Site simgesi Milliyetçi Medya

Petrol piyasasında şaşırtan gelişme! JPMorgan piyasayı altüst edecek gelişmeyi açıkladı

Petrol piyasasında şaşırtan gelişme! JPMorgan piyasayı altüst edecek gelişmeyi açıkladı

Orta Doğu'daki savaşın petrol üretimi ve deniz taşımacılığı üzerindeki olumsuz etkilerine rağmen küresel petrol piyasasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. ABD'li yatırım bankası JPMorgan'ın 4 Kasım tarihli değerlendirmesine göre, küresel petrol arzı eylül ve ekim aylarında yeniden talebin üzerine çıktı. Eylül ayında günlük 1,1 milyon varil olan arz fazlası, ekimde 1,4 milyon varile yükseldi.

Ekim ayındaki arz fazlası, geçen yılın günlük ortalama 1,3 milyon varillik seviyesini de geride bıraktı. Uluslararası ticaret verileri ve petrol stoklarındaki hareketler, küresel piyasaya tüketilenden daha fazla petrol girdiğine işaret ediyor.

JPMorgan'ın değerlendirmesine göre ekim ayında küresel ham petrol ithalatı günlük 44,9 milyon varile ulaştı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre günlük 1,3 milyon varillik artış anlamına geliyor.

ORTA DOĞU'DAN PETROL İHRACATI TOPARLANDI

Küresel petrol arzındaki artışın önemli nedenlerinden biri, Orta Doğu'daki üreticilerin ihracatını yeniden yükseltmesi oldu.

JPMorgan verilerine göre bölgeden yapılan petrol ihracatı, savaşın etkisiyle mart ayında günlük 9,8 milyon varile kadar geriledi. Sonraki aylarda toparlanan ihracat, günlük yaklaşık 20,7 milyon varile ulaştı.

Ancak sevkiyatlar henüz savaş öncesindeki seviyelere dönmüş değil. Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik sorunları, tanker saldırıları ve yükselen taşımacılık maliyetleri petrol ticaretini sınırlamayı sürdürüyor.

Ham petrol ihracatındaki toparlanma, benzin ve motorin gibi işlenmiş petrol ürünlerinde ise aynı ölçüde gerçekleşmedi. Vortexa'nın ekim ayına ilişkin tahminlerine göre Körfez ülkelerinin ham petrol ve kondensat ihracatı günlük 14 milyon varile ulaşarak savaş öncesi seviyenin yaklaşık yüzde 86'sını yakaladı.

Buna karşılık işlenmiş petrol ürünleri ihracatı, normal seviyesinin ancak yarısının biraz üzerine çıkabildi. Bu tablo, ham petrol arzında rahatlama yaşanmasına rağmen özellikle motorin piyasasındaki sıkışıklığın neden devam edebileceğini ortaya koyuyor.

LATİN AMERİKA'DAN GÜNLÜK 1,5 MİLYON VARİL İLAVE ARZ

Petrol arzındaki artış yalnızca Orta Doğu'daki ihracatın toparlanmasından kaynaklanmıyor. Latin Amerika'daki üretim artışı da küresel piyasadaki arz dengesini değiştiren önemli unsurlar arasında yer alıyor.

JPMorgan'ın tahminlerine göre Latin Amerika ülkeleri, geçen yılın aynı dönemine kıyasla küresel piyasaya günlük yaklaşık 1,5 milyon varil daha fazla ham petrol sunuyor.

Brezilya, Venezuela, Guyana ve Arjantin, bölgedeki üretim artışında öne çıkan ülkeler arasında bulunuyor. Orta Doğu'da savaş nedeniyle sevkiyat sorunları devam ederken Latin Amerika'daki üreticilerin ihracatını artırması, küresel petrol arzındaki açığın kapanmasına katkı sağlıyor.

Bununla birlikte farklı bölgelerde üretilen ham petrol türleri her zaman birbirinin yerine kullanılamıyor. Rafinerilerin işleyebildiği petrol türleri, teslimat süreleri ve taşımacılık maliyetleri, arz fazlasının fiyatlara ne ölçüde yansıyacağını belirleyen unsurlar arasında bulunuyor.

YÜKSEK PETROL FİYATLARI TALEBİ GÜNLÜK 3,3 MİLYON VARİL AZALTTI

Küresel petrol piyasasında arz fazlasını büyüten bir diğer gelişme ise tüketimdeki gerileme oldu.

JPMorgan'ın tahminlerine göre Orta Doğu'daki çatışmaların başlamasından bu yana küresel petrol talebi günlük yaklaşık 3,3 milyon varil azaldı.

Yüksek akaryakıt fiyatları, taşımacılık maliyetlerindeki artış ve ekonomik faaliyetlerdeki yavaşlama petrol tüketimini sınırlayan başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.

Böylece savaş, bir taraftan petrol arzını ve sevkiyatını olumsuz etkilerken diğer taraftan yükselen fiyatlar üzerinden talebin zayıflamasına yol açtı. Diğer üretici ülkelerin piyasaya daha fazla petrol sunmasıyla birlikte küresel arz-talep dengesi yeniden değişmeye başladı.

JPMORGAN, GOLDMAN SACHS VE IEA'NIN PETROL BEKLENTİLERİ AYRIŞIYOR

Küresel petrol piyasasına ilişkin değerlendirmeler büyük finans ve enerji kuruluşları arasında farklılık gösteriyor.

JPMorgan ekim ayında günlük 1,4 milyon varillik arz fazlasına işaret ederken Goldman Sachs, eylül ve ekim aylarında küresel petrol stoklarındaki düşüşün durduğunu ve piyasanın genel olarak dengeye yaklaştığını belirtiyor.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ise 14 Ekim'de yayımladığı petrol piyasası raporunda yıl sonuna kadar küresel arz açığının devam edebileceği öngörüsünü korumuştu. Kurum, özellikle motorin arzındaki sıkışıklığa ve petrol stoklarının savaş öncesindeki seviyelerin altında kalmasına dikkat çekmişti.

Bu farklı değerlendirmeler, petrol piyasasının geleceğinde iki temel unsurun belirleyici olacağını gösteriyor: Orta Doğu'daki sevkiyatların ne ölçüde toparlanacağı ve yüksek enerji fiyatlarının küresel tüketimi ne kadar baskılayacağı.

TÜRKİYE'YE NASIL YANSIYACAK?

6 Kasım Cuma sabahında Brent petrolün varil fiyatı 100 dolar seviyesine yaklaşırken haftalık kaybının yaklaşık yüzde 12'ye ulaşması bekleniyordu. Hürmüz Boğazı çevresindeki yeni saldırılar fiyatların yeniden yükselmesini desteklese de küresel arz fazlasına ilişkin veriler, yükselişin kalıcılığı konusunda soru işaretleri oluşturuyor.

Türkiye gibi enerji ithalatına bağımlı ülkeler açısından petrol fiyatlarındaki gerileme, enerji ithalat maliyetlerinin azalması anlamına gelebilir.

Ancak ham petroldeki düşüşün benzin ve motorin fiyatlarına yansıması yalnızca petrol fiyatlarına bağlı değil. İşlenmiş petrol ürünlerinin uluslararası fiyatları, döviz kuru ve vergi yapısı da akaryakıt fiyatlarını belirleyen unsurlar arasında yer alıyor.

Önümüzdeki dönemde petrol piyasalarında savaşın seyri kadar küresel tüketimin toparlanıp toparlanmayacağı ve artan arzın fiyatlar üzerindeki etkisi de yakından izlenecek.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Mobil sürümden çık