Site simgesi Milliyetçi Medya

İsrail, 4 yıl aradan sonra hükümeti belirlemek için yarın sandık başına gidiyor

İsrail, 4 yıl aradan sonra hükümeti belirlemek için yarın sandık başına gidiyor

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde büyük yıkıma yol açan saldırılarının yanı sıra Lübnan'ın güneyini işgali ve ABD ile birlikte İran'a karşı başlattığı savaş sonrası yapılacak ilk seçimde, İsrail Meclisinin 26. döneminde görev yapacak milletvekilleri seçilecek.

İsrail Merkez Seçim Komitesi verilerine göre, ülkede oy kullanma hakkına sahip 7,3 milyon seçmenin büyük bölümünün, ülke genelinde kurulacak 12 bin 18 seçim istasyonundaki 18 bin sandıkta oy kullanması bekleniyor.

Komite, seçimler için 100 bin personelin görevlendirildiğini ve güvenliği sağlamak amacıyla seçim istasyonlarına 15 bin kamera yerleştirildiğini duyurdu.

Seçim için 690 milyon şekel (yaklaşık 220 milyon dolar) bütçe ayrıldı.

Oy verme işlemi yarın yerel saatle 07.00'de başlayıp 22.00'de sona erecek. Ancak sandıklar kapansa bile yoğunluk halinde seçim merkezlerinde bekleyen her seçmen oy kullanma hakkına sahip olacak.

İsrail'de ülkenin tamamının tek seçim bölgesi kabul edildiği nispi temsil sistemi uygulanıyor. Seçmenler adaylara değil, siyasi partilere oy veriyor.

Toplam 37 parti ve liste, yüzde 3,25'lik seçim barajını aşarak 120 sandalyeli Meclise dört yıllığına milletvekili göndermek için yarışacak. Seçim barajını aşamayan partilerin oyları ise hesaba katılmıyor.

İsraillilerin yanı sıra, sayıları yaklaşık 1,2 milyona ulaşan (toplam nüfus içindeki oranı yaklaşık yüzde 21 olan) İsrail vatandaşlığına sahip Filistinliler seçimlere katılma hakkına sahip.

Öte yandan, Filistinlilere ve mülklerine sık sık saldırılar düzenleyen, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te yaşayan 750 binin üzerindeki Filistin topraklarını gasbeden İsrailli de oy kullanıyor.

Buna karşın işgal altındaki Doğu Kudüs, Batı Şeria, abluka altındaki Gazze Şeridi'nde yaşayan yaklaşık 6 milyon Filistinli, İsrail hükümetinin politikalarından doğrudan etkilenmelerine rağmen İsrail vatandaşı değil ve bu seçimlerde oy kullanamıyor.

İsrail yasalarına göre, yurt dışında yaşayan çoğu İsrail vatandaşı da oy kullanamıyor, yurt dışında yaşayan oy kullanma hakkına sahip seçmenler ancak İsrail'e gelerek sandığa gidebiliyor.

Yurt dışındaki İsrailli diplomatlar ve devlet temsilcileri söz konusu yasağa tabi tutulmuyor.

İsrail ordusunun işgal altında tuttuğu Suriye, Lübnan ve Filistin toprakları dahil toplam 850 merkezde genel seçimler için askerlerin ve komutanların oy kullanma işlemleri 20 Ekim’de başlamıştı.

İsrail'de yapılan kamuoyu yoklamaları, seçimin Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı koalisyon ile Siyonist muhalefet bloğu arasında geçeceğine işaret ediyor.

Her iki bloğun da 120 sandalyeli İsrail Meclisinde tek başına çoğunluk elde edemeyeceği kamuoyu yoklamalarına yansıyor.

İsrail tarihinin en uzun süre görev yapan başbakanı olan ve kesintilerle 19 yıldır görevde bulunan Netanyahu, yolsuzluk suçlamalarıyla yargılandığı bir dönemde bir kez daha başbakanlık koltuğuna oturmak istiyor.

Netanyahu liderliğindeki blokta aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in Dini Siyonizm Partisi, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in Yahudi Gücü Partisi, Aryeh Deri liderliğindeki Ultra-Ortodoks (Haredi) Şas Partisi, Yitzhak Goldknopf liderliğindeki Ultra-Ortodoks Birleşik Tevrat Yahudiliği Partisi ve Ofer Winter liderliğindeki İsrail Halkı Partisi yer alıyor.

Eski Genelkurmay Başkanı ve Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot ise anketlerde Netanyahu'nun aşırı sağcı koalisyon karşısında Siyonist muhalefet bloğunun en muhtemel başbakan adayı olarak öne çıkıyor.

Kamuoyu yoklamaları, seçimlerden Yashar Partisi'nin birinci parti olarak çıkacağını, Eisenkot'un da başbakanlık için seçmenler arasında en çok tercih edilen isim olduğunu gösteriyor.

Muhalefet bloğunda, eski başbakanlar Naftali Bennett ve Yair Lapid liderliğindeki Beyahad (Birlikte) Partisi, Avigdor Liberman'ın İsrail Evimiz ve Yair Golan liderliğindeki Demokratlar Partisi de yer alıyor.

Genelkurmay Başkanlığı ve Savunma Bakanlığı görevlerinde bulunmuş Benny Gantz ise liderliğini yaptığı Mavi-Beyaz (Kahol-Lavan) Partisi'ni seçimden çekti.

Ultra-Ortodoks Yahudileri temsil eden Ahi Partisi de Netanyahu’nun Haham Yosef David Abargel’e (parti lideri) bakan yardımcılığı ve Tevrat okulunda okuyan Haredilerin askere alınmaması sözü vermesi üzerine seçime katılmama kararı aldı.

Seçmenler arasında yaklaşık yüzde 20 olarak sayılan İsrail vatandaşı Filistinliler, Ortak Liste ve Birleşik Arap Listesi (Raam Partisi) tarafından temsil ediliyor.

Hadaş, Taal ve Beled partilerinin bir araya gelerek oluşturduğu Ortak Liste’nin liderliğini Yusuf Cabirin üstleniyor.

Beled lideri Sami Ebu Şehade ise İsrail Yüksek Mahkemesi’nin kendisi hakkında seçim yasağı kararını görüşmesinden hemen önce seçim yarışından çekilmek zorunda kaldı.

Mansur Abbas liderliğindeki Raam Partisi, Mart 2021’deki seçimlerin ardından koalisyon pazarlıklarındaki kilit konumuyla hatırlanıyor. Bennett-Lapid Değişim Hükümeti’ni 4 milletvekiliyle destekleyerek kurulmasını sağlayan Raam, bu bağlamda ülke tarihinde bir koalisyona dahil olan ilk Arap partisi olmuştu.

Yarın yapılacak seçimler sonuçlarının Raam ve Ortak Liste’yi benzer şekilde kilit bir konuma yerleştirmesi bekleniyor. Arap partileri, aşırı sağcı ve ırkçı figürlerin kilit roller üstlendiği Netanyahu hükümetini devirmek için çalışacaklarını vurgulayarak hükümete katılmaya kapıyı açık bırakıyor. Buna karşın Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloku, Arap partileri ile hükümet pazarlığı yapmayacağını vurguluyor. Bunun arkasında, Netanyahu'nun seçim kampanyasında muhalefetin Arap partilerle işbirliği yapacağı suçlamasına sıkça başvurmasının etkili olduğu analizlere yansıyor.

İsrail’de sandıkların kapanmasıyla birlikte gözler,120 sandalyeli parlamentoya girmeye hak kazanan partilerin koalisyon senaryolarına ve pazarlıklarına çevrilecek.

Barajı aşan partilerin oy oranlarına göre sandalye dağılımı netleştikten sonra resmi süreç işlemeye başlayacak.

Resmi sonuçların açıklanmasının ardından Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Meclise giren tüm parti temsilcileriyle görüşerek başbakan adayı önerilerini toplayacak.

Cumhurbaşkanı, hükümeti kurma görevini en çok oyu alan partiye vermek zorunda olmamakla birlikte, 61 milletvekilinin desteğini alma ihtimali en yüksek olan lideri görevlendirecek.

Hükümet kurmak için görevlendirilen isim, sert geçmesi beklenen koalisyon pazarlıkları için 28 günlük bir süreye sahip olacak ve ihtiyaç halinde bu süreye 14 gün daha eklenebilecek.

Cumhurbaşkanının görevlendirdiği isim hükümeti kuramazsa, cumhurbaşkanı yeniden istişare yaparak Meclis içinde başka bir isme hükümet kurması için görev verebilir. Bu ismin 28 gün içinde koalisyon kurması gerekiyor. Eğer hala hükümet kurulamazsa, İsrail Meclisinin içinden bir kişinin 61 milletvekilinin imzasını toplaması için 21 günlük süre başlıyor. Eğer 61 milletvekili sağlanırsa bu kişinin iki hafta içinde hükümeti kurması gerekiyor. Eğer sağlayamazsa Meclis lağvediliyor ve ülke yeniden 3 ay içinde seçime gitmesi gerekiyor.

Tüm bu senaryoda, ülkedeki mevcut Başbakan geçici de olsa görevine devam ediyor. Bu durumda Netanyahu, seçimleri kazanamasa da muhalefetin hükümeti kurmakta başarısız olması halinde azami süre 6 ay daha geçici başbakanlık görevinde kalabilir.

Bugüne kadar hiçbir partinin tek başına çoğunluk sağlayamadığı İsrail'de koalisyon protokollerinin tamamlanması kritik önem taşıyor. Tarafların uzlaşması durumunda kurulan kabine Meclisten güvenoyu alarak resmen göreve başlayacak, koalisyon pazarlıklarının akamete uğraması durumunda ise ülke yeniden erken seçime gidecek.

Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.

Mobil sürümden çık