Site icon Milliyetçi Medya

İsrail’in saldırdığı ve abluka uyguladığı Gazze, son 3 yılda “öngörülemeyen” felakete sürüklendi

İsrail'in saldırdığı ve abluka uyguladığı Gazze, son 3 yılda "öngörülemeyen" felakete sürüklendi

Laerke, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana saldırılar düzenlediği ve abluka altında tuttuğu Gazze'deki insani durum ve yardımlarda yaşanan gerilemelere ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Gazze'deki durumun hala vahim olduğuna ve kırılganlığını koruduğuna işaret eden Laerke, geçen yıl başlayan ateşkes süresince daha fazla insana ulaşabilseler de yardımların istenen seviyede olmadığına dikkati çekti.

"Bu tam anlamıyla bir ateşkes sayılmaz. Hala neredeyse her gün insanların öldürüldüğüne, sivil altyapının saldırıya uğrayıp bombalandığına ve benzeri olaylara dair haberler alıyoruz. Belirgin bir iyileşme olsa da durum hala vahim. Gazze halkı yokluk içinde geçecek 4'üncü kışa giriyor. Yağmur, sel ve düşen hava sıcaklıkları gibi bizi bekleyen koşullara hazırlanmak için bölgeye sokmamız gereken pek çok yardım malzemesi var. Ne yazık ki bu yardımları ulaştırmak için gereken izinleri yeterli sayıda ve zamanında alamıyoruz. İşte şu anda karşı karşıya olduğumuz en büyük sorunlardan biri bu."

İnsanların 4'üncü zorlu kışı atlatabilmesi için o malzemeleri bölgeye ulaştırmalarının şart olduğunu vurgulayan Laerke, bu malzemeler arasında çeşitli gıda ürünleri, tıbbi malzemeler, jeneratör yedek parçaları ile su şebekesi sistemini onarmaya yarayacak ekipmanlar gibi pek çok kalemin yer aldığını söyledi.

Laerke, 7 Ekim'de Hamas ve diğer Filistinli silahlı grupların İsrail'e yönelik gerçekleştirdikleri saldırıyla şok yaşandığına değinerek, "Ancak buna verilen tepki ve sonrasında yaşanan (İsrail saldırıları) savaş dünyayı şoke etti. Gerçekten de öyle oldu. Gazze'deki sivillere yöneltilen savaşın acımasızlığı ve boyutu, insani yardım çalışanları olarak bizleri de derinden sarstı. Durum gerçekten korkunçtu." diye konuştu.

Ateşkes sürecinde yaşanan iyileşmelerden birinin de "kıtlığının önüne geçmeleri" olduğunu dile getiren Laerke, insanlara her gün yemek sağlayabilmelerinin yanı sıra çocuk felci aşılama kampanyası yürüttüklerini söyledi.

Laerke, "İnsani yardım cephesinde pek çok şey yapıldı ancak bunlar insanların yalnızca hayatta kalmasını sağladı. İçinde bulundukları insani krizden kurtulmalarına ise bir faydası olmadı. İsrail'in Gazze Şeridi ve çevresine yardım ulaştırma yeteneğimize getirdiği kısıtlamaların insanlar üzerinde büyük bir etkisi olduğu çok açık çünkü ihtiyaç duydukları desteği alamıyorlar." dedi.

Yardımların sadece Kerem Ebu Salim (Kerem Şalom) Sınır Kapısı üzerinden ulaştırılabildiğine işaret eden Laerke, her şey en ince ayrıntısına kadar ve çoğu zaman birden fazla kere incelendiğini, kontrol edildiğini ve tarandığını, bu durumun da gecikmelere neden olduğunu söyledi.

"Bu yüzden insanlar, yardımı sadece sınırın ötesine ve hala İsrail askeri kontrolü altındaki Gazze Şeridi'nin bir bölümüne getirmek için günlerce, haftalarca değil aylarca bekliyorlar. Daha sonra kamyonlarımızın, yardımı almak ve kıyı şeridinde çok küçük bir yere sıkıştırılmış insanlara geri götürmek için bu askerileştirilmiş, adeta kimsenin olmadığı bölgeden geçmesi gerekiyor. Gazze'nin yarısı siviller için neredeyse girilemez bir bölge. Orada bulunmamız da bizim için çok karmaşık. Sahil şeridindeki kamplarda aşırı kalabalık var ve bu da her türlü sorunu beraberinde getiriyor."

Gazze'de barınak ihtiyacı olanlara çadır ulaştırmaları gerektiğini ve şu anda bunu yeterli sayıda sağlayamadıklarını dile getiren Laerke, şu an için İsrail yetkilileriyle yaşadıkları en büyük sorunun bu olduğunun altını çizdi.

Her zaman umut olduğunu ve bunun Filistinliler için de geçerli olduğunu söyleyen Laerke, yıllardır savundukları iki devletli çözümü göreceklerine inandıklarını kaydetti.

Laerke, son 3 yılda Gazze'de gelinen insani duruma ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

"İnsani yardım alanında profesyonel olarak çalışan ve bu 3 yıllık kriz sürecini bizzat yaşayan pek çok kişinin bugün artık 3 yıl öncesine kıyasla bambaşka insanlar haline geldiğini düşünüyorum. Durumun bu denli felaket boyutlarına ulaşabileceğini tam olarak öngörememiştik. İnsani ihtiyaçlar açısından böylesine vahim bir tabloyla karşı karşıya kalacağımızın, aynı zamanda bu ihtiyaçları giderme kapasitemizin de bu denli kısıtlı olacağının farkında değildik."

Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.

Exit mobile version