Site simgesi Milliyetçi Medya

Savunmada yeni koz: ÇEPNİ’nin üç ayrı yüzü! En dikkat çeken görevi ortaya çıktı

Savunmada yeni koz: ÇEPNİ'nin üç ayrı yüzü! En dikkat çeken görevi ortaya çıktı

Türkiye, savunma sanayisinde yerli ve milli teknolojilerle geliştirdiği insansız hava araçlarından elektronik harp sistemlerine kadar geniş bir alanda kabiliyetlerini artırmayı sürdürüyor.

Bayraktar TB2, AKINCI ve ANKA gibi platformlarla insansız hava aracı alanında önemli bir üretim ve operasyonel tecrübe kazanan Türkiye, farklı görev ihtiyaçlarına yönelik yeni nesil sistemlerle ürün çeşitliliğini de genişletiyor. Keşif, gözetleme ve taarruz kabiliyetlerinin yanı sıra hava savunma sistemleri, elektronik harp ve aldatma teknolojileri de bu gelişimin önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Bu kapsamda savunma teknolojileri şirketi SolidAERO, sabit kanatlı taktik insansız hava aracı (İHA) ailesi ÇEPNİ’yi ürün portföyüne ekledi. Adını cesareti ve savaşçılığıyla bilinen Oğuz boyu ÇEPNİ’den alan platform, ortak gövde mimarisi üzerinden farklı görev ihtiyaçlarına cevap veren modüler yapısıyla dikkati çekiyor.

Ailenin ilk saha görevinde bir savunma sistemi çözümünün geliştirilmesi kapsamında hedef uçak olarak kullanılması, ÇEPNİ’nin test ve eğitim uygulamalarındaki potansiyelini de ortaya koydu.

ÇEPNİ ailesinin operasyonel özelliklerini değerlendiren Güvenlik ve Psikolojik Harp Uzmanı, Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, günümüzde insansız hava araçlarının başarısının yalnızca teknik kabiliyetleriyle ölçülemeyeceğini belirterek kullanım süresi, maliyet-performans dengesi ve muharebeye hazırlık süresinin de belirleyici olduğunu ifade etti.

ÇEPNİ’nin öne çıkan özelliklerinden biri, operasyonel hazırlık süresini ve altyapı ihtiyacını azaltmaya yönelik tasarımı. Konteyner içerisinden tek operatör tarafından 30 dakikadan kısa sürede kurulabildiği belirtilen sistem, klasik pist altyapısına ihtiyaç duymadan görev yapabiliyor. Platform, araç arkasına yerleştirilen rampa veya pnömatik katapult fırlatıcı aracılığıyla havalandırılabiliyor.

Coşkun Başbuğ, modern muharebe sahasında platformların kısa sürede göreve hazır hale getirilmesinin kritik önem taşıdığına işaret ederek, ÇEPNİ’nin bu alandaki özelliklerini şöyle değerlendirdi:“İHA ve SİHA’lar dünyanın birçok yerinde üretiliyor. Ancak bu sistemlerde asıl önemli kriterler; kullanım süresi, fiyat-performans dengesi, muharebeye hazırlık aşaması ve ihtiyaç duyulan altyapı. ÇEPNİ de bu açıdan önemli bir adım. Konteyner içerisinden kısa sürede kurulabilmesi ve klasik pist altyapısına ihtiyaç duymadan görev yapabilmesi, operasyonel hazırlık bakımından dikkat çekici özellikler.”

Bu tür kabiliyetlerin artık yeni nesil insansız hava araçlarında daha fazla öne çıktığını da belirten Başbuğ, asıl meselenin mevcut özellikleri geliştirmek ve sistemlere yeni kabiliyetler kazandırmak olduğunu vurguladı:

“Bu tip platformların kısa sürede muharebeye hazırlanması ve görev yaptığı noktada hedef üzerinde etki oluşturabilmesi önemli. Benzer kabiliyetler farklı sistemlerde de bulunuyor. Dolayısıyla burada önemli olan, mevcut özelliklerin üzerine koyarak yeni atılımlar gerçekleştirmek ve platformun operasyonel etkinliğini artırmak.”ÜÇ FARKLI VERSİYONLA FARKLI GÖREV İHTİYAÇLARINA YANIT

ÇEPNİ ailesi, ortak platform altyapısı üzerinden üç farklı operasyonel versiyonda sunuluyor. Ailenin ilk üyesi ÇEPNİ Midrange, istihbarat, gözetleme, keşif ve taarruz görevleri için geliştirildi. Yüzlerce kilometreye ulaşabildiği belirtilen menzili ve 15 kilogramlık faydalı yük kapasitesiyle platform, görev gereksinimlerine göre farklı donanımlarla veya taarruz yükleriyle yapılandırılabiliyor.

Midrange versiyonunun görev çeşitliliğine ve taşıma kapasitesine dikkat çeken Coşkun Başbuğ, platformun farklı operasyonel ihtiyaçlar bakımından kullanılabileceğini belirterek, “ÇEPNİ Midrange, istihbarat, gözetleme ve keşif görevlerinin yanı sıra taarruz amacıyla da geliştirilen bir platform. 15 kilogramlık faydalı yük kapasitesi, farklı görev konfigürasyonları açısından önemli bir imkân sunuyor. Taşıyabileceği faydalı yükün niteliği ve görev ihtiyacına göre yapılandırılabilmesi de platformun kullanım alanını genişletiyor” ifadelerini kullandı.

Ailenin ikinci üyesi ÇEPNİ Target ise hava savunma sistemlerinin radar, füze ve topçu eğitimlerinde kullanılmak üzere yeniden kullanılabilir bir hava hedefi olarak tasarlandı. Beş kilogram faydalı yük taşıyabilen ve 100 kilometreyi aşan menzilde görev yapabildiği belirtilen platform, güçlendirilmiş gövdesi ve gövde üstü iniş kabiliyeti sayesinde görev sonrasında yeniden kullanılabiliyor.

ÇEPNİ Target’ın özellikle hava savunma sistemlerinin farklı tehdit profillerine karşı denenmesi ve eğitim senaryolarının çeşitlendirilmesi bakımından işlev görebileceğini ifade eden Coşkun Başbuğ, platformun radar izlerini taklit etme kabiliyetine dikkati çekti.

Başbuğ, “Hava savunma sistemlerinin karşı karşıya kaldığı tehditler birbirinden farklı. Savaş uçağı, helikopter veya füze gibi farklı unsurların radar izlerini taklit edebilen hedef sistemleri, savunma unsurlarının bu tehditlere karşı nasıl tepki verdiğinin değerlendirilmesine katkı sağlayabilir. Birden fazla hedefin aynı anda kullanıldığı senaryolarda hava savunma sistemlerinin hedefleri tespit etme ve takip etme süreçleri de sınanabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Başbuğ, bu tür senaryolarda hava savunma sistemlerinin aynı anda karşılaştığı hedef sayısının ve tehditlerin oluşturduğu karmaşıklığın önem kazandığını belirterek, ÇEPNİ Target’ın bu alanda kullanılabilecek çözümlerden biri olabileceğini kaydetti.

ÇEPNİ ailesinin üçüncü üyesi ÇEPNİ Aldatıcı (Decoy), düşman hava savunma ağlarını yanıltmak ve radar sistemlerinin takip kapasitesini meşgul etmek amacıyla yapılandırılabiliyor. Bu tür platformlar, hava savunma sistemlerinin aynı anda takip edebileceği hedef sayısını ve tehditlere karşı müdahale kapasitesini zorlamaya yönelik senaryolarda kullanılabiliyor.

Coşkun Başbuğ, ÇEPNİ ailesindeki aldatıcı versiyonun önemine özellikle dikkati çekerek, elektronik harp ve hava savunma sistemlerinin kapasitesini zorlayan tehdit senaryolarının modern çatışmalarda belirleyici olabildiğini söyledi.

Başbuğ, “Bana göre ÇEPNİ ailesinde üzerinde özellikle durulması gereken versiyonlardan biri aldatıcı olanı. Hava savunma sistemlerinin aynı anda takip edebileceği ve değerlendirebileceği hedef sayısının bir sınırı var. Çok sayıda hedefin bulunduğu karmaşık senaryolarda radarların ve savunma unsurlarının iş yükü artabiliyor. Aldatıcı platformlar da radarları yanıltmak, takip kapasitesini meşgul etmek ve savunma sistemlerini farklı tehditlerle karşı karşıya bırakmak amacıyla kullanılabiliyor” dedi.

Aldatıcı sistemlerin öneminin yalnızca hedef sayısını artırmakla sınırlı olmadığını belirten Başbuğ, bu platformların elektronik harp faaliyetleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti:

“Elektronik harp açısından aldatma kabiliyeti, karşı tarafın tehditleri doğru tanımlamasını ve mevcut kaynaklarını etkili biçimde kullanmasını zorlaştırabilecek bir unsur. Bu nedenle ÇEPNİ Aldatıcı’nın görevini, hava savunma sistemlerinin kapasitesini zorlayan ve radarların çalışma süreçlerini etkileyebilen bir kabiliyet olarak değerlendirmek gerekiyor.”

Mobil sürümden çık