
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti MKYK Toplantısı'nda kira başta olmak üzere birçok kalemde geçmiş dönem enflasyonunun referans alınması, dezenflasyon sürecinin önündeki önemli sorunlardan biri olduğunu söyledi.
Ekonomi yönetiminin değerlendirmesine göre geçmiş enflasyona endekslenen fiyatlama davranışları, enflasyon düşse dahi fiyat artışlarının yüksek seviyelerde kalmasına neden olabiliyor.
Keşke sorun kira artışlarının geçmiş enflasyon oranında arttırılmasından ibaret olsa.
Geçen akşam meşhur sarı sitedeki kiralık ev ilanlarına göz attım. Tek kelimeyle çıldırmışlar.
Asgari ücretle çalışanları geçtim, mavi yakalı bir işçinin maaşıyla ev kiralaması çok zor.
Sadece kiraların 100 bin artı olduğu Kadıköy'den, Beşiktaş'tan bahsetmiyorum. Orta halli bir mahallede ev tutmaya kalksanız da altından kalkmanız mümkün değil.
Sorun yalnızca fahiş kiralar da değil. 30-40 yıllık binalarda, mutfağı, banyosu dökülen daireleri kiralamak için küçük bir servete ihtiyacınız var.
Bir yıllık peşin kiralar, depozitolar, emlakçı parası, taşınma gideri… Kefil şartını, tahliye taahhütnamelerini, ıvırını zıvırını vs. saymıyorum.
Ev sahipleri birbirilerine bakıp kiralara yükleniyorlar.
Kiralık ev arayanların Allah yardımcısı olsun.
Peki bu sorun nasıl çözülebilir?
Geçmiş dönemlerde uygulamaya koyulan yüzde 25 sınırlaması gibi uygulamalar da bir sonuç vermediği gibi ev sahiplerinin koşulları ağırlaştırmasına yol açtı. Mahkemelerin iş yükü arttı. Öyle ki geçtiğimiz günlerde kira davalarına süre sınırlaması bile getirildi. Davalık olan pek çok kiracı şimdilerde kara kara ne yapacağını düşünüyor.
İşlerin çığırından çıktığı pandemiden beri benzer sorunla mücadele için yöntemler arayan Avrupa ülkeleri neler yapıyor diye baktım. Başlıklar şunlar:
Yıllık zam tavanı.
İlk kira sınırı.
Kısa süreli kiralama lisans/kota ve turistik bölge kısıtları.
Sözleşme süresi ve tahliye koruması (asgari süre uzatma, gerekçesiz tahliyeyi kaldırma).
Sosyal konut, inşaat izni sadeleştirme, boş ev/ikinci ev vergisi veya yükümlülüğü.
Mevsimlik sözleşme, mobilyalı kira, "geçici kullanım" etiketinin suistimaline yaptırım.
Kontratlarının e-devlet üzerinden yapılması da kiracıların haklarının korunması noktasında etkili olabilir.
Evet, büyük depremin yaralarını sarmaya çalışan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul'da da konut arzını artırmak için çalışmalar yapıyor. Son olarak TOKİ bünyesinde 15 bin konutluk bir kira kampanyası başlattılar.
Merkezi hükümetin yanı sıra genel olarak barınma konusunda kıllarını bile kıpırdatmayan yerel yönetimlerin de devreye girmesi şart.
Ancak sorun büyük ve acil. Mevcut konut stokun hakkaniyetli bir şekilde değerlendirilmesi, ihtiyaca cevap vermesi için harekete geçilmeli.
Barınma insanın en temel ve ötelenemez hakkı. Artık istismar boyutuna varan bu sorun da Cumhurbaşkanı Erdoğan doğrudan el atmadıkça çözülecek gibi durmuyor.
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
