Site simgesi Milliyetçi Medya

Libyalılar, Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasının Akdeniz’deki haklarının güvencesi olduğunu düşünüyor

Libyalılar, Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasının Akdeniz'deki haklarının güvencesi olduğunu düşünüyor

Libya Temsilciler Meclisinin, Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat muhtırasını onaylamasının ardından, ülkenin doğusu ve batısındaki her kademeden yetkiliden tebrik mesajları ve memnuniyet açıklamaları geldi.

AA muhabiri, ülkelerinin meclisinde onaylanan Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasının halk nezdindeki karşılığını ve Avrupa Birliği ile Yunanistan'ın itirazlarına ilişkin görüşlerini almak için Libyalılara mikrofon uzattı.

Libyalı gazeteci Ahmed Ebu Şuveyrib, Libya Temsilciler Meclisinin onayladığı deniz yetki anlaşmasının Libya ve Türkiye'nin çıkarlarına büyük ölçüde hizmet ettiğini söyledi.

Türkiye-Libya deniz yetki anlaşmasının petrol arama ve çeşitli deniz alanlarında sondaj çalışmaları yapmak için yeni ufuklar açacağını​​​​​​​ kaydeden Ebu Şuveyrib, "Ve bu sondaj işlemleri, Libya'nın ekonomik istikrarını destekleyecek niteliktedir, ayrıca Türkiye'ye de Libya'ya da fayda sağlayacaktır." ifadelerini kullandı.

Ebu Şuveyrib, Yunanistan ve Avrupa Birliğinin Türkiye-Libya deniz yetki anlaşmasına itirazına ilişkin, "Bu anlaşmayı istemeyen taraflar, bu anlaşmada Libya ve Türk halklarının çıkarlarının ne derece olduğunu çok iyi bilmektedirler." diye konuştu.

Libya Kültür Bakanlığında çalışan Ömer bin Receb, Temsilciler Meclisinin bu anlaşmayı onaylamasının bereketli bir adım olduğunu, her iki ülke, özellikle Libya tarafı için çok önemli olduğunu söyledi.

Anlaşmanın Libya'ya Akdeniz'de daha geniş bir alan sağladığını kaydeden Bin Receb, "Dünya çapında büyük bir devlet ve süper güç olan Türkiye Devleti ile işbirliği yapılması yönü de bu anlaşmaya artı bir değer katmaktadır." ifadelerini kullandı.

Libya'nın tarih boyunca Yunanistan, Avrupa Birliği ve Mısır ile kötü deneyimleri olduğunu kaydeden Bin Receb, şunları aktardı:

"Yani özellikle Arap ve kardeş bir devlet (Mısır), yani her zaman kendi çıkarı öncelikli ve esefle bu ifadeyi kullanıyorum; yani hiçbir zaman Libya'nın yanında yer almamıştır, Libya halkı Türkiye Devletinden çok şey kazanmıştır, ancak Mısır Devleti hiçbir zaman Libya halkının yanında olmamıştır, Yunanistan da öyle, yani onlardan bir fayda görmedik."

Tarık Hudud, Türkiye-Libya deniz yetki anlaşmasının Temsilciler Meclisinde onaylanmasının ardından Libya mevzuatına göre ülkesi için yürürlük kazandığını, uluslararası düzeyde de bağlayıcı hale geldiğini değerlendirdi​​​​​​​.

Libya ve Türkiye arasındaki deniz yetki mutabakatına çeşitli ülkelerden itirazların gelmesinin esef verici olduğunu söyleyen Hudud, şunları kaydetti:

"Yunanistan'ın Avrupa Birliği'nin bir parçası olduğunun farkındayız, Avrupa Birliği her zaman Yunanistan'ın politikasını veya arzusunu dile getirecektir. Ancak garip olan şu ki; Mısır'ın bu anlaşmaya çekince koymasıdır, halbuki bu anlaşmada Mısır'ın kendisi için bile çok büyük bir menfaat bulunmaktadır. Bunun (Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasının) Mısır'ın denizcilik alanındaki bölgesel haklarını umulandan daha çok koruduğuna inanıyorum."

Hudud, Yunanistan'ın kara suları konusundaki görüşünün uluslararası hukukla çeliştiğini belirterek, "Yunanistan, kara sularının sınırın son adasından başladığını düşünüyor ve tabii ki bu uluslararası hukuk yorumuyla çelişmektedir. Bu hipotezi ve bu anlatıyı kabul edersek, dünyadaki diğer adaları çok sayıda olan Endonezya ve Malezya eğer en son adadan başlayıp karasularını talep etseler, başka ülkelerin tam ortasında yer alırlar. Bu nedenle bu söylem mantıksızdır, uluslararası hukuk metinlerine veya ruhuna aykırıdır, aksine burada heves ve en büyük miktarda kara sularını ele geçirme rekabeti rol oynamaktadır ve bu elbette tutarlı değildir." ifadelerini kullandı.

Yunanistan'ın kendi çıkarını aradığı gibi Libya'nın da kendi çıkarını aradığını kaydeden Hudud, şunları söyledi:

"İster çevredeki bir Arap ülkesi ister başka bir ülke olsun, hiçbir ülke Libya üzerinde vasi değildir; Libya, kendi halkının çıkarlarını arayacaktır. Libya halkı olarak biz de menfaatlerimizi arıyoruz, dolayısıyla anlaşma Libya halkının çıkarlarına hizmet etmektedir ve bu nedenle bunu çok memnuniyetle karşılıyoruz."

Mahmud Yusufi de, Libya ve Türkiye arasındaki deniz yetki mutabakatının ülkesindeki bölünmüşlüğün sona ermesine katkı sunabileceğini vurguladı.

Türkiye'nin son dönemde Libya'nın doğusundaki yetkililerle geliştirdiği ilişkilerin ülkesi için olumlu yansımaları olduğunu dile getiren Yusufi, şöyle devam etti:

"Bu anlaşmanın Libya'nın birleşmesine etki etmesi veya katkıda bulunması muhtemeldir. Bugün Türkiye'nin Libya'nın doğu bölgesine yönelmesi, Türk Konsolosluğunun (Bingazi'de) kapılarını açması, Türk diplomatların doğu bölgesini ziyaret etmesiyle Libya ile Türkiye arasındaki hatların geri dönmesini görüyoruz, bu, Libya krizinin çözümüne ve safların birleştirilmesine katkıda bulunabilecek bir girişim."

Yusufi, Yunanistan'ın hakkı olandan fazlasını talep ettiğini, İsrail'in rahatsızlık duymasının da Libya ile Türkiye arasındaki deniz yetki mutabakatının ülkesi için hayırlı bir adım olduğunun delili olduğunu söyledi.

Hayri el-Koni es-Suveyri ise, Temsilciler Meclisinin bu anlaşmayı onaylamasından çok memnun olduğunu ve anlaşmanın Libya ekonomisine önemli bir katkı sunacağını belirtti.

Temsilciler Meclisinin onaylanmasının stratejik bir adım olduğunu kaydeden Suveyri, "Özellikle bu küresel çekişme ile uluslararası arenada bugün tanık olunan durum ışığında Libya'nın tarihi boyunca hak ettiği büyük bir kazanım olduğunu düşünüyoruz. Bu anlaşma, Allah'ın Akdeniz'deki nimetlerinden ve lütuflarından Libya'ya verdiği haklar için gerçek bir koruma kalkanı oluşturmaktadır. Bu nedenle bunu, ulusal ekonomiyi destekleyen ve güçlendiren stratejik bir adım olarak görüyorum. Libya'yı, Libya halkını Türk liderliğini ve Türk halkını bu anlaşmanın kabulü ve inşallah yürürlüğe girmesiyle sonuçlanan bu gerçek başarıdan dolayı tebrik ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Suveyri, Yunanistan'ın itirazı hakkında ise şunları kaydetti:

"Yunanistan'ın itiraz etmesini bekliyordum, bu son derece normaldir, çünkü bu anlaşmanın olmaması veya yürürlüğe girmemesi için her yolu denedi. Onların da kendilerince haklı gördükleri hakları savunduklarına dair gerekçeleri var, ancak biz menfaatimizi bu anlaşmada görüyoruz; ülkemizin içinden geçtiği bu istisnai ve kritik aşamada Libya ile Türkiye arasındaki sıkı işbirliğinde çıkarımızı görüyoruz."

Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.

Mobil sürümden çık