunuz. Tabii korumak, muhafaza etmek önemli. Standardın dışına çıkmamaya çalışıyoruz. Herhangi bir tamirat, tadilat yaparken bile orijinaline sadık kalarak, gerekli izinleri alarak yaptırıyoruz. Orijinalliği ve sadeliği korumaya çalışıyoruz."
Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.
