Site icon Milliyetçi Medya

Hürriyet, Miçotakis ziyareti öncesi Meis’e gitti… Kaş’la göz hizasında bir ada…

Hürriyet, Miçotakis ziyareti öncesi Meis’e gitti... Kaş’la göz hizasında bir ada...

Kaş ile Meis arasındaki “kaşla göz” mesafesi yakınlık, iki ülke arasındaki Doğu Akdeniz’de yaşanan deniz yetki alanları ve deniz milli parkı tartışmalarının önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Hürriyet, Meis’te günlük hayatı, Türkiye’ye bakışı ve iki ülke arasındaki gerilimin ada halkındaki yansımalarını yerinde gözlemledi. Kaş Limanı’ndan kalkan tekneyle kısa süren yolculuğun (7 ila 15 dakika) ardından Meis Limanı’na giriyoruz. Türkiye kıyıları geride kalmıyor. Aksine ada boyunca bakışınızı çevirdiğinizde Kaş hemen karşınızda.

RENKLİ EVLER, DAR SOKAKLAR…

İki kıyı arasındaki en yakın mesafe, 2 kilometre (1.08 mil). Meis, yaklaşık 12 kilometrekarelik yüzölçümüyle küçük bir ada. Yerleşim büyük ölçüde limanın çevresinde toplanmış durumda. Renkli evler, dar sokaklar, restoranlar, kafeler ve tekneler adanın turistik kimliğini ilk bakışta gözler önüne seriyor. Yaklaşık 500 kişilik yerleşik nüfusu olduğu tahmin edilen ada, yaz aylarında ise binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Özellikle Türkiye’den günübirlik gelen turistler, Meis sokaklarında ve restoranlarında yoğunluk oluşturuyor. Adanın öne çıkan turizm noktalarının başında ise fok balıklarının yuvası Mavi Mağara ve küçük bir adacık üzerindeki Aya Yorgi Plajı geliyor.

TARİH BOYUNCA EL DEĞİŞTİRDİ

Meis’in bugünkü siyasi konumunu anlamak için tarihine bakmak gerekiyor. Antik dönemde “Megisti” adıyla bilinen ada, Rodos’un etkisi altına girdikten sonra Roma ve Bizans yönetiminde kaldı. Meis, uzun bir süre de Osmanlı hâkimiyetinde kaldı. Ada, Birinci Dünya Savaşı sırasında Fransızların kontrolüne girerken, savaş sonrasında İtalya’ya bırakıldı. Meis, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından ise Müttefiklerin kontrolüne geçti. 1947 Paris Barış Antlaşması ile diğer Oniki Ada’yla birlikte İtalya’dan Yunanistan’a devredildi.

Meis’te limanın herhangi bir noktasından Türkiye tarafına baktığınızda Kaş’ı görmek mümkün. Kaş da Meis’e baktığında aynı manzarayla karşılaşıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kaş’tan ses versek duyarlar” sözleri, işte bu coğrafi yakınlığın siyasi bir ifadesi… İki kıyı arasındaki yakınlık günlük yaşamda da hissediliyor. Kaş ile Meis arasında düzenli deniz ulaşımı bulunuyor. Yaz aylarında Türkiye’den günübirlik ziyaretçiler adanın ekonomik ve sosyal hayatının önemli bir bölümünü oluşturuyor.

KARŞI KIYIDAN KIZ ALIP VERİYORLAR

Ada ekonomisinin merkezinde turizm, restoranlar, deniz ulaşımı ve küçük ölçekli ticaret bulunuyor. Ankara ile Atina arasında deniz yetki alanları tartışması sürerken, Meis’in hemen karşısındaki Kaş’la ada halkının ilişkisi siyasetten çok daha farklı bir zeminde ilerliyor. Alışveriş, turizm, balıkçılık, dostluklar hatta evlilikler iki yakayı birbirine bağlıyor. Meis sakinleri için Türkiye kıyıları yalnızca bir başka ülkenin sınırı değil; her gün görülen, gidilen, alışveriş yapılan ve insan ilişkileri kurulan hemen karşıdaki komşu. Adalıların ortak şikâyeti ise siyasi gerilimin bu yakınlığa ve özellikle turizme zarar vermesi…

DENİZ MİLLİ PARKI ATİNA’YI KIZDIRDI

Meis’in çevresindeki deniz, son olarak Türkiye’nin Fethiye ve Kaş açıklarında yaklaşık 2 milyon 170 bin hektarlık alanı kapsayan Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı ilan etmesiyle yeniden gündeme geldi. Karara ilişkin düzenleme 16 Ağustos tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Ankara, kararın temelinde deniz ekosistemlerinin ve biyolojik çeşitliliğin korunmasının bulunduğunu vurgularken, Atina kararı deniz yetki alanları boyutuyla değerlendiriyor. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin ilan ettiği deniz parklarının Türk karasularının dışına taştığını ve Yunanistan’ın kıta sahanlığı olarak gördüğü alanlara uzandığını ileri sürüyor.

Meis, yalnızca Türkiye kıyılarına yakınlığı ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları açısından değil, adanın silahsızlandırılmış statüsü nedeniyle de Ankara ile Atina arasında uzun süredir tartışma konusu. Türkiye, 1947 Paris Barış Antlaşması’nın Meis’i de kapsayan düzenlemeleri uyarınca adanın silahsızlandırılması gerektiğini hatırlatıyor. Ankara, Yunanistan’ın adayı silahlandırması ve askeri sevkiyat yapmasının antlaşmaya aykırı olduğuna dikkat çekiyor.

Meis Ada’sı küçük ancak Türkiye ile Yunanistan arasındaki tartışmanın boyutu adanın yüzölçümünden çok daha büyük. Türkiye kıyılarına yalnızca yaklaşık 2 kilometre mesafedeki Meis, Türkiye ile Yunanistan arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılması tartışmasının en kritik noktalarından biri. Buradaki anlaşmazlık, adanın kime ait olduğu konusunda değil. Meis, Yunanistan’a ait. Türkiye de adanın Yunanistan’a ait olduğunu tartışma konusu yapmıyor. Asıl anlaşmazlık, Meis’in deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasında ne ölçüde etki doğuracağı konusunda. Yunanistan, Meis dahil Yunan adalarının deniz yetki alanlarına sahip olduğunu savunuyor. Atina’nın yaklaşımına göre ada, deniz yetki alanlarının belirlenmesinde diğer adalardan farklı bir statüde değerlendirilemez. Ankara ise Meis’in Türkiye anakarasına son derece yakın konumuna dikkat çekiyor. Türkiye, Yunanistan’ın Meis’i esas alarak Doğu Akdeniz’de geniş bir deniz yetki alanı oluşturma yaklaşımını “maksimalist” olarak değerlendiriyor. Ankara’nın yaklaşımına göre, yüzölçümü yaklaşık 12 kilometrekare olan küçük bir adanın kendi büyüklüğünün binlerce katı büyüklüğünde bir deniz alanı yaratacak şekilde değerlendirilmesi hakkaniyetli değil. Dolayısıyla tartışmanın merkezinde “Meis kimin?” sorusundan çok, “Meis’in denizdeki etkisi” bulunuyor. Meis’te birkaç saat geçirdiğinizde tartışmanın coğrafi boyutu daha net anlaşılıyor. Ada küçük. Kaş hemen karşıda. Türkiye anakarası gözünüzün önünde. Ancak deniz üzerindeki hesap, kıyıda gördüğünüz mesafeden çok daha büyük. Meis’i önemli yapan da tam olarak bu… 

Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.

Exit mobile version