
Ankara’daki bir Anadolu lisesinin 12. sınıfında okuyan bir kız çocuk, ‘cesaretini toplayarak’ 29 Eylül 2025 günü okulun rehberlik servisine başvurdu. Kız çocuk rehber öğretmenine, 9. sınıftan bu yana yaklaşık 3 yıldır babasının cinsel istismarına maruz kaldığını anlattı. Rehber öğretmeninin durumu polise bildirmesi üzerine olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
‘GÜNDÜZ KIZIMSIN…’
Soruşturma kapsamında Çocuk İzlem Merkezi’nde (ÇİM) uzmanlar eşliğinde mağdur çocuğun ifadesi alındı. Mağdur çocuk ifadesinde, maruz kaldığı istismar olaylarını tüm detaylarıyla anlattı. Babasının kendisine “Gündüz benim kızımsın, gece ise karımsın”, “Seni kendim için yetiştiriyorum” şeklinde sözler söylediğini ve kendisine doğum kontrol hapı verdiğini belirtti. Genç kız, istismar olayının annesi tarafından da bilindiğini, annesinin yaşananlara sessiz kaldığını, hatta istismar sırasında babasının verdiği talimatları yerine getirerek ona yardım ettiğini aktardı. Mağdur çocuk, ifadesinin ardından devlet koruması altına alındı.
Başlatılan soruşturma kapsamında mağdur çocuğun annesi E.Ö. ve babası S.Ö. tutuklandı. Baba S.Ö. savunmalarında hakkındaki suçlamaları reddetti ve kendisine iftira atıldığını öne sürdü. Anne E.Ö. ise savcılık ve sulh ceza hâkimliğindeki ifadelerinde kızının anlatımlarını doğruladı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, anne ve baba hakkında Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açtı. İddianamede; mağdur kızın başından geçen olayları “tereddütsüz, özgün ve akışkan” bir şekilde anlattığı, yer ve zaman detaylarını ayrıntılı şekilde verdiği, sanıklara iftira atması için herhangi bir neden bulunmadığı belirtildi. Ayrıca anne E.Ö.’nün de avukat huzurunda alınan beyanında olayı doğruladığı vurgulandı.
SONRA İFADE DEĞİŞTİRDİ
Yargılama sürecinde anne ifade değiştirdi. Savcılık ve hâkimlikteki ifadelerinde istismar olayını kabul eden anne E.Ö., mahkemedeki savunmasında karakolda darp edildiği için bu yönde ifade verdiğini ileri sürdü. Sanık E.Ö. mahkemede, “Kocam böyle bir şey yapmaz. Evde yapılan aramada ele geçirilen doğum kontrol hapı bana aittir” dedi. Sulh ceza hâkimliğindeki savunmasının neden farklı olduğunun hatırlatılması üzerine ise sanık E.Ö., “O sırada doğruyu söylemedim” iddiasında bulundu. Sanık baba S.Ö. de mahkemedeki savunmasında, “Mağdur bizim öz kızımızdır, iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum, tamamen gerçekdışıdır” dedi.
Mahkeme, anne E.Ö.’nün ceza ehliyeti olup olmadığına ilişkin rapor aldırılmasına karar verdi. Gelen raporda sanık annenin ceza ehliyetinin tam olduğunun bildirilmesi üzerine mahkeme yargılamayı 15 Eylül tarihinde tamamladı. Mahkeme heyeti, sanık anne ve babaya ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçundan, cezalarında herhangi bir indirim uygulamadan, en üst sınırdan 30’ar yıl hapis cezası verdi. Tamamlanan gerekçeli kararda, sanık annenin eyleminin yardım eden niteliğinde olmadığı diğer sanığın cinsel istismar eylemine müşterek fail olarak katıldığı anlatıldı. Gerekçeli kararda sanıkların müşterek hareket ederek alt soyu olan mağdur çocuğu istismar ettiklerinin sabit olduğu, bu suçun uzun yıllar boyu işledikleri anlaşılmakla haklarında zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı da ifade edildi.
Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.
