İsrail basınına konuşan adı açıklanmayan üst düzey İsrailli yetkili, Netanyahu ile Trump'ın dün Beyaz Saray’da yaptığı görüşmede İran konusunda "gerçek bir fikir alışverişinde" bulunduğunu aktardı.
Trump’ın önünde İran'a ilişkin "bir anlaşmaya varmak, varmamak ya da saldırıları şiddetlendirmek" olmak üzere 3 seçenek olduğunu kaydeden İsrailli yetkili, Netanyahu ve Trump'ın her seçeneği "dürüstçe ve kapsamlı şekilde" ele aldığını söyledi.
İsrailli yetkili, "Anlaşmadan büyük bir saldırıya kadar her ihtimal masada. İran, saldırıya uğraması durumunda İsrail'in sert bir şekilde karşılık vereceğinin bilincinde." dedi.
Netanyahu'nun İran'a ilişkin ne yapılması gerektiği konusunda doğrudan bir öneride bulunmadığını ancak mevcut ihtimalleri değerlendirdiklerini belirten yetkili, son kararın Trump’a ait olduğunu ifade etti.
Askeri ve askeri olmayan yöntemlerle İran'a ilave ekonomik baskı uygulanmasının yollarının da istişare edildiğini söyleyen İsrailli yetkili, "Asıl mesele, küresel ekonomik dengeleri gözetirken İran üzerindeki ekonomik baskıyı devam ettirebilme kapasitesini dengelemektir." diye konuştu.
Netanyahu, ABD'li Senatör Lindsey Graham'ın cenaze törenine katılmak için gittiği Washington'da dün Başkan Donald Trump ile görüşmüştü.
Görüşme sonrası sosyal medya hesabından açıklama yapan Netanyahu, "Trump'la İran konusunda tam mutabakat içinde olduklarını" ileri sürmüştü.
ABD Başkanı Trump'ın, dün Oval Ofis'te İsrail Başbakanı Netanyahu ile yaptığı görüşmede, Orta Doğu'daki savaşın küresel finans sistemleri üzerinde olumsuz etki yapabileceği yönündeki "endişelerini paylaştığı" ileri sürüldü.
Axios'a konuşan İsrailli bir yetkili, Beyaz Saray'da gerçekleşen görüşmede, Trump ve Netanyahu'nun İran'a yönelik saldırıların sonuçları hakkında yaptıkları konuşmanın detaylarını aktardı.
Haberde, "İsrailli yetkili, Trump'ın savaşın enerji piyasaları ve küresel ekonomi üzerindeki etkisinden endişe duyduğunu ifade ettiğini söyledi." denildi.
Netanyahu ise Tahran'ın Washington'dan taviz koparmak için elindeki son koz olarak Hürmüz Boğazı üzerindeki nüfuzunu kullandığını iddia ederek karşılık verdi.
Haberde, Netanyahu'nun, ABD Başkanı'nın küresel ekonomik gerileme korkularını kabul etse de Tahran üzerindeki mali baskıyı yoğunlaştırmak için deniz ablukasının "devam etmesinin gerektiğini" savunduğu aktarıldı.
"Netanyahu, diplomatik çabalara rağmen Tahran'la nihai bir anlaşmaya varılması olasılığı konusunda derin bir şüphe duyuyordu." değerlendirmesine yer verilen haberde, İsrailli yetkilinin, iki liderin Washington'un değerlendirdiği 3 özel stratejiyi "açıkça" gözden geçirdikleri öne sürüldü.
Söz konusu 3 özel stratejinin, "diplomatik bir anlaşmayı sonuçlandırmak, artan ekonomik baskıyla deniz ablukasını sürdürmek veya yüksek yoğunluklu askeri saldırılara yeniden başlamak" olduğu kaydedildi.
Dün gerçekleşen Trump-Netanyahu buluşması, İran'la savaşın 28 Şubat'ta başlamasından bu yana iki lider arasında gerçekleşen ilk yüz yüze görüşmeydi.
Haberde, Netanyahu’nun Trump’a, Türkiye’nin Suriye’de kontrol ettiği alanın İsrail’in işgal ettiği bölgelerden "50 kat daha büyük" olduğunu gösteren bir harita gösterdiği bildirildi.
Netanyahu'nun, Suriye’nin yüzde 5’ini Türkiye’nin, yüzde 0,1’ini ise İsrail’in kontrol ettiğini ileri sürdüğü aktarıldı.
Haberde görüşüne yer verilen bir ABD'li yetkili ise Netanyahu'nun iddiasına, "Suriye'nin güneyindeki İsrail işgalinin aksine Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki askeri varlığının, bugünkü Suriye hükümetinin rızası ve davetiyle gerçekleştiğini" ifade ederek yanıt verdi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.