Site simgesi Milliyetçi Medya

Sanayide Yeşil Dönüşüme Yeni Destek Dönemi

Sanayide Yeşil Dönüşüme Yeni Destek Dönemi

Para Dergisi'nin 14 Ekim günü Halkbank ana sponsorluğunda ve Vakıf Katılım co-sponsorluğunda "Yeşil Geleceği Şekillendirmek" ana temasıyla düzenlediği Yeşil Dönüşüm Zirvesi'nde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürü Abdullah Başar, yeşil dönüşüm yatırımları yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, rekabet gücünü korumak için stratejik bir zorunluluk olduğuna işaret etti.

Bakanlığın faaliyetlerini Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu ve Kalkınma Planı gibi politika belgeleri çerçevesinde yürüttüğünü belirten Başar, 2025 başında ilan edilen 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi'nin ekosistem için temel referans belge olduğunu söyledi. Stratejinin beş ana sütunundan birinin, sanayi kaynaklı karbon emisyonlarının azaltılmasını hedefleyen yeşil dönüşüm olduğunu aktardı. Bu çerçevede KOSGEB ve TÜBİTAK destekleri, Dünya Bankası finansmanlı Yeşil Sanayi Projesi ve Yeşil OSB ile mevzuat çalışmalarının yürütüldüğünü belirten Başar, "Amacımız ulusal destek araçlarını ve uluslararası finansman kaynaklarını çeşitlendirip yaygınlaştırarak sanayinin dönüşümünü hızlandırmak" dedi.

Genel Müdürlüğün yürüttüğü Yeşil Dönüşüm Programı'nın teşvik sistemi altında tasarlanmış, kapsayıcı, ölçek ve sektörden bağımsız bir program olduğuna işaret eden Başar, program kapsamında karbon emisyonunu azaltmaya ve enerji verimliliğini artırmaya, hammadde kullanımını düşürmeye ve kaynak verimliliğini artırmaya yönelik projelerle geri dönüşüm, atık yönetimi ve geri kazanım gibi başlıklarda destekler sunulduğunu aktardı. "Destek alan tüm firmalar için teşvik belgesi düzenleniyor" diyen Başar, "Asgari yatırım büyüklüğü şu an 15-16 milyon lira civarında. Desteklenen yatırımcılara, makine ve teçhizat alımında KDV iadesi, ithal makine ve teçhizatta gümrük vergisi muafiyeti, gelir veya kurumlar vergisi indirimi, yatırım için kullanılan kredinin belirli bir bölümüne kadar faiz desteği gibi avantajlar sağlanıyor" diye de ekledi.

Başvuran firmanın en az üç kişiden oluşan bir Yeşil Dönüşüm Ekibi kurması ve bu kişilerden birini Yeşil Dönüşüm Lideri olarak belirlemesi isteniyor. Bunun amacının kurumsal yeşil dönüşüm kültürünü yerleştirmek ve bu alanda insan kaynağı oluşturmak olduğunu söyleyen Başar, firmalardan ayrıca tesise uzun vadeli bir vizyon kazandırmak üzere beş yıllık bir yeşil dönüşüm yol haritası hazırlaması da istediklerini de aktardı. Başar, "Destek kararı verilen tüm tesislere Bakanlık tarafından 'Yeşil Dönüşüm Merkezi' unvanı veriliyor. Tek beklentimiz ise proje sahiplerinin, mevzuatta yer alan 11 performans göstergesinden en az birinde (karbon emisyonu, su miktarı gibi) hedefin en az yüzde 75'ine ulaşılmaları" dedi.

ULUSAL İKLİM FİNANSMANI STRATEJİSİ GELİYOR

"Yeşil Geleceği Şekillendirmek" ana temasıyla düzenlenen Zirvede bir konuşma yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı İklim Finansmanı ve Teşvikler Dairesi Başkanı Mürsel Akbulut ise dönüşümün başarısının doğru yatırımların sürdürülebilir finansman modelleriyle hayata geçirilmesine bağlı olduğuna vurgu yaptı. Enerji sisteminin dönüşümünün güneş ve rüzgar santrallerinin kurulmasından çok daha geniş bir yatırım ihtiyacı doğurduğuna işaret eden Akbulut, elektrik iletim ve dağıtım şebekelerinin güçlendirilmesinin, enerji depolama kapasitesinin artırılmasının ve enerji verimliliği uygulamalarının yaygınlaştırılmasının bu dönüşümün ayrılmaz parçaları olduğunu söyledi. Yenilenebilir üretim kapasitesiyle şebeke altyapısı birlikte geliştirilmezse yatırımlardan beklenen faydanın tam olarak elde edilemeyeceğini belirten Akbulut, bu nedenle enerji dönüşümüne tek tek projeler üzerinden değil, üretimden tüketime uzanan bütüncül bir sistem olarak yaklaşılması gerektiğini ifade etti.

ULUSAL İKLİM FİNANSMANI STRATEJİSİ ÜZERİNDE ÇALIŞILIYOR

Bu bütüncül yaklaşımın Türkiye'nin COP31 sürecinde ortaya koyduğu vizyonun temel unsurlarından biri olduğunu belirten Akbulut, elektrifikasyonun COP31 eylem gündeminde öncelikli alanlardan biri olarak ele alındığını kaydetti. COP31 Başkanlığı'nın "35'e 35" küresel elektrifikasyon taahhüdünün, elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payını 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarmayı amaçladığını aktardı.

Ulusal düzeyde de iklim finansmanını destekleyen çalışmalar yürüttüklerini aktaran Akbulut, İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından Avrupa Birliği desteğiyle gerçekleştirilen Ulusal İklim Finansmanı Kapasitesinin Güçlendirilmesi Projesi kapsamında uluslararası finansman akışlarının, yatırım ihtiyaçlarının ve mevcut politika araçlarının değerlendirildiğini bildirdi. Ulusal İklim Finansmanı Stratejisi taslağına yönelik çalışmaların daha öngörülebilir ve koordineli bir finansman çerçevesi oluşturmayı amaçladığını belirten Akbulut, Türkiye Yeşil Taksonomisi'ni de bu alandaki önemli çalışmalardan biri olarak gösterdi. Türkiye Yeşil Taksonomisi ile çevresel açıdan sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerin ortak ve güvenilir ölçütlerle değerlendirilmesinin ve finansman kaynaklarının doğru yatırımlara yönlendirilmesinin desteklenmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Yürütülen çalışmaların iklim finansmanına erişimi kolaylaştırmayı ve Türkiye'nin yeşil dönüşümünü destekleyecek güçlü bir kurumsal altyapı oluşturmayı amaçladığını kaydeden Akbulut, önümüzdeki dönemde başarının yalnızca sağlanan finansman miktarıyla ölçülmemesi gerektiğine dikkat çekti. Harekete geçirilen özel sermayenin, gerçekleştirilen enerji tasarrufunun, güçlendirilen şebeke kapasitesinin ve sağlanan emisyon azaltımının da değerlendirmeye alınması gerektiğini belirtti.

Para Dergisi'nin düzenlediği Yeşil Dönüşüm Zirvesi kapsamında düzenlenen "Sürdürülebilir Finansın Geleceği" başlıklı panele ise ARGE Danışmanlık Yönetici Ortağı Erkin Erimez ve CARF Baş Araştırmacı, Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Hulusi Bahcivan katıldı.

Panelistler, sanayinin yeşil dönüşümünü hızlandırmak için finansman kadar farkındalık, ölçülebilirlik ve nitelikli proje geliştirme kapasitesinin de önemine vurgu yaptı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Dünya Bankası iş birliğinde gerçekleştirilen bir çalışmanın sonuçlarını paylaşan Hulusi Bahçıvan, imalat sanayisinde yeşil dönüşüm için tüm firmaların ihtiyaç duyduğu kaynağın 57 milyar dolara ulaştığını, hedeflenebilir pazarın 13 milyar dolar, dönüşümü gündemine almış ve yatırım planlaması yapan firmaların mevcut ihtiyacının ise yaklaşık 1,4 milyar dolar olduğunu belirtti.

Erkin Erimez ise sürdürülebilirliğin artık şirketlerin ana stratejisinin bir parçası haline geldiğini vurgulayarak finansmana erişim için somut azaltım planlarına, güvenilir raporlamaya ve uzun vadeli yatırım perspektifine ihtiyaç bulunduğuna dikkat çekti.

ÖLÇMEKTEN YATIRIMA GEÇİŞ ZAMANI

Zirvede "Sanayinin Yeşil Dönüşümü" başlıklı bir panel de gerçekleştirildi. Awen For Us Kurucusu ve Sosyal Fayda Danışmanı Dr. Aylin Löle moderatörlüğündeki panele Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi ve UN SDSN Türkiye Direktörü Tamer Atabarut ile TÜRKONFED Yeşil Dönüşüm Komisyonu Başkanı Onur Ünlü katıldı. KOBİ'lerde farkındalığın önemli ölçüde arttığını belirten Onur Ünlü, KOBİ'lerin dönüşümünü hızlandırmak için tek tek işletmelere ulaşmak yerine büyük alıcıları ve onların tedarikçilerini biraraya getiren programların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Ünlü, TÜRKONFED olarak başarılı bir tedarik zinciri dönüşüm programı üzerinde çalıştıklarını anlattı. Dr. Tamer Atabarut, hedef belirlemekten yatırım yapmaya ve üretim süreçlerini dönüştürmeye geçilmesi gerektiğine dikkat çekti

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Mobil sürümden çık