Site simgesi Milliyetçi Medya

Okullarda Akran Zorbalığı Araştırması: Öğrencilerin Yüzde 18,3’ü Çok Ciddi Etkilendiğini Belirtti

Okullarda Akran Zorbalığı Araştırması: Öğrencilerin Yüzde 18,3’ü Çok Ciddi Etkilendiğini Belirtti

Türkiye genelinde okul güvenliği ve akran zorbalığına ilişkin hazırlanan kapsamlı araştırmanın sonuçları açıklandı. Öğretmen, öğrenci ve velilerin görüşlerine dayanan araştırmada; öğretmen otoritesi, zorbalık türleri, bildirim mekanizmaları ve siber zorbalık gibi konularda dikkat çeken veriler ortaya konuldu.

Türkiye’de okullardaki mevcut durumu değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilen araştırmaya 3 bin 198 öğretmen, 2 bin 315 öğrenci ve 2 bin 280 veli olmak üzere toplam 7 bin 793 kişi katıldı.

Araştırma kapsamında öğretmenlerden 81 ilin tamamında, velilerden 75 ilde ve öğrencilerden 61 ilde veri toplandı. Çalışmada okul güvenliği, farklı paydaşların bakış açıları üzerinden değerlendirildi.

Araştırmada okul güvenliği algısı 5 üzerinden değerlendirildi. Öğretmenlerin güvenlik algısı 3,48, velilerin 3,38 ve öğrencilerin 3,24 olarak ölçüldü.

Veriler, öğrencilerin okul güvenliğini öğretmen ve velilere kıyasla daha düşük değerlendirdiğini ortaya koydu. Araştırmada, öğrencilerin okul içindeki deneyimlerinin güvenlik politikalarının oluşturulmasında dikkate alınması gerektiğine işaret edildi.

Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 90,7’si, mesleğe başladıkları dönemle karşılaştırıldığında öğretmen otoritesinin zayıfladığını düşündüğünü belirtti.

Öğretmenlerin mevcut disiplin düzenlemelerine verdiği puan 5 üzerinden 2,53 olurken, disiplin sisteminin caydırıcılığına ilişkin değerlendirme 1,98’de kaldı.

Buna karşılık öğrencilerin yüzde 71,8’i, velilerin ise yüzde 86’sı öğretmenin sınıfta disiplinli bir tutum sergilemesini gerekli buldu. Araştırma, öğretmenlerin mesleki otoritesinin desteklenmesi ve disiplin mekanizmalarının değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Araştırmada akran zorbalığının yalnızca fiziksel şiddetten ibaret olmadığı, hakaret, alay, dedikodu ve sosyal dışlama gibi davranışların da önemli bir yer tuttuğu belirlendi.

Öğrencilerin yüzde 18,1’i ayda 1-2 kez, yüzde 10,5’i haftada 1-2 kez, yüzde 10,2’si ise hemen hemen her gün hakaret veya alaya maruz kaldığını bildirdi.

Zorbalık deneyimlerinin etkilerine ilişkin sonuçlarda öğrencilerin yüzde 35,4’ü en az orta düzeyde etkilendiğini, yüzde 18,3’ü ise yaşadığı etkilenmeyi “çok” veya “çok ciddi” olarak tanımladığını belirtti. Ayrıca öğrencilerin yüzde 63,4’ü başka bir öğrenciye zorbalık yapıldığına tanık olduğunu ifade etti.

Araştırmada, zorbalık olaylarının okul yönetimine bildirilmesi konusunda da önemli bulgulara ulaşıldı.

Öğrencilerin yalnızca yüzde 24,8’i son bir yıl içerisinde kendisi veya başka bir öğrenci adına zorbalıkla ilgili okula bildirim yaptığını belirtti. Öğrencilerin yüzde 21,1’i ise bildirim yapmayı düşündüğü hâlde bunu gerçekleştirmediğini söyledi.

Bildirimden kaçınma nedenleri arasında okulun gerekli adımları atmayacağı düşüncesi ve olayın bildirim sonrasında daha kötü hâle gelebileceği endişesi öne çıktı. Bulgular, öğrencilerin güvenle başvurabileceği ve etkili biçimde işletilen bildirim mekanizmalarına duyulan ihtiyacı ortaya koydu.

Araştırmada öğrencilerin dijital kullanım alışkanlıkları ve siber zorbalık deneyimleri de incelendi. Buna göre öğrencilerin yüzde 69,9’unun akıllı telefonu, yüzde 58,8’inin ise kendisine ait sosyal medya hesabı bulunuyor.

Öğrencilerin yüzde 7,2’si son altı ay içinde çevrim içi ortamda hedef alındığını bildirirken, günlük ekran süresi 4 saati aşan öğrencilerde bu oran yüzde 14,9’a yükseldi.

Velilerin yüzde 88’i ise çocuklarının siber zorbalığa maruz kalıp kalmadığını bilmediğini ifade etti. Bu sonuçlar, çocukların dijital ortamlardaki güvenliğinin de okul güvenliği çalışmalarının bir parçası olarak ele alınması gerektiğine işaret etti.

Araştırma sonuçları doğrultusunda okul güvenliğinin güçlendirilmesi ve akran zorbalığının önlenmesi için çeşitli politika önerileri gündeme getirildi.

Öne çıkan öneriler arasında öğretmenlerin mesleki otoritesinin desteklenmesi, disiplin sisteminin gözden geçirilmesi, fiziksel güvenliğin yanında dijital güvenliğe de önem verilmesi ve sözel, ilişkisel ve siber zorbalığın daha etkin biçimde ele alınması yer aldı.

Ayrıca risk altındaki öğrencilerin erken tespit edilmesi, okul sosyal hizmeti sisteminin hayata geçirilmesi, aile-okul iş birliğinin güçlendirilmesi ve öğrencilerin çekinmeden bildirim yapabilecekleri güvenilir mekanizmaların oluşturulması gerektiği vurgulandı.

Araştırma, okul güvenliğinin sağlanmasında yalnızca fiziksel önlemlerin değil; öğrencilerin psikososyal ihtiyaçlarının, öğretmenlerin mesleki koşullarının ve dijital ortamlardaki risklerin de birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.

Mobil sürümden çık