Site icon Milliyetçi Medya

İsrail hapishanelerindeki Suriyeli tutukluların ailelerinden Şam’da gösteri

İsrail hapishanelerindeki Suriyeli tutukluların ailelerinden Şam’da gösteri

Suriye’nin Kuneytra, Şam kırsalı ve Dera illerinden gelen aileler, İsrail hapishanelerinde tutulan yakınlarının durumunun açıklığa kavuşturulması ve serbest bırakılmaları talebiyle Dışişleri Bakanlığı önünde bir araya geldi.

Ellerinde alıkonulan yakınlarının fotoğraflarını taşıyan göstericiler, yakınlarının derhal serbest bırakılmasını ve akıbetleri hakkında resmi makamlardan bilgi verilmesini talep etti.

Kuneytra’nın Cebata el-Haşab köyünden gösteriye katılan Hasan Ahmed, Suriye’nin güneyindeki farklı bölgelerden gelen ailelerin derin mağduriyet yaşadığını belirtti.

Ahmed, "Şam kırsalındaki Beyt Cin’den güneydeki Vadi Yermuk ve Dera’ya kadar birçok aile, yakınlarının İsrail hapishanelerinde tutulması nedeniyle acı çekiyor. Aralarında Esed rejiminin devrilmesinden önce alıkonulanlar da var." dedi.

Dışişleri Bakanlığına ve uluslararası topluma çağrıda bulunan Ahmed, "Bakanlığın Birleşmiş Milletler (BM), Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve insan hakları kuruluşları nezdinde girişimde bulunarak İsrail üzerinde baskı kurmasını istiyoruz. Aralarında reşit olmayan 6 kişinin de bulunduğu yakınlarımızın neden gözaltına alındığı veya Suriye topraklarından neden kaçırıldığı konusunda ailelere hiçbir bilgi verilmiyor." ifadelerini kullandı.

BM Güvenlik Konseyi ve bölgede faaliyet gösteren BM organlarını da eleştiren Ahmed, ihlallerin sona ermesi ve tutukluların özgürlüğüne kavuşması için somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

Şam kırsalından eyleme katılan Hatice Aşur ise alıkonulanlar arasında 17 yaşında gençlerin, üniversite ve şeriat eğitimi alan öğrencilerin bulunduğuna dikkati çekti.

Aşur, "Biz, Şam’ın kuzeybatı kırsalından kaçırılan kişilerin aileleri olarak buradayız. Dünyadaki tüm ülkelere, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ya, BM’ye ve bütün insan hakları kuruluşlarına sesleniyoruz. İnsan hakları kuruluşları nerede? Çocuklarımız için neden talepte bulunmuyorlar?" dedi.

Ailelerin yaşadığı belirsizliğe dikkati çeken Aşur, "Siz uyuyor olabilirsiniz ama biz uyuyamıyoruz. Her kapı sesinde, her ayak sesinde oğlumuzun kapıyı çalıp içeri gireceğini umut ediyoruz. Çocuklarımızın aç mı, hasta mı, yorgun mu olduklarını bilmiyoruz. Yakınlarımızın akıbetini öğrenmek bizim hakkımız." diye konuştu.

Yetkililere ve uluslararası kuruluşlara çağrıda bulunan Aşur, "Onlar zorla götürüldü. Şimdi demir parmaklıklar ardında ne suçları var? Çocuklarımızın durumunun açıklanmasını ve serbest bırakılmaları için harekete geçilmesini istiyoruz." şeklinde konuştu.

Aşur, yetkililerin kendi çocukları İsrail tarafından alıkonulsaydı nasıl davranacaklarını sorarak, "Bu sessizlik kabul edilemez. Sessizlik bizi öldürüyor. Biz sessizlik değil, eylem istiyoruz. Çocuklarımızın serbest bırakılması için mücadele edecek insanlar istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.

Exit mobile version